Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HTSPOR.COM / Bülent YAVUZ

Kartal Ankara'da uçamadı. Birinci devre adeta sahada yokları oynayan Kara Kartal, ikinci devre sazı eline aldı ama pozisyonları da cömertçe harcadı. Beşiktaşlı oyuncularda bir sinirlilik, bir agresiflik var. Bu da onların oyun disiplinini ve oyun sistemini kesinlikle bozuyor. Oysa göze hoş gelen futbolları, bireysel olarak oyuncuların kalitelerini sergilemeleri ve 90 dakika boyunca dur durak bilmeden oyuna pozitif anlamdaki asılmaları takdire şayan. Ancak hakemle oynamak, rakip futbolcularla dalaşmak bu güzellikleri alıp götürüyor. Haliyle neticeye de direkt olarak etki ediyor.

Hakem Fırat Aydınus, hafta içinde Beşiktaş başkanından nasibini alacak eleştirilere maruz kaldı. Ama adı fırat aydınus olunca demeçlerin biri değil bini bile vız gelip tırs gitmesi gerekirdi. Hakemler gördüklerini ve bildiklerini sahada iki takım lehine ve aleyhine eşit olarak uygulamakla sorumludurlar. Kıyamet kopsa, yer gök inlese hakem eşitlikten ve adaletten yana asla taviz vermemelidir. Onun için yazının başında hele hele Fırat Aydınus dememin sebebi budur.

Mario Gomez'in Gençlerbirliği oyuncusu Skulason'un elmacık kemiğinde patlayan dirseği bırakın Türkiye'yi, 3. dünya ülkelerinin neresinde maç oynansa bu hareket bu fiili müdahale kırmızı kart görür. Ama Fırat Aydınus ne yaptı? Kırmızı yerine sarıyı çıkarttı. Ve bana göre de büyük ayıp etti. Herhalde kendi kararını uygularken kasetten tekrar pozisyonu seyredecek. O zaman ne düşündüğünü, ne hissettiğini yanında olup görmek isterim. Ben yıllarca hakemlerle beraber 24 saat birlikte oldum. Fırat Aydınus, cesur yürekli, mert bir insandır ve kurallara çok hakim olan bir kabiliyeti de vardır. Ne oldu da kurallar mı değişti, yoksa sistem mi değişti? Yıllarca Avrupa ve dünyada maç yöneten Aydınus her zaman gurur duyacağımız bir hakem kimliğine sahiptir. Ama ona bir ağabey tavsiyesi maçı bir izlesin de nasıl bir maç yönettiğine baksın.

Birinci devre çok iyi olmasına rağmen ikinci devre maalesef tam aksine maçı kontrol edemedi. Otoritesinde büyük eksiklikler yaptı ve tek kelimeyle de maçın kontrolünü kaçırdı. Şimdi bir sorum var Gençlerbirliği oyuncusu İrfan Can Kahveci düdükten sonra topa vurdu ve sarı kart gördü. Bir gün önceki maçta ise Galatasaraylı Burak düdükten sonra topa vurdu, ama sarı kart görmedi. İki hakem de Türkyie'nin en iyi hakemleri, hatta sevgili Çakır dünyanın en iyi hakemi. İki pozisyon da aynı, fakat iki farklı karar... Varın gersisni siz düşünün.

Son dakikada Beşiktaş ceza alanı içerisinde Ersan Gülüm'ün topu kurallara uygun olarak rakibinden kurtarması temizdi. Hakemin burada oyunu devam ettirmesi bu maçta verdiği en doğru karardı. Gençlerbirliği oyuncularının itirazlarını anlamak da mümkün değil. İlla da itiraz edeceklerse Mario Gomez'in attığı dirseğin neden kırmızı olmadığı konusunda şikayetlerini yapsınlar.