Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
Yiğitcan Yıldız

Küresel ölçüde otomotiv sektörünü derinden etkileyen koronavirüs salgını, Türk otomotiv sektöründe de hem ana sanayi hem de tedarik sanayisinde üretimi durma noktasına getirmişti. Ana sanayide fabrikaların açılmaya başlaması ise, tedarik sanayisinde de çarkları harekete geçirdi.

Sektörün içinde bulunduğu durumu ve gelecek beklentilerini paylaşan Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD),  daha önce Otomotiv Sanayii Derneği'nin (OSD) yaptığı gibi, online bir basın toplantısı düzenledi.

 

Online toplantı uygulaması üzerinden otomotiv basını ile bir araya gelen TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kemal Yazıcı, tedarik sanayisinde yaşananlar hakkında bilgi verdi.

Koronavirüs salgınının Çin'de ilk ortaya çıktığı günlerde, gelişmelerin Türkiye'nin lehine döndüğünü kaydeden TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca, "Avrupa’daki birçok ana sanayi firması Çin’den ürün alamamaya başlayınca Türkiye’ye bir yönelme oldu. Avrupalı üreticiler, Çin’den alamadıkları tedarik parçalarını Türkiye’ye sormaya başladılar. Sonrasında, salgının Avrupa’ya da sıçramasıyla işler bozulmaya başladı, üretim ve satışlar durma noktasına geldi" dedi.

Alper Kanca, salgının etkisini kaybetmesi ile Avrupalı otomotiv üreticilerinin Çin yerine Türk tedarik sanayisine yönelebileceğini ve yerli sanayi kuruluşlarının esnek yapısı ile İtalya ile Fransa'dan bu anlamda daha ileri seviyede olduğunu da kaydetti.

Kanca, "Koronavirüs salgını, uluslararası iş yapma şekillerini bir anda salladı. Şimdi daha güvenilir ve daha kısa mesafelerdeki tedarikçiler bir süre için tercih edilecek. Bu krizin belki en fazla etkisi bu yerelleşmede olacak. Hiç kimse 20 değişik ülkede bir şey üretip, sonra toplayıp, getirme cesaretini kısa zamanda kolay kolay bulamaz" diye konuştu.

Otomotivde değişen teknolojileri yakalamanın yerli sanayi açışından önemli olduğunu vurgulayan Kemal Yazıcı ise, "Çin yerine Türkiye’ye yönelme olacak, ama araç teknolojileri değişiyor. Elektrikli araçlar, otonom araçlar, elektrikli araçların bataryası, bataryasının yönetimi, elektrikli aracın motoru, sürücüsü derken, şimdi COVID 19 diyoruz. Bu değişim Türkiye’ye bir fırsat veriyor. Teknolojik olarak eksiklerimizi gidermemiz gerekli. Bu fırsat önümüzde, hızlı hareket edelim, teknoloji seviyemizi yükseltelim" dedi.

'SALGININ SEKTÖRE MALİYETİ 5 MİLYAR DOLAR'

Otomotiv sektörünün salgın nedeniyle yaşadığı kaybı rakamlar ile anlatan TAYSAD Başkan Yardımcısı Kemal Yazıcı, "Bu yıl Türkiye'de 250-300 bin adet arası bir üretim kaybı olacağını söyleyebiliriz. Otomotiv tedarik sanayi firmalarının önemli bir geliri de parça ihracatından geliyor ve bu alanda da kayıplarımız Mart ayında yüzde 19 seviyesindeyken, Nisan ayında ihracattaki kaybın yüzde 70’lere çıkacağını öngörüyoruz. Tedarik sanayi açısından baktığımızda salgın nedeniyle yaklaşık 3 milyar dolarlık bir ciro kaybı olacak. Yüzde 20 kayıp ile ihracat ve iç pazar satışları düşünüldüğünde bu rakam ortaya çıkıyor. Tüm otomotiv sanayisi hesaba katılırsa ciro kaybının 5 milyar doları bulacağını söyleyebiliriz" dedi.

TAYSAD'ın 450 üyesinin yüzde 35'inin 6 Nisan haftası tam kapalı olduğunun bilgisini paylaşan Yazıcı, "20 Nisan haftası yüzde 7, 27 Nisan haftası ise bu oran yüzde 5’e düşüyor. 4 Mayıs ile başlayan hafta ise herkes çalışmayı planlıyor. Otomotiv üretimi açısından bakıldığında, Nisan ayındaki kapasite kullanım oranı yüzde 20 civarında gözüküyor. Bunun, Mayıs’tan başlayarak, Eylül’e kadarki dönemde yüzde 60’tan 85’e kadar çıkacağını öngörüyoruz" ifadesini kullandı.

