Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ayşe ÖZEK KARASU/ GAZETE HABERTÜRK-PAZAR

Her erkek, tersi anlaşılıncaya kadar kalifiye bir elemandır. Kadınlar ise kalifiye olduğunu kanıtlamak zorundadır. Erkekler sadece yetenek ve becerileri sayesinde değil, sistem onlara daha fazla fırsat sunduğu için liderlik kademesine yükselirler.” Sanırım, istihdam alanındaki kadın-erkek eşitsizliğinin sırrı bu cümlede yatıyor. Cümle, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi “UN Women” Direktörü Phumzile Mlambo-Ngcuka’ya ait.

Ama en azından 10 dev global şirketin başındaki erkekler işin sırrına vakıf olmuştu ki, HeForShe dayanışma hareketi doğabildi. Bugün sonsuzluğa uğurladığımız Mustafa Koç da Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak o 10 erkekten biriydi. Twitter, Vodafone, Unilever, Barclays ve diğer şirketlerin CEO ve başkanlarıyla birlikte. 10 ayrı işkolunda dünya çapında 1 milyondan fazla insanı istihdam eden bu şirketler, UN Women’in pilot projesine ortak olmuştu. 2030’a kadar sistematik bir yapısal değişimle kadınerkek eşitliğini 50+50 sağlamak üzere taahhüt altına girmişlerdi. Sadece sayısal cinsiyet eşitliği değil, eşit işe eşit ücret sözü de vermişlerdi. Kadın istihdamında şampiyonlar arasında yer almakla birlikte mevcut paritenin yeterli olmadığını itiraf etmiş ve işgücünde cinsiyet dağılımına ilişkin bütün verileri BM ile paylaşmışlardı. Onların eşitlik yolculuğu diğer şirketler için de model oluşturacaktı.

İşte o verilerle oluşturulan HeForShe 2016 raporu önceki gün Davos’ta açıklandı. Mustafa Koç’un katılamadığı toplantıda açıklandı. Anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. BM Kadın Birimi Direktörü Mlambo-Ngcuka’nın anma konuşması dokunaklıydı; “Kadın erkek eşitliği konusunda iyi bir askerimizi, savunucumuzu kaybettik. Kendisini çok özleyeceğiz. Onunla gurur duyuyoruz. Huzur içerisinde uyusun...”

Rapora göre bu 10 şirket önümüzdeki 5 yıl boyunca cinsiyet eşitliği profilini yüksek tutmaya devam edecek ki, şu an işe alımlarda kadınların payı yüzde 40 düzeyinde. Kadın iş gücü oranı da 10 şirkette ortalama yüzde 40 seviyesinde. Yönetim kademelerinde ise iyice aşağılarda, Yüzde 11 ile yüzde 33 arasında değişiyor. Ama tabii ki dünya ortalamasının çok üzerinde. Bugün dünyanın en büyük şirketlerinde icra yetkisine sahip tepe isimlerin yüzde 95’i erkek. Üst yönetim kademesindeki kadınların oranı yüzde 14, yönetim kurullarındaki oran ise sadece yüzde 17.

Raporda deniliyor ki; “İş dünyasının cinsiyet eşitliğini stratejik gündemine alması kaçınılmaz. Hem etik nedenlerle hem de rasyonel akıl gereği. Çünkü bütün araştırmalar cinsiyet dengesi olan ekiplerin daha yaratıcı kararlar aldığını, daha verimli olduğunu gösteriyor. İş dünyasında başarının yolu eşiklikten geçiyor.”

HeForShe’nin 10x10x10 etki raporunda iş dünyasının yanı sıra siyaset ve üniversitelerden de 10’ar şampiyon var.

AÇIK PEMBE TÜRKİYE BM

Kadın Birimi’nin iyi niyet elçisi Emma Watson’ın da dahil olduğu HeForShe hareketi, sadece şirketlerin tepe yöneticilerine hitap etmiyor. Toplumun her katmanındaki erkeklere, genç erkeklere, erkek çocuklarına, “Eşitliğe yürüyüş için siz de kadınlardan yana olun” diyor. Kadınlara, kız çocuklarına yapılan haksızlıklara karşı çıkmaya çağırıyor. Egemen düzenin dayatmalarına direnmeye çağırıyor. Özetle, “Kadın hakları savunucusu olun” diyor.

Dünyanın dört bir yanından erkekler, kampanya sitesinden kadınlar için ses verebiliyor. Sitedeki haritaya bakıyorum, dünya pembenin üç tonuna boyanmış. Koyu renk düşük katılımı, açık pembe yüksek katılımı, orta da ortayı ifade ediyor. Türkiye onca eşitsizliğe, kadına yönelik şiddete rağmen “açık pembe” dünyada yer alıyor. Türkiye’den 16 bin küsur insan ses vermiş, 15 bin 700’ü erkek. En önemli kadın sorunu olarak “şiddet”i göstermiş o erkekler. Eğitim, kimlik, istihdam, siyasette temsil ve sağlık daha sonra geliyor. Kanada, ABD, Avrupa’nın batısı da açık pembe. Ortalarda İtalya, Polonya var. Koyu pembeler mi? Afrika’nın neredeyse tamamı, İran, Irak, S. Arabistan, Kazakistan, Japonya, Ukrayna.

Şimdi biz o güçlü sesi kaybetsek de, toplumsal cinsiyet eşitliği için özellikle erkeklerin ses vermeye devam etmesi gerekiyor. “2030’a kadar eşitliği sağlayabiliriz ama, bu kadınların tek başına yapabileceği bir iş degil” diyor Phumzile Mlambo-Ngcuka