Üreme sağlığında bilinçlenmenin önemi
Türkiye'de 10 kadından sadece biri jinekoloğa gidiyor. Hâlâ erkek doktora muayene olmaktan çekinenler, sarı tülbentin bebeği sarılıktan koruduğuna inananlar var
Ülkemizde kadınların kadın hastalıkları ve doğum alanındaki bilinç durumları istenilen düzeyde değil. Bazı bölgelerimizdeki yanlış inanışların fazlalığı da bunu gösteriyor. TAJEV Başkanı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, “Amerika’da 10 kadından 3’ü, İskandinav ülkelerinde 10 kadından 7’si düzenli olarak jinekoloğa giderken, Türkiye’de bu oran 10 kadından 1’i şeklinde” diyor.
Ünlü’ye göre, kadınların yılda 1 kere jinekolojik muayene olmaları bile olası problemlerin erken dönemde tanınarak tedavi edilmesini sağlıyor. Uygun aralıklarla yapılan rahim ağzı kanser taramasıyla bu kanserler henüz gelişmeden önleniyor veya erken evrelerde yakalanabiliyor. Bu şekilde, çok basit ve ucuz bir tarama testiyle çok önemli bir kanser türü yüksek oranda engellenmiş oluyor. Sosyoekonomik düzey arttıkça düzenli muayene oranı da artış gösteriyor. Türkiye’de Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha az kadın düzenli olarak jinekolojik takip altında bulunuyor. 2015 yılı Sağlık Bakanlığı Sağlık İstatistikleri’ne göre 18 yaş üzerikadınların yüzde 60’ının kendi kendilerine hiç meme muayenesi yapmadıkları görülüyor. 15 yaş ve üzeri kadınlar değerlendirildiğindeyse hiç mamografi ve rahim ağzı kanser taraması yaptırmamış olanların oranı yüzde 75’e çıkıyor.
ERKEK DOKTORA GİTMEYEN ÇOK KADIN VAR
Prof. Dr. Cihat Ünlü, “İnsanlar genel olarak hayat kalitelerini etkileyecek kadar önemli bir şikâyetleri olmadıkça sadece kontrol için doktora başvurmayı düşünmüyor ya da muayene olmayı erteliyor” diyor. Bu nedenle sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum için gerekli eğitim koşullarının sağlanması ve toplumun her kesimine ulaşacak eğitim ve bilgilendirmenin yapılması çok önemli görülüyor. Günümüzde hâlâ erkek doktora muayene olmak istemeyen çok kadın bulunuyor ve bu duruma büyük şehirlerde de rastlanıyor. Prof. Dr. Ünlü, “Büyük şehirlerde hastaların doktorlarını seçme şansı olsa da doktor sayısının az olduğu yerlerde erkek doktora muayene olmama tercihi, kolayca çözülebilecek sorunların çözümsüz kalmasına neden olabilir” diyor. Bu nedenle doktorları cinsiyetten bağımsız olarak sadece hastaların sağlığı için çalışan kişiler olarak değerlendirmek gerekiyor.
PEK ÇOK BATIL İNANÇ VAR
Kadın sağlığı alanında günümüzde de devam eden pek çok batıl inanç bulunuyor. Yeni doğum yapan annelerin al basmasından korunmak için kırmızı renkli kurdele ya da yazma bağlamaları bunlar arasında yer alıyor. Ya da yeni doğan bebeklerin üzerinin sarı tülbentle örtülmesiyle bebeğin sarılıktan korunacağı düşünülüyor. Bazı yanlış inanışların sağlık üzerinde ciddi sonuçları olabiliyor. Örneğin, kadınların bir kısmı başta doğum kontrol hapları olmak üzere bazı doğum kontrol yöntemlerinin kısırlık yaptığına inanıyor. Bu durum sağlıklı yöntemlerin kullanımının önüne geçerek olumsuz sonuçlara neden olabiliyor.
EĞİTİMSİZ KADINLARIN YARIYA YAKINI EVDE DOĞUM YAPIYOR
Yapılan analizlerde, kadınların eğitim düzeyi ile hem gebelik sırasında takibe gitme hem de hastanede doğum oranları arasında doğrudan ilişki bulunuyor. En az ortaokul mezunu 10 kadından 9’u doğum öncesi bakım alırken, eğitimi olmayan her 10 kadından ancak 3 veya 4’ü bu bakımdan yararlanıyor. En az ortaokul mezunu 10 kadının hemen hepsi hastanede doğum yaparken, eğitimsiz kadınların yarıya yakını evde doğum yapıyor.
TARAMALAR ÇOK ÖNEMLİ
Üreme çağında veya menopoz döneminde her kadının yıllık jinekolojik muayene yaptırması gerekiyor. Özellikle rahim ağzı kanserinde Pap smear testi ile yapılan kanser taramasına ek olarak veya tek başına HPV testleri kanser veya kanser öncülü lezyonların tanınmasında başarıyı artırıyor. Güncel kılavuzlara göre 3 yılda bir Pap smear testi yapılması öneriliyor. 30 yaşından sonra Pap smear testiyle birlikte HPV testi yapılması durumunda, tarama her 5 yılda bir yapılabiliyor.
TAJEV NEDİR?
Türk-Alman Jinekoloji Eğitim, Araştırma ve Hizmet Vakfı (TAJEV) 1993’te Almanya’nın Köln kentinde kurulmuştur. Konusunda uzman, güçlü bilim adamlarından oluşan öğretim üyeleriyle beraber, jinekoloji alanında lider, uluslararası platformda saygınlık ve Türkiye’nin temsil edilmesine katkıda bulunmayı hedeflemiştir. Eğitim çalışmalarına ağırlık vererek poliklinik, hastane ve üniversite kurulması türü projeler üzerinde çalışmalarda bulunmaktadır.
BUNLAR, KADININ BİLİNÇLENMESİNE ENGEL OLUYOR
* Eğitim düzeyinin düşük olması.
* Sağlıkla ilgili bilgilenme kaynakları ve organizasyonlara ulaşamama.
* Kadın sağlığı hakkında merak edilenlerin konuşulamaması veya doktora sorulmasından çekinilmesi.