Devletin koruyamayıp, ölümün kucağına attığı kadınların hikayeleri
Kimi ayrılmak istedi, kimi çalışmak kimisi de sadece 'insan gibi' yaşamak...
ABONE OLBÜLENT GÜNAL / GAZETE HABERTÜRK
Onlar polisin, jandarmanın, savcıların, hâkimlerin, daha doğrusu devletin koruyamadığı kadınlar... Kimi boşanmak istediği için, kimi gördüğü şiddete dayanamayıp “yeter’’ dediği için, kimi çalışıp para kazanmak için kocası ya da sevgilisi tarafından sokak ortasında, evinde, pazarda bıçakla, pompalı tüfekle, tabancayla öldürülen kadınlar. Ya cinayeti işleyenler? Onların gerekçeleri ağız birliği etmişcesine hep aynı: “Çalışacağım dedi, gururuma yediremedim’’; “Boşanacağım dedi, gururuma yediremedim...’’ Mazeret listesi uzayıp gidiyor. Ancak gazete sayfalarında simsiyah puntolarla öldürülen kadınların haberleri eksik olmuyor.
‘Hayatım tehlikede’ dedi, dinletemedi
AYŞE PAŞALI: Koruma istediği halde devletin koruyamadığı ve sonunda eski kocası tarafından öldürülen kadınların simgesi oldu Ayşe Paşalı. Tüm Türkiye onu Habertürk’te yayınlanan yüzü gözü mosmor fotoğrafıyla tanıdı.
Üç çocuk annesi Ayşe Paşalı, 2006’da eşinden boşanmak için dava açtı. Ama araya aile büyükleri girmiş, boşanmaktan vazgeçmişti. Kocası İstikbal Yetkin, 2009 yılında bir akraba düğününe giden eşinin dayısının oğluyla dans etmesine çok kızdı. Eşini öldüresiye dövdü, yetmedi kanlar içinde kalan karısına bir de tecavüz etti! Cinsel saldırı suçuyla çıktığı mahkemede “eşimi çok seviyorum’’ deyince tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Çift, Haziran 2010’da boşandı. Ancak eski eş, Ayşe Paşalı’yı bıçak zoruyla kaçırıp ıssız bir yere götürdü, öldürmekle tehdit etti. Yetmedi, kapısına dayandı.