Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Yönetim Kurulu Başkanı Timur Bayındır'ın Arzu Maliki ile yaptığı söyleşinin satır başları şöyle;

2018 yılı Turizmde rekor yıl olacak deniliyor? Nasıl geçer bu yaz?

Timur Bayındır: İnşallah çıkış yılı olacak. Fuarların aşağı yukarı hepsini yaptık. Bizim için en mühim gösterge Londra, Almanya ve Rusya fuarları oluyor. Yani bu üçünün satışlarını analiz edip ve aynı zamanda müşteri talebini analiz edip yaklaşık bir öngörüde bulunuyoruz. Geçen senelerde Avrupa’da Türkiye’ye karşı çok büyük bir direnç vardı. Bu sene gördüğümüz o direnç kırılmış biraz. Yani artık Avrupalı da artık Türkiye’ye yani İstanbul’a gelmeye çalışıyor. Ve istiyor bunu da. Tabi bunun çeşitli nedenleri var. Ucuz memleket, güzel memleket, misafirperver memleket ve aynı zamanda da görülecek çok şeyimiz var. Bir yığın avantajımız var. Dolayısıyla bunları bir şekilde Türkiye’ye getirmeye çalışıyoruz.
Bizim buraya gelen insana bir şekilde parayı harcatmamız lazım, eğlence mekanları lazım, yani para var ama imkan da sunmak lazım.İnsanlar ülkelerini ederine satmaya çalışıyorlar, diğer ülkeler sizin paranızı almak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bizim de öyle yapmamız lazım yani sadece yatak yapmamız veya sadece bir uçak yolcu getirmemiz çok mühim değil, bunlardan maksimum ne alabiliriz, hesaplarımızı biraz kişi başı 1000 bin Dolar almamız lazım diye yapmamız lazım.
İstanbul'da 3 aylık duruma baktığımda 2017'ye göre %35 kişi adedinde artış var ne beklersiniz fiyatta da %35 bir artış olmalı ama fiyata baktığımızda fiyat %8 artmış, demek ki hala çok ucuz ve fiyat kırarak gidiyoruz. Türkiye genelinde de %6 artış olmuş.

23 Nisan’da iç pazarda doluluk vardı. Önümüzde de 1 Mayıs tatili var. Pazartesi de köprü yapılırsa 4 günlük tatil. Ne söylersiniz bu konuda?

Timur Bayındır: Şimdi Türkiye’nin yapısını ele almak lazım. Eskiden tatil plan falan yoktu. Tatil dediğin en çok ya dedenizin yanına ya da halanızın yanına yollarlardı. 1 Hafta kalıp gelirdiniz. Şimdi insanlarda tatil ihtiyacı doğdu. Yeni nesilde en ufak şeyi değerlendirme fikri var. Bir günde fazla olsa bir şeyler yapalım. Tabi bu tatilin uzunluğuna ve kısalığına göre de mesafeler uzayıp kısalabiliyor. Mesela Türkiye’de en revaçta olduğu bölge Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi ve birazda Marmara Bölgesi. Şimdi tatil kısa olduğu zaman Marmara Bölgesi yoğunlaşıyor. Üç gün iki gün gibi tatillerde. Eğer 4 gün olursa belki biraz Ege, Antalya yöresine veya Akdeniz bölgesi de nasibini alacak. Artık Türkiye vatandaşı da seyahat etmek isteyen bir vatandaş oldu. Dolayısıyla bunlar hep pozitif gelişmeler.
Peki bu yaz için Thomas Cook'un bir raporu var; bugünkü haberinde bir röportajı var. İşte Türkiye olsun, Tunus, Mısır, İspanya, Akdeniz Bölgesi'ne de Avrupalıların da tekrardan bir ilgisi var. Bu yaz için Türkiye %85 doluluk oranı gösteriyor.
Timur Bayındır: Bu oran gösteriyor da net kavramak lazım. Yanlış bir yanılgıya kapılmamak lazım. İngilizler zaten Türkiye’yi seven bir millet. Türkiye’ye bir çok İngiliz vatandaşı geliyor. Ama %85 arttı dediğiniz zaman toplumun kafasında Türkiye’ye gelecek İngilizler geçen seneye göre % 85 daha da artacak gibi bir olgu oluşuyor. Bu o demek değil. Bu erken rezervasyon başladığı zaman erken rezervasyonlara göre konuşulmuş bir laf. Dolayısıyla erken rezervasyonlar % 85 artmış. Muhteşem bir şey bu. Bu zaten kişi sayısında da artış olacak anlamına geliyor. Türkiye’ye geleceklerin %85 artacağı manasına gelip zil takıp oynamamak lazım.

Yani çünkü burada son yıllarda Avrupalı turistlerde azalma vardı. Yani bu bize çok olumlu bir nokta mı?

