Kesik kol aranıyor
Korku filmlerini andıran kesik kol dehşeti, Bayrampaşa'daki Sal ailesinin hayatını alt üst etti.
ÖZLEM YILMAZ- İSTANBUL (AJANS HABERTÜRK- ÖZEL HABER)
FOTOĞRAFLAR: SEDAT SUNA
TCK'ya göre "Naaşa hakaret" suçunun cezası 3 ay ila 2 yıl arasında değişirken, uzmanlar Türkiye'de henüz kol naklinin yapılmadığını, yurtdışına kaçırılmak istenmesi halinde yakalanma oranının yüksek olduğunu söylüyor. Psikiyatristler ise, "Bunu yapan kişinin ya bitmemiş bir hesabı bulunuyor, ya da kişilik bozukluğu var" yorumunu yapıyor. Morgtaki bir cesetten kol çalma olayı Türkiye'de ilk kez görülürken, daha önce bulunan kesik kol ve bacak vakaları basına "Testereli Katil" başlığıyla yansımıştı.
Bayrampaşa'daki evinde, 2 Şubat tarihinde yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması geçiren 7 çocuk annesi Nahide Sal, ailesi tarafından Vakıf Gureba Hastanesi'ne kaldırıldı. Beyin kanaması geçirdiği tespit edilen Sal, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi. Beyin damarlarının tıkalı olduğu belirlenen 48 yaşındaki Sal, ameliyat için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne gönderildi. Ameliyat sonrası tekrar Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yollanan Sal, 21 Şubat'ta yoğun bakımda yaşamını yitirdi. Sal'ın cenazesi hastane morguna kaldırıldı.
PROFESYONELCE KESİLMİŞ
Eşinin ölümüyle yıkılan Sami Sal, ertesi gün bu kez ikinci bir şok yaşadı. Eşinin cenazesini almak üzere tedavi gördüğü Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne gelen Sal, eşinin sol kolunun dirseğinden itibaren olmadığını öğrendi. Morgun camını tornavidayla açan kimliği belirsiz kişiler, o sırada morgda tek ceset olan Sal'ın sol kolunu dirsek altından profesyonelce kesip aldıktan sonra hastaneden kaçmışlardı. Ailenin şikayeti üzerine olay yerine gelen Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayla ilgili çok yönlü soruşturma başlatırken, ortaya çıkan bu skandal üzerine Sal ailesi, hastane hakkında suç duyurusunda bulundu.
"ACI ÜSTÜNE ACI ÇEKİYORUM"
Bir sinemada makinist olarak çalışan 54 yaşındaki Sami Sal, "Eşimin cenazesini almak üzere morga geldiğimizde birçok polis vardı. Morgun camı kırılmış, kapı zorlanmıştı. İçeri giremedim. Ama yerde kan izleri de varmış. 30 yıllık eşimi kaybetmenin acısına, bir de bu olay eklendi. Çok acımasız bir olay. Ölüme katlanılır, ama buna katlanamıyorum. Eşimin beyin ölümü gerçekleştiğinde organ nakli için fikrimi aldılar, olumsuz olduğunu söyledim. Eşimin kolunu çok ustaca kesip almışlar. Bu nedenle olayı bir akıl hastasının gerçekleştirdiğine inanmıyorum. Düşmanım da yok. Giden gitmiş, daha ne istiyorsun ki? Acı üstüne acı çekiyorum" diye konuşuyor.
"GECE BEKÇİSİ NASIL OLMAZ?"
Annesinin bir ay önce rahatsızlandığını anlatan Belgin Sal ise, "Annem mutfakta yemek yapıyordu, fenalaştı. Önce eli, ayağı kasıldı, sonra kusmaya başladı. Beyninde 4 damarın tıkalı olduğu ortaya çıktı. 4 gün sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde beyin ameliyatı oldu. Sonra yine Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne gönderildi. Yoğun bakıma alındı, bir daha da çıkamadı. Vasiyeti üzerine kendisini memleketi Ordu'da defnettik. Sonra kolunun olmadığını öğrendik. Hastanede gece bekçisi ve güvenlik kamerası yokmuş. Nasıl olmaz?" diye tepki gösteriyor.
"DELİNİN İŞİYSE, NEDEN SADECE KOLUNU KESTİ?"