'ÖNLEMLERİ ALDIK, ÜRETİMDE RİSK YOK'

TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca, Türkiye otomotiv sanayisinde üretime ara verilmesinin ihracat pazarlarındaki gelişmelere bağlı olduğunu  belirterek, "Bu dönemde, Avrupa’daki talepler durdu. Müşteri mal almadıktan sonra, üretmenin de bir anlamı yok. Dolayısıyla bugünlere geldik. Üretim açısından artık çarkların yeniden dönmeye başlayacağını düşünüyoruz" öngörüsünü paylaştı.

Sektörde iş yerlerinin açılmaya başladığına da değinen Kanca, "Olabilecek en dip noktaya geldi. Ana sanayi firmaları fabrikalarını açacaklar. Mümkün olduğunca kesintisiz çalışmak isteyecekler. Bu arada, satış piyasasını gözlemleyecekler. Tüketici araç almaya hevesli mi, bunu görecekler. Kapasitelerini buna göre ayarlayacaklar" dedi.

 

 

Üreticilerin tekrar işe başlamasının salgında ikinci dalga gibi bir riske sebep olmayacağının altını çizen Alper Kanca ve Kemal Yazıcı, "Tedbirleri artırarak, salgında ikinci bir dalgaya sebebiyet vermeden üretim yapabiliriz. Servislerde, işyerine girişte, üretim alanlarında, molalarda, yemeklerde sosyal mesafeye uyuluyor. Çalışanlarımıza koruyucu malzemeler dağıttık, bilgilendirdik, çalışma şekillerimizi değiştirdik. Çalışılan yerler, en emniyetli yerlerdir aslında. Çalışanları servisle aldığımız andan itibaren kontrol ediyoruz. İşyerinde ve geri evlerine varana kadar emniyet içerisindeler. Bu anlamda üretimin risk oluşturmuyor" dediler.

'İSVİÇRE ÇAKISI GİBİYİZ'

Alper Kanca, kriz döneminde, otomotiv sektörünün yetkinliklerini sağlık için kullandığını hatırlatarak, TAYSAD üyesi 30 firmanın, doğrudan veya dolaylı olarak sağlık ekipmanı üretim seferberliğine katıldığını belirtti.

Sektör olarak iş birliği yaptıklarını anlatan Kanca, "Daha fazla ihtiyaç olsa daha fazla yapardık. Otomotiv tedarik sanayisinin hem savunma hem sağlık hem de diğer sektörlere ihtiyaç halinde destek verebileceği bir kez daha görüldü. İsviçre çakısı gibi nerede ihtiyaç olursa orada kullanılabilecek bir yetkinliğimiz var" dedi.

'VOLKSWAGEN'İN MANİSA YATIRIMI HALA MASADA'

Alper Kanca, Volkswagen'in (VW) Türkiye yatırımı ve yerli otomobil hakkında da açıklamalarda bulundu.

VW'nin Manisa'da açmayı planladığı yeni fabrikasında süreci en başından beri yakından takip eden isimlerden biri olan Kanca, salgından dolayı yatırım kararının iptalinin söz konusu olmadığını belirtti.

 

 

Kanca, "VW’in Türkiye’ye yönelik yatırımını iptal ettiğine dair bir işaret yok. Resmi bir girişim yok. VW'nin daha önceden Türkiye’de ‘benim fabrikama tedarikçi olur musun’ diye sorduğu firmalar var. O firmalara da 'o iş bitti, unutun' gibi bir mesaj yok. Fakat, araç satışlarının bu kadar düştüğü, Avrupa pazarının bu kadar küçüldüğü bir ortamda bu zor olabilir. Avrupa'da işsizliğin arttığı bir zamanda, bu yatırıma cesaret edebilirler mi, bilemiyorum. Fakat teknik olarak o proje hala masada" dedi.

Yerli otomobili geliştirme çalışmalarını yürüten Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) ile tedarikçilerin irtibatının virüs salgını öncesi gibi devam ettiğini de söyleyen Kanca, "TOGG, 50-60 üyemizle çok yakın temasta, parça alımı konusunda teklifler istiyor. Yerli otomobilde hedeflenen yüzde 51 yerlilik oranı akü-batarya gibi teknik meseleler engel olmazsa tutturulur" diye konuştu.

 

KORONAVİRÜS SON DAKİKA HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ!

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri