"Keşke Uzay yaşasaydı da oğlunu görseydi"
Uzay Heparı benim için yarım kalan bir aşk hikayesiydi diyen Zeynep Tunuslu: "Seks yerine spor yapıyorum"
O yüzden mi çılgın dediler? Çılgın olma lüksüm yok demiştiniz...
Aynen öyle. Çok sıradan ve sakin biri olduğumu söylüyorum. Sadece fikirlerimi cesurca söyleyebilecek yğreğim var.
Siz bir asker kızısınız. Nasıl bir aileydi sizinki?
Çok şanslıyım. Donanımlı bir ailede büyüdüm. Babam hava ateşesiydi. Çok genç yaşında ödüllü bir Kemal Tunuslu'nun kızıyım. Çok yer gezdik. 4 yaşındayken Moskova'ya gittik. Sonra da Diyarbakır'a geldik...
BALÇİÇEK PAMİR'İN ZEYNEP TUNUSLU'YLA SÖYLEŞİSİNİ İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
Moskova ve Diyarbakır... Zeynep Tunuslu neler hatırlıyor o günlere dair?
Moskova çok soğuktu ve dondurma yediğimi hatırlıyorum. O zamanlar renklerle ilgilendim. Diyarbakır'a geldik. Kocaman kırmızı güller, kurbağalar vardı. İlk koleksiyonumda kurbağaları kullandım..
Sonra Ankara'ya geliyorsunuz. Ankara Koleji'nde okuyorsunuz. Çok da iyi bir öğrenciymişsiniz. Sadece iyi olmak için çalışırdım, öğrenmek için değil diyormuşsunuz...
Evet, ön planda olmayı severdim. Öyküler yazardım, komiklikler yapardım. İddialı biriydim. Babamdan çok şey öğrendim. Annem de öyle, hala çalışıyor. İngilizce öğretmeni. Anneannemden de birçok şey miras kaldı
O dönemden sonra Hacettepe Üniversitesi oluyor ama darbe dönemlerinde..
Darbe evet. Ben pek fazla ısınamadım. Soğuk otobüsle git, silahlar... Bana göre değildi. Psikoloji okuyayım dedim. Sonrasında aşık oldum. İtalya'ya gittim moda okuluna. Ama okulları bitirmedim. Geldim Mustafa Tabiloğlu'nun yanında staja başladım.
Ama siz 11 yaşında kendi kıyafetinizi giymişsiniz..
Farklı bakma biçimi vardı bende. Ailemin katkısı var. İğrenç bir şalvar istemiştim. Annem de izin vermişti.
Mustafa Tabiloğlu'yla başlamışsınız bir de Vakko'ya gömlekler, tişörtler satmaya gitmişsiniz
Görsenize demeler, kapılarına gidip. Şans ayağa gelmiyor bunu öğrendim..
Gerçekten mi?
Teklif almadım. Ben teklif ettim. Böyle olmalı sanki. Yoksa kimse teklif almaz...