Timur Bayındır: Bu artış burada değil, Almanya’da da görülmeye başlandı. Turistlerin gelmesi için politik şeylerinde düzelmesi lazım. Çünkü bu konuda bu çok etkili. Milli perver dediğimiz kişileri bu politik şeyler çok etkiliyor. Yani bir anda Türkiye ile Fransa’nın arası bozulursa Fransızlar Türkiye’ye gelmezler. Sunuşu da gayet ahlaksızca ve karşındakini kötüleyerek oluyor. Böyle olunca da “ya benim hayat garantim bile yoksa ne işim var orada” gibi bir mantık oluşuyor. Şimdi bizim o mantığı kırmamız gerek. Çünkü o insanlarını Türkiyemize bilhassa İstanbul’a getirmemiz gerek.
Evet bu yaz inşallah Avrupalı Turistler bakımından da olumlu iyi veriler de bekliyoruz. Hazır turist ve ülkelerden konuşmuşken Rusya pazarı var değil mi? Özellikle de Antalya bölgesinde çok hareketli olan. İşte bu ruble düştü. Bu nedenden de özellikle Antalya Bölgesinde iptaller olduğu söyleniyor. Rusya pazarı açısından ne söylersiniz?
Timur Bayındır: Büyük iptaller olacağına ya da büyük düşüşler olacağına inanmıyorum. Rus turist geçen senelerde Türkiye’ye geldiği zamanlarda 2016 yılı da dahil her bir turist 800 ila 850 dolar arasında harcama yapıyordu. Bu sene çıkan istatistiğe göre ise oran 600 dolara düşmüş. Demek ki zaten 200 dolar daha az harcamayla Türkiye’ye gelebiliyor. 

Bu geçen seneki oran mıydı?

Timur Bayındır: Evet 2017 yılının oranıydı. Dolayısıyla daha az bir parayla Türkiye’ye geldiği için Ruble’nin dolar karşısında biraz değer kaybetmesi nedeniyle 800 dolar değil de, 600 dolar harcayacak. Dolayısıyla da gelmeye devam edecek.

Anladım peki birkaç seneyi göz önünde bulundurduğumuz zaman geçen sene çok parlak bir sene değildi. Orta Doğulu Arap turistlerde de gene talep vardı. Gerek İstanbul olsun gerekse diğer bölgeler olsun. Bu sene de aynı performansı bekler misiniz?

Timur Bayındır: Tabi bunu performans olarak sayıyorsak bekleyelim. Burada da realite şu aslında biz bir şeye karar vermemiz lazım. Önümüze bir hedef koyduk. 2023 yılında 50 milyon kişi getireceğiz bu ülkeye. Şimdi 50 milyon kişiyi getireceğimizi çok zannetmiyorum. Hedeftir bu neticede yaklaşacağız. Acaba 50 milyar doları nasıl toplayacağız acaba. Çünkü ben yaptığım bir incelemede 800-850 dolar harcıyorlar dediğimin bir 20 yıl öncesi de gene 800 dolar harcıyorlardı. Dolayısıyla 20 yıl da 20 dolar falan artmış. Diyelim ki 100 dolar daha yükseldi. 925 dolar olur. Bizim her bir kişiden bin dolar getirmemiz lazım ki 50 milyar doları yakalayabilelim. Yoksa 50 milyar doları bulamayacağız. Şimdi eğer zengin turisti hedefliyorsak ona göre bir strateji çizmemiz gerekiyor. Bence her ikisini de ihmal etmemek lazım. Yani MAS’ı da getirmemiz lazım daha çok insan görsün bunların çocukları da belki alışır. Yarın onlar gelmeye başlar gibi uzun vadeli düşünmek gerekiyor. Öbür taraftan da büyük şehirlere gelen turistlerin harcama güçleri çok daha fazladır. Otelde her şey dahil sistemi de olmadığı için de dolayısıyla dışarıda yemek yiyor. Dışarıda dolaşırken yerken de para harcıyor. Yani bizim bunlara kişi başı bir 800 dolar getirebiliyorsak 200 dolarlık ekstra bir şey satmamız lazım.

Turizm zor bir dönemden geçti; kapanan tesisler oldu, önümüzdeki dönemde yeni otel yatırımları olacak mı? Maliyetlerde artış var mı?

Timur Bayındır: 2018 için yaklaşık olarak 19 ilde 29 tane otel yapılacak fakat eskiden 15 otele 360-700 milyon gibi paralar harcanırken, bu sefer 19 otele 252.4 milyon TL harcanacak. Demek ki bu oteller daha çok Anadolu'ya yayılan oteller diye yorumlayabiliriz arazi ucuzluğu bakımından, bir de 5 yıldızlı yapmıyorlar daha iş oteli 3-4 yıldıza kayıyorlar demektir bu doğrusuda budur. Buna göre de otel maliyetleri yapılan otel sayısına göre ucuzlamış gibi geliyor.

İranlı turistler de çok geliyor, bizim için önemli bir pazar haline geliyor değil mi?

Timur Bayındır: Yani Avrupa böyle sallanmaya devam ederse, İran Rusya'dan sonra 2.pazar haline gelecek. İstanbul'a gelen çok ama Anadolu'ya da gelen çok mesela Van'a gelen çok. İran bizim için çok iyi bir pazar, İran pazarını ne pahasına olursa olsun elimizde tutmamız lazım.

Hükümetinde Turizm sektörüne destekleri oldu; bu desteklerin hangileri sektöre daha çok yaradı? Sizn başka talepleriniz oluyor mu Turizm Bakanlığından?

Timur Bayındır: Mesela Akdeniz Bölgesini ele alırsak, onlar çok turist gelmesini istiyor çünkü çok turist var rekabet çok, ödenecek borçlar var..kıran kırana bir mücadele var. Antalya'ya en çok turist Rusya'dan geliyor, ilişkiler düzeldi, bu arada yolcu getirene ve uçak başına da 6 bin dolar gibi bir teşvik çıkartıldı. Daha az gelen aylara daha yüksek teşvik, yaz aylarına da daha az teşvik konarak bir düzen sağlandı. Bu arada kruvaziyerlere de bir teşvik çıktı, şimdi bizde de dedik ki Otobüslere de teşvik gelsin, mesela hudutlara da petrol istasyonları yapalım ve vergisiz petrol verilebilir mi diye bakalım inşallah olur...