Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

"2018 Yılına Girerken Türkiye ve Dünya Ekonomisi" başlıklı rapor, TÜSİAD 48. Olağan Genel Kurulu'nda katılımcılarla paylaşıldı.

Raporda, 2018'de Türkiye ekonomisinde büyümenin ihracat ve iç talep arasında nispeten dengeli olacağının beklendiği belirtildi.

Net dış talebin büyümeye sınırlı pozitif bir katkısının olacağı tahmin edilen raporda, buradaki temel belirleyicilerin; Avrupa Birliği (AB) ekonomisindeki büyüme, petrol ve diğer ham madde fiyatlarında artış ve bölgesel jeopolitik riskler olacağı bildirildi.

Kurdaki artışın enflasyonu artıracağı ve tüketici güvenini olumsuz yönde etkilemeye devam edeceği, vergi artışlarının da tüketimi kısıtlayabileceği öngörülen raporda, bu nedenle özel tüketimdeki artışın sınırlı olacağı tahmininde bulunuldu.

Enflasyon tahmini yüzde 9,8

TÜSİAD raporunda, "Yatırımların ise artan siyasi belirsizlikler, güvenlik sorunları ve küresel koşulların finansman maliyeti üzerinde yaptığı baskı nedeniyle zayıf seyrine devam etmesi beklenmektedir. Kamu harcamalarının Orta Vadeli Program'da (OVP) öngörüldüğü şekilde gerçekleşeceği varsayılmıştır. Bu durumda büyümeye buradan gelecek katkı sınırlı olacaktır." denildi.

Raporda, daha sıkı mali ve para politikası, daha küçük ölçekli Kredi Garanti Fonu (KGF) programı ile 2018 yılında büyümenin bir miktar yavaşlayarak yüzde 4,5'e düşeceği tahminine yer verildi.

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) oldukça hızlı büyüyen Amerikan ekonomisinde beklenmeyen bir yavaşlama olmadığı takdirde 3 faiz artışı projeksiyonunu gerçekleştirebileceği, vergi indirimleri ve giderek ısınan iş gücü piyasasının da bunu destekleyeceği belirtilen raporda, "Bu durumda dolar cinsinden fonlama maliyetlerinde artış olacağını ve bunun TL üzerinde olumsuz yönde etki yapabileceğini değerlendirmekteyiz." ifadesi kullanıldı.

Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 4,5 büyüyeceği, enflasyonun yüzde 9,8, işsizliğin ise yüzde 10,5 düzeyinde gerçekleşeceği öngörüsüne yer verilen raporda, hükümetin, uzun zamandır ajandasında olan ve OVP'de de belirtilen reform programını gerçekleştirmesi ya da bu yönde atılacak her türlü adımın büyüme ve yatırımları destekleyeceği bildirildi.

Raporda, 2018 yılında ihracatın 166 milyar dolar, cari açık işlemler açığının da yüzde 5,4 olmasının beklendiği kaydedildi.

"OHAL'İN SON KEZ UZATILMIŞ OLMASINI TEMENNİ EDİYORUZ"

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, TÜSİAD'ın 48. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, yeni bir yıla iç politikadan ekonomiye, uluslararası ilişkilerden dünya ekonomisine, yine yoğun bir gündemle girildiğini aktararak, bu yüklü gündemde dikkatlerinin bir dizi güncel tartışmaya yoğunlaşıyor olsa da bu konuların hep aynı temel sorunlardan kaynaklandığını söyledi.

Özilhan, şu açıklamalarda bulundu:

"Enflasyon kontrol edilmelidir ki, TL istikrara kavuşsun, değeri tahmin edilebilir olsun. Enflasyonun düşük seviyelerde seyretmediği ve kurun öngörülemediği durumlarda, girişimci hesap-kitap yapamaz ve yatırıma cesaret edemez. Yatırımın getirisini hesaplamak zorlaştıkça, yatırım spekülatif alanlara kayar. Yatırımlar, büyük kazanç umuduyla riski yüksek alanlara yapılır. Hal böyle olunca fabrika yatırımlarının yerini, fabrika arsası yatırımları alır, fabrikalar, konuta AVM’ye döner."

Sağlam bir ekonominin ön şartının, adil rekabet ortamının sağlanması olduğunu kaydeden Özilhan, şu bilgileri verdi:

"Adil rekabet ortamı bir başka temel sorun alanına işaret eder; adil rekabeti hukuk devleti sağlar. Türkiye’nin AB üyeliği yolunda ilerlediği, yargı erkinin bağımsızlık ve tarafsızlığının arttığı, düşünce ve ifade özgürlüğünün genişlediği, hukuk devletinin güçlendiği yıllar, aynı zamanda, Türkiye’nin tüm tarihi boyunca en yüksek büyüme hızlarına ulaştığı ve yıllık 20 milyar dolarları bulan doğrudan yatırımları çekebildiği yıllardır. Bu süreçte aksama algısının oluştuğu yıllarda ise büyüme düşmüş ve doğrudan yatırımlar azalmıştır. Türkiye hukuk devleti olma doğrultusunda adım attıkça, doğrudan yatırımlar artacak, büyüme hızlanacak, istihdam artacak, aş ve iş sorunu hafifleyecektir."

Özilhan, bu çerçeveden bakınca, OHAL'in de son kez uzatılmış olmasını temenni ettiklerini vurgulayarak, "Vatandaşlar açısından OHAL’in etkisi sınırlı olsa da yabancı müteşebbislerin yatırım kararları açısından olumsuz olduğunu biliyoruz" diye konuştu.