BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

E minönü’ndeki Yenicami Şubesi’nde bulunan Türkiye İş Bankası Müzesi, Cumhuriyet tarihine ışık tutuyor adeta. Fotoğraflar, yazışmalar, bankacılık evrakları, hesap makineleri, daktilolar Türkiye ekonomisinin kat ettiği aşamaları belgeler nitelikte. Müzenin 10. yılı vesilesiyle Eminönü’ndeyiz. Müzeyi gezmeye, ikinci kattan başlıyoruz. Duvarlarını Türkiye İş Bankası yöneticilerine ait yağlı boya tabloların süslediği bu katta, restorasyon esnasında ortaya çıkan orijinal süslemeleri de görmek mümkün. Süslemeler dikkatimizi çekmekle kalmıyor bizi binanın tarihine de götürüyor. Müze binasının bulunduğu yerde önceleri ahşap bir yapı varmış. Bu bina Osmanlı posta teşkilatının kurulduğu 1840’lı yıllarda Postahane-i Âmire olarak kullanılırken 1870’te “İstanbul Postanesi” olmuş. Posta birimleri zamanla bu ahşap binaya sığmayınca yapı 1890’da yıkılmış ve Eylül 1892’de hizmete giren yeni bir bina inşa edilmiş. İstanbul Postanesi 1909 yılında Sirkeci’deki Büyük Postane’ye taşınınca, bu bina da 1917 yılına dek paket postanesi olarak hizmet vermiş. 1927’de Türkiye İş Bankası’nın İtibar-ı Milli Bankası ile birleşmesiyle İş Bankası’na devredilerek, 20 Şubat 1928 tarihinde bankanın İstanbul’daki ilk şubesi olarak kullanılmış. 2004 yılına kadar ilave edilen 2 kat ile banka şubesi olarak kullanılmaya devam eden bina aynı yıl orijinaline dönüştürülerek ilave katlar kaldırılmış ve 2007’de Eminönü’nün tarih kokan atmosferi içinde İş Bankası Müzesi ortaya çıkmış... HT Pazar'dan Selin Özavcı Tokçabalaban'ın haberi...

KALKINMAMIZIN TARİHİ EVRELERİ

Binanın üst katında yer alan kalıcı sergi salonları, Türkiye İş Bankası’nın kurulduğu 1920’li yıllardan başlamak üzere genel müdürlükten ülke çapındaki şube ve iştiraklerden toplanan, incelikle ayrılarak arşivlenen belge ve objelerle dolu. Bu belge ve objeler arasında bankacılığın vazgeçilmezi hesap makinesi ve daktilolar, tasarrufu destekleyen ve Türkiye’de hemen her eve giren kumbaralar, kuruluş esnasında yapılan yazışmalar, Osmanlıca banka tabelası ve hatta kurucusu Atatürk’ün namına düzenlenmiş hisse senedi yer alıyor. Müzenin bu katındaki salonlarda yer alan odalar ve sergilenen objeler, 26 Ağustos 1924’te, Büyük Taarruz’un ikinci yıldönümünde kurulan Türkiye İş Bankası’nın olduğu kadar Cumhuriyet tarihine de ışık tutuyor. Celal Bayar’a verilen vekâletnamelerden ilk satın alınan otomobilin muhasebe fişine, Anadolu’da yeni açılacak şubeler için yapılan ön araştırma raporlarından il-ilçe esnaflarının bir araya gelerek imzaladıkları ve yaşadıkları yere banka şubesi talep ettikleri dilekçelere kadar ülkenin kuruluş aşamasındaki ekonomik hareketlere tanıklık eden belgeler müzede görülebiliyor. Belgelerin yanı sıra teknolojinin gelişimine dair izleri 1920’li yıllardan başlayarak kullanılan hesap makineleri, daktilolar, bankada kullanılan ilk fotokopi makinesi, kambiyo servisinde kullanılan dünya saati, telgraf makineleri gibi cihazlardan takip etmek mümkün. Yanı sıra üst kattaki son salon teknoloji, geçmiş ve gelecek ilişkisine ayrılmış. Burada da 1986’dan 1999 yılına kadar hizmet eden, sadece 2 GB’lık bir depolama alanı olan hard disk ve bankada kullanılan ilk bilgisayarlar görülebiliyor.

ATATÜRK ANISINA...

Atatürk’e ayrılan sergi salonunda ise duygulanmamak mümkün değil... Atatürk’ün Ankara şubesini ziyareti esnasında imzaladığı yevmiye defteri ve o güne ait gazete kupürü ve günün anısını yansıtan bir fotoğraf, Türkiye İş Bankası’nın 1932 yılında açılan iki yabancı ülke şubesinden biri olan Hamburg şubesine kendi imzasıyla hediye ettiği tablo ve kendi namına düzenlenmiş hisse senedi gibi tarihi belgeler bu odada özenle sergileniyor. Bu arada ilginç bir anekdot karşımıza çıkıyor: Türkiye İş Bankası’nda açılan ilk hesabın Atatürk’e verilmesi kararlaştırılıyor ama o, ilk hesabın Büyük Millet Meclisi’ne ait olması gerektiğini belirterek ikinci hesabı kurucu olarak kendi adına alıyor. Bu odada dikkatlerden kaçmayan bir diğer obje de 1939 yılına ait kırmızı kaplı bir ajanda... Her sene Atatürk adına bir yıllık ajanda hazırlanıp kendisine verilirken, 1939 yılı ajandası vefatı sebebiyle kendisine iletilemiyor.

KASA DAİRESİNİN KEŞFİ

Müze binasının en alt katında yer alan ve ziyaretçileri bir başka zaman tüneli içine sokan kasa dairesine gelmeden, binanın giriş katında yer alan ve bankanın 93 yıllık tarihine reklamlar aracılığıyla odaklanan “İş Bankası İftiharla Sunar” sergisi de gezilmeli. Sergi, bankanın yıllar içinde sanayileşme hareketinden ulusal tasarrufları harekete geçirmeye yönelik reklamları aracılığı ile topluma verdiği mesajları bir araya getiriyor. Sergide, tanıtım çalışmaları vesilesiyle iş, sanat ve medya dünyasından birçok ünlü ismin yer aldığı reklam filmleri ve tanıtım programları, afişler, broşürler ve promosyon malzemeleri de görülebiliyor. Burada bankanın reklam sektörüyle sürdürdüğü yenilikçi dirsek teması da kendini belli ediyor. Sergiyi gezerken kendi çocukluk döneminize ait televizyon reklamlarını izlemeyi atlamayın! Binanın en ihtişamlı yeriyse kasa dairesi... 1940 ve 50’li yıllardan kalma madeni para sayma makineleri, kupon kesme makineleri, sayıları 2600’ı bulan kiralık kasalar... “Siz olsaydınız ne saklardınız?” sorusuna cevap veren kasaların kiminde ilkokuldan kalma bir defter kiminde bir aşk mektubu kimindeyse kartpostallar sergileniyor.

102 bin 

Müzenin en ilgi çeken sergilerinden, 2016’da 6 ay açık kalan “Derinlerden Siperlere: Çanakkale 1915” sergisinin ziyaretçi sayısı.

60 bin

Müze’deki atölye çalışmalarına katılan çocuk ve genç sayısı.

10 bin

Müze arşivi için dijital ortama aktarılan fotoğraf sayısı.

820 bin

Müzeyi açıldığı günden bu yana ziyaret eden kişi sayısı.

150 bin

2017 müze ziyaretçi sayısı.

Atatürk, İş Bankası’nın 1932’de açılan Hamburg şubesine ıslak imzasını taşıyan bir tablo hediye etmişti...

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300