Ailesi karar verdi, kardeşi öldürdü
Namus cinayetinde tüyler ürperten itiraflar: "Öldürüleceğini bilen ablam korkudan titriyor, sürekli ağlıyordu"
İstanbul'da öldürüldükten sonra yakılan Nurgül Akın’ın babası Hasan Ş, kızının aile meclisi kararıyla öldürüldüğünü itiraf etti, "Oğlumla yeğenime kararı bildirdim" dedi. Ablasını telle boğduktan sonra tanınmaması için yakan O.Ş. ise, "Ablamı evinden aldığımda kendisini öldüreceğimi biliyordu ve korkudan titriyordu" diye konuştu. Nurgül Akın'ın babası, amcası, kardeşi ve kuzeni tutuklanarak cezaevine gönderildi.
MUSTAFA ŞEKEROĞLU - AJANS HABERTÜRK
Küçükçekmece'de 24 Aralık 2008'de vücudu tamamen yanmış halde bulunan Nurgül Akın'ın babası Hasan Ş. ile kardeşi O.Ş, cinayetin detaylarını anlatırken genç kadının "cep telefonunda bulunan bir mesaj nedeniyle" ve aile meclisi kararıyla öldürüldüğünü itiraf etti. O.Ş, cinayeti nasıl işlediğini detaylarıyla anlattı.
Yaşları küçük olduğu için kardeşi ve kuzeni seçildi
Polisteki sorgusunda Akın'ın aile meclisi kararıyla öldürüldüğü suçlamalarını kabul etmeyen baba Hasan Ş, mahkemede suçunu itiraf etti. "Namusumuzun temizlenmesi gerekiyordu. Aile meclisi ölüm kararını verdi ben de oğlumla yeğenimi çağırıp Nurgül'ü öldürmelerini istedim" diyen Hasan Ş, yaşları 18'den küçük olduğu için cinayeti O.Ş. ile S.Ş'nin işlemesine de aile meclisinin karar verdiğini söyledi.
Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandıktan sonra dün Küçükçekmece Adliyesi'ne gönderilen 12 kişiden baba Hasan Ş. ve amca Ramazan Ş. ile katil zanlısı 17 yaşındaki O.Ş. ile O.Ş'ye yardımcı olan 15 yaşındaki S.Ş. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
"Bize kahvaltı hazırladı sonra öldürdüm"
O.Ş. ise Emniyet'te avukat eşliğinde verdiği ifadesinde cinayeti "eniştesinin sözlerine çok sinirlendiği için planladığını" savundu. O.Ş, "Eniştem Ömer A. evimize gelip albamın kendisinden gizli bir cep telefonu aldığını, bu telefonda 'Kocana herşeyi anlattın mı?' yazılı bir mesaj bulduğunu anlattı. 'Erkek arkadaşı var, gelip kızınızı alın' dedi. Bu olay bizi çok üzdü" diye konuştu.
Cinayetten iki gün önce sessiz bir yer bulduğunu ve buraya bir bidon benzin sakladığını belirten O.Ş, "Cinayet günü erken saatlerde ablamın evine gittim. Yanımda amcamın oğlu S.Ş. de vardı. Ablam bize kahvaltı hazırladı, birlikte kahvaltı ettik. Sonra da ablama 'Hadi gidiyoruz' dedim. Ablam benden çok korkuyordu, titrediğini görebiliyordum" diye konuştu.
"Hiç durmadan ağlıyordu"
Cinayeti işlemeden önce uyuşturucu ilaç aldığını ve ablasına hiç acımadığını anlatan O.Ş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birlikte benzini sakladığım yere geldik. Ablam kendisini öldüreceğimi biliyordu. Bulunduğumuz yerde bulduğum tellerden birini alıp ablamın boğazına doladım ve sıkmaya başladım. S.Ş. de bana yardımcı oldu. Bu sırada ablam hiç durmadan ağlıyordu. Ablamın tanınmaması için üzerini aradım ve kolunda bulduğum üç altın bileziği de aldım. Sonra da sakladığım benzini üzerine, özellikle de yüzüne döküp ateşe verdim."
O.Ş, alevleri bir süre izlediğini ve cesedin tanınmaz hale geldiğinden emin olduktan sonra olay yerinden ayrıldığını anlattı. Olay yerinden ayrıldıktan sonra ablasının bileziklerinden birini sattığını diğer ikisini de evinde sakladığını belirten O.Ş, cinayetten bir gün sonra ablasının cesedini merak ettiğini, olay yerine gidip cesede baktığını ve sonra evine geri döndüğünü de söyledi.
Eşinin şüphesi sonucu öldürülen 23 yaşındaki 2 çocuk annesi Nurgül Akın'ın cesedi cinayetten iki gün sonra bulunmuştu. Genç kadının cebinden çıkan yarısı yanmış bir fotoğraftan yola çıkan Cinayet Masası dedektifleri önce öldürülen kişinin kimliğini belirlemiş sonra da cinayeti aydınlatmayı başarmıştı. Polis araştırmasında katil zanlısı O.Ş'nin ablasını öldürmek için kullandığı tel de olay yerinde, yanmış bir şekilde bulundu.