Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Yabancı kuralı yarar mı getirdi zarar mı, tartışma konusu. Farklı düşünceler var. Hepsinin de haklı yönleri bulunuyor. Ama...

Yerli futbolcunun fiyatı düşer dedik... Düşmedi. Yurt dışına gönderdiğimiz futbolcu sayımız artar dedik... Artmadı

İlk zamanlar yabancı futbolcu için kulüplerin ödemek zorunda olduğu, hatta sayı arttıkça çok yüksek rakamları bulan katkı payları vardı. Yine var da kulüplerin baskısı ile o rakamlar çok aşağılara çekildi. Bu paralar yerli futbolcu oynatan kulüplere ciddi rakamlarla prim olarak geri dönecekti de olmadı. Sistemin teşvik edici yanı kalmadı. Hatta sistem kendi içinde tersine çalışmaya başladı.

Kulüplerimizin içi yabancı dolmaya başlayınca, ilk 11’inde 9-10 yabancı ile mücadele eden takımlarımız da olunca zaten yetersiz kalan milli takım havuzu iyice daraldı.

Yani olumsuz yanları da az değil yabancı kuralının. Federasyonda da bunlar elbette tartışılıyordur. Belki de 2018-19 sezonu öncesi değişecek. Zaten mevcut karar alınırken, getirisini götürüsünü gördükten sonra 2-3 sene içinde yeniden değerlendirileceği belirtilmişti. Bu konuda federasyonun görüşünü merak ettim ve Başkanvekili Hüsnü Güreli’ye sordum.

Güreli, “Yabancı kuralını getirirken herkesin niyeti doğruydu. O niyet doğrultusunda aynı sonucu aldık mı? Hayır. Yabancı oyuncu için yeniden bir çalışma yapılmalı. Bu konuyu masaya yatırmanın doğru olduğunu düşünüyorum” dedi.

Güreli’nin sözlerinin federasyon yönetimini bağlayıcı yanı yok elbette. Kendi şahsi fikri. Fakat doğru bir bakış açısı.

ÖZBEK TARAFTARINA GÜVENMİYOR MU?

Beşiktaş-Fenerbahçe derbisine İzmir Galatasaraylılar Derneği başkanının gözlemci olarak atanması ne kadar garipse, Galatasaray-Beşiktaş derbisinin pazartesi günü oynanacak olması da polemikleri beraberinde getireceği bilindiğinden o kadar gereksizdi. İşte gördük... Galatasaray isyanda. Koskoca kulübün hem de başkanı çıkıp ağlamaklı bir yüz ifadesiyle federasyona bindiriyor.

Oysa Beşiktaş-Galatasaray derbisi geçen sezon da pazartesi günüydü ve hiç de polemik konusu olmamıştı. Gerçekçi olalım, dürüst olalım, yürekli olalım.

Bu derbi yine pazartesi günü Vodafone Arena’da oynanacak olsaydı o stat full çekerdi. Galatasaray taraftarı da takımına inanıyorsa Türk Telekom Arena dolar. Dolacaktır da. Ama başkan takımına güvenmiyorsa, seyircisine güvenmiyorsa kim ne yapsın?

NERDE EFSANE KAPALI!

Beşiktaş tribünleri bu sezon beni çok şaşırtıyor. Maziyi hatırlıyorum... Efsane kapalı dönemlerine gitmiyorum bile.. Daha düne kadar çok farklıydı o tribünler.. Takım kötü mü oynuyor? Kapalı devreye girer, maçı taraftar alırdı. Bugün bakıyorum tribünlerin kendine gelmesi için önce sahadaki takımın coşması gerekiyor. Sahada iyi futbol varsa tribünler eğleniyor. Futbol kötüyse tribünler tiyatro seyircisi.. Son derbi en son örneği. İkinci yarıda neredeyse çıt çıkmadı. Tribünlerin ağabeyleri isyan etseler de toparlayamadılar işi. 

Öncelikle; kendini kaybedecek derecede alkol alıp maça gelmemek, cep telefonlarıyla fotoğraflar çekip sosyal medyada paylaşıma maç esnasında ara vermek sorunun çözümü yolunda katkı sağlayabilir. Seneye ise mümkünse bağıran taraftar gruplarının aynı tribünde toplanması, deplasman seyircisi tribününün yerinin değiştirilmesi düşünülebilir.

Tribün grupları da tehlikenin farkında, hatta hafta içinde toplanıp çözüm önerilerini tartıştılar. Küslüklere, kırgınlıklara son verildi, 14 maçlık tribün birlikteliği sağlandı. Bakalım Akhisar maçında tribünlerin İnönü’nün eski günlerine döndüğünü görecek miyiz?

HAFTANIN DEĞİL SEZONUN RÖNTGENİ

Hiçbir zaman düşene bir de ben vurayım diyerekten hareket etmedim. Birilerini karalayıp da üzerinden prim yapmayı hiç içime sindiremem. Hakemler hakkında da hep bardağın dolu tarafından bakmaya çalıştım. Ama onlar adeta ben ve benim gibi düşünenleri haksız çıkarmak için çabalıyorlar...

Beşiktaş, Karabük’te mağlubiyeti hak etti mi? Futbol olarak evet.

Fenerbahçe, Bursa’da 1-1’i hak etti mi? 10 kişi kalan rakibin karşısında maçı koparamıyorsan sonuçlarına da katlanırsın.

Galatasaray, Kayseri mağlubiyetini hak etti mi? Futbola bakarsak kesinlikle evet.

Ancak gelgelelim bu takımların kötü futbolu, beceriksizlikleri hakemleri bağlamaz.

Galatasaray son anda 2-2’yi buluyor, Hüseyin Göçek nizami golü iptal ediyor. Gitti Cimbom’un bir puanı..

Halil Umut Meler, Bursa lehine garip bir penaltı veriyor, gitti Fenerbahçe’nin iki puanı..

Halis Özkahya, Beşiktaş’ın penaltısını vermiyor, yardımcısı Karabük’ün golünden önceki ofsaytı atlıyor. Gitti Beşiktaş’ın en az bir puanı, belki de üç puanı.

3 büyük, 3 maç, sonuca direkt etki eden en az 3 hata.

Bu ülkede maçların sonuçlarını ağırlıklı olarak belirleyen kesim ne futbolcular ne hocalar. Geçtiğimiz haftanın 3 maçı da aslında her sene olduğu gibi sezonun röntgeni.