Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam

        Dortmund maçında olay çıkaran Galatasaray taraftarları cinayet masasına havale edildi ya... Almanya’da futbol sahnesinin çok hassas bir dönemine denk geldi. Holiganların ırkçı NeoNazi sloganlarıyla ilk kez meydanlara çıktığı; Alman makamlarının “Statlar da şiddete teslim olur mu?” diye alarm verdiği döneme denk geldi. Derken, uçan koltukları ve alev makinelerini buldular karşılarında

        Her şey geçen 26 Ekim günü Köln’de başladı. Aniden patladı. Uzun zamandır sesi soluğu çıkmayan holigan hareketi ansızın sokağa döküldü. Hem de İslamofobik bir kimlikle. O gün Neo-Nazi gruplarıyla birlikte Köln’ün altını üstüne getirdiler. Yabancı düşmanı sloganlar atan 5 bin kadar eylemci, polise, gazetecilere taş ve sopalarla saldırdı. Polis azılı holigan kalabalığını tazyikli suyla ancak durdurabildi. İlk kez sokağa çıkan grubun adı “Selefi Karşıtı Holiganlar”dı. Kısaca “HoGeSa” adını alan grup Facebook’ta örgütlenmiş ve etkinlikleri sanal âlemle sınırlı kalmıştı. Aralarına fanatik futbol taraftarlarının yanı sıra aşırı sağ unsurlar da karışarak sayıları 40 bini bulmuştu. Gerçi Alman İçişleri Bakanlığı bu örgütlenmeyi izlemeye almıştı, ancak belli ki meydanlarda terör estirecekleri pek hesap edilmemişti.

        Bu nedenle, 26 Ekim vakası sürpriz oldu Alman kamuoyu için. Daha önce Mönchengladbah, Dortmund, Essen ve başka birkaç kentte daha gösteri planlamış, ancak 100-300 kişilik gruplaşmalardan öteye gidememişlerdi. “HoGeSa”nın bir numaralı hedefi, kendini İslam vaizi ilan edip Ebu Hamza adını alan Pierre Vogel’di. Almanya’da anayasal düzeni yıkmak üzere örgütlenen ve faaliyetleri yasaklanan Selefiler grubunun önde gelen isimlerindendi Vogel.

        Kimi yorumculara göre kin ve nefret saçan holiganlarla diğer taraftar gruplarının hiçbir ortak yanı yok. Emniyetin hesabına göre statlarda her daim şiddet eylemine hazır yüzde 5’lik bir holigan tablosu var. Örgütlü taraftar gruplarının büyük bir çoğunluğunu ise Ultra hareketi oluşturuyor. Onları birleştiren ortak ruh, tamamen forma aşkı ve yaratıcı tribün şovları. Ancak son yıllarda Ultra grupları arasında da sağ ve sol siyasi filizlenmeler gözleniyor. Örneğin Hamburg St. Pauli’de günlerce polisle çatışan gruplar, sol Ultra’ların üyeleriydi. Sağ Ultra’lar ise Aachen ve Cottbus’ta boy gösterdiler. Her iki tarafta da her sosyal sınıfın mensupları var.

        Alman sosyologlara göre, 1980’lerde oluşan holigan hareketi o günlerde daha çok şovenizm gösterisinden ibaretti. Kulüp aidiyetini şiddet eylemlerine alet eden erkeklerdi. Elbette aşırı sağ bağlantılı gruplar da vardı; mesela Dortmund taraftar gruplarından “Borussenfront”u kuran Siegfried Borchardt, SS-Siggi lakabıyla nam salmıştı. Sapına kadar yabancı düşmanı bir NeoNazi’ydi.

        YENİ EYLEM PLANLARI

        İşte şimdi holigan hareketi İslam düşmanı bir evreye girmiş bulunuyor. 26 Ekim’deki o ilk ayaklanmanın ileri aşamaları planlanıyor. Alman medyasına göre Merkel Hükümeti, IŞİD taraftarlarının da sokağa dökülmesiyle olayların büyümesinden endişe ediyor. Hele Kobani IŞİD’in eline geçerse, Kürtlerin de sokağa çıkacağı senaryoya göre hazırlık yapılıyor. HoGeSa, 15 Kasım Cumartesi günü Hannover’de gösteri yapacağını polise bildirdi. Ancak “Şiddete yönelik toplanmalar anayasal hak kapsamına girmez” denilerek gösteri yasaklandı. Alman İçişleri Bakanlığı da, İslam düşmanı her türlü hareketin en ağır şekilde cezalandırılacağı uyarısında bulundu. Ancak Facebook’taki yazışmalara bakılırsa, holiganlar yasağa rağmen Hannover’e gidecek.

        Peki neden, ne uğruna? Alman taraftar gruplarının savunmasını üstlenen avukatlar derneğinden Rene Lau, Die Welt’e anlatıyor: “Holiganlar her zaman ortak düşman bulup birleşirler. Hiç şaşırmadım. Buna bu kadar şaşırılmasına şaşırdım. Polisin ülke çapında şiddet patlaması olacak diye alarma geçmesi yersiz. Holigan olayını soğukkanlı gözlemlemek ve itidalli davranmak gerekiyor. Olayların tribünlere tırmanacağı endişesi de yersiz. Siyasetle ilgisi olmayan Ultra’lar da holiganlara temkinli yaklaşıyor. Stadyumlar polis işgaline uğramamalı. 80’lerde durum daha kötüydü. Taraftarlar birbiriyle ve polisle dövüşürdü...”

        Holiganların siyasi eğilimi olduğuna inanmıyor avukat Lau: “Bunlar hafta boyunca normal hayatlarını sürer, evden işe, işten eve giderler. Hafta sonu da tekme tokat savunmaya çıkarlar. Aynı bungee jumping yapanlar, motosiklete binenler gibi” diyor. Biraz hafife mi alıyor acaba?

        ÖNERİLEN VİDEO

        Ağır hasarlı araçları hasarsız gösterdiler!

        İstanbul'da ikinci el otomobil piyasasında kilometre bilgileriyle oynayarak ve sahte ekspertiz raporları düzenleyerek vatandaşları dolandırdıkları belirlenen şüphelilere operasyon düzenlendi. Ağır hasarlı araçları hasarsız gibi göstererek satışa sundukları tespit edilen şüphelilerin yakalanması için...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