Unutulması gereken bir gece
Balçiçek Pamir yazdı...
Bir ses çıksın.
Biri çıkıp bir şey söylesin.
Desin ki “Yanlış yayın yaptınız, o gece bunlar olmadı. Aslında yaşananlar şöyle oldu.
Hatta oturalım neler olduğunu beraberce konuşalım.
Ahmet Kaya’nın Türkiye’yi terk etmesini sağlayan o olaylı geceden bahsediyorum.
İki gün önce Söz Sende’de Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya’yı ağırladım.
Gülten Kaya o gece yaşananları sansürsüz anlattı.
Hep bir şehir efsanesidir gecede bulunan, Kaya’nın masasına tabak, çatal bıçak fırlatan sanatçıların isimleri. Herkes bir şeyler söyler durur.
Canlı yayında isimleri tek tek saydım. Gülten Kaya “Evet” dedi. Hepsi doğrudur.
Hepsi “linç”e katıldılar.
Şaşkınlıkla dinledim söylediklerini.
İnanmak istemedim.
Hala da istemiyorum.
O isimler arasında kimler yok ki…
Ajda Pekkan, İbrahim Tatlıses, Mahsun Kırmızıgül, Kadir İnanır, Edip Akbayram, Mustafa Topaloğlu, Özcan Deniz
Örneğin Edip Akbayram ismine hala inanasım gelmiyor. Sahi o da mı Ahmet Kaya’yı korumak için bir şey yapmadı? Hani bazen gözümle görsem inanmam dediğiniz anlar vardır ya, benimki öyle bir duygu işte. Alacakaranlık kuşağından geçiyorum sanki.
Gülten Kaya anlattı, ben dinledim.
Ahmet Kaya’ya “Sünnetsiz p..k” diye bağırdılar dedi.
Bu nasıl bir cümledir böyle?
Ne kastedildiğini biliyoruz tabii.
Ne zamandan beri Ermeni olmak hakaret kabul ediliyor bu ülkede?
Aynı hisse CHP milletvekili Canan Arıtman Cumhurbaşkanı’na yakışıksız bir şekilde saldırınca da kapılmıştım. Üstelik cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu saldırı karşısında “Hayır ailemde Ermeni yok” diye cevap vermişti. O zaman da hüzünlenmiştim. Şimdi de hüzünlüyüm.