Kardeşi Cüneyt Sal da, şöyle konuşuyor:
"Babam morga gittiğinde, morg görevlileri 'İçeri giremezsiniz' demiş. Babam da şüphelenmiş. Annemin durumunu öğrenince yere yığılmış. Babam annemi defnettikten sonra bize gerçeği söyledi. Yoksa hep sakladı. Olay, cerrah işi gibiymiş. Annemin sol kolu, çok profesyonelce kesilmiş. Olayı bir akıl hastasının yaptığını düşünsek dahi, kolun çok düzgün kesilmiş olması bu ihtimali zayıflatıyor. Bu bir delinin işiyse, neden sadece kolunu kesti, vücudunu da parçalayabilirdi. Organ nakli için olsa, sadece kolunu değil, böbreğini, ciğerini de alırlardı. Kafamız karma karışık oldu."
"PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ"
Sal, "Bu olay, aydınlanana dek peşini bırakmayacağız. Kesik kolu bulmak ve olayı kimin yaptığının ortaya çıkmasını istiyoruz. Yeter ki bunu yapan bulunsun. Kolu bulursak, annemin mezarına gömeceğiz" diye konuşuyor.
"ÖLÜMÜ KABULLENEMEMİŞKEN İKİNCİ KEZ SARSILDIK"
Beyin kanaması sonucu annesinin sağ tarafının felç olduğunu anlatan diğer kızı Yağmur Sal ise, "Biz annemin ölümünü henüz kabullenememişken, üstüne bu olayı yaşamak bizi çok sarstı. Ölmüş bir kadına nasıl böyle bir şey yapılır? Neden sağ kolu değil de, sol kolu kesildi? Yoksa bu kişi annemin sağ tarafının felçli olduğunu biliyor muydu?" diye soruyor. Polis tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.
ÜÇ AYDAN İKİ YILA DEK HAPİS CEZASI VAR
Öte yandan Türk Ceza Kanunu'nun "Naaşa hakaret" suçunu düzenleyen 130. maddesinin ikinci bendi, bu tür suçlarda üç aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
"TÜRKİYE'DE KOL NAKLİ HENÜZ YAPILMIYOR"
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Transplantasyon Ünitesi Başkanı, Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Ulu Endegez de, "Türkiye'de kol nakli henüz yapılmıyor. Şimdiye kadar hiç yapılmadı. Deneysel olarak da yapılmadı. Hazırlık yapan ekipler olduğunu biliyorum. Bunların her birinin Sağlık Bakanlığı'na müracaatla onay almaları gerekiyor. Her ne olursa olsun şartlı bağış ve ailenin onayı alınmadan bir şey yapılamaz. Deneysel olarak dahi bu kolun kesildiğini zannetmiyorum. Türkiye'de el cerrahisi alanı zaten çok kısıtlı. Kesilen kol, bu amaçla yurtdışına da yollanamaz. Çünkü havalimanında x-ray cihazından geçerken belli olur. Ayrıca 14 adele grubunun bulunduğu kolun kendine özgü yıkanması, ve özel bir çantada saklanması lazım. Nakil için 24 saati geçmemeli" şeklinde bilgi veriyor.
"BİTMEMİŞ HESABI YOKSA KİŞİLİK BOZUKLUĞU YA DA PSİKOZDUR"
Psikiyatrist Ümit Yazman da, "İlk aklımıza gelen şey, bunu yapan insanın ikincil kazancının ne olduğuna bakmaktır. Morgtaki cesetle bağlantısını bilmeden yorum yapmak havada kalır. Kişiyi, buna iten bir motivasyon olmalı. Motivasyon da şudur: Ya kadını tanıyordur, bitmemiş bir hesabı vardır, ya ailesinin canını yakmak istiyordur, ya da öfkesini ortaya koyamamıştır gibi çok fazla spekülasyon yapabilirim. Eğer bu hiçbir şekilde bu kişiyle ilgili direkt belli bir tanışıklık ya da başka bir kazanç yoksa, o zaman bunu yapan insanın ya çok ağır bir kişilik bozukluğu ya da bir psikotik halinin olması gerekir. Bu gibi durumlarda, kişinin gerçeği değerlendirme yetisinde bozukluk olur, bir mantık aranmaz. Psikoz halinde de temel bir motife gerek yoktur" yorumunu yapıyor.
KESİK KOL DEHŞETİ DAHA ÖNCE DE YAŞANMIŞTI
Morg'taki bir cesetten kol çalma olayı ilk kez görülürken, geçmişte 2006 yılında Kocaeli'nin Gebze ilçesinde Çerkeşli ile Köseler köyleri arasında sürdürülen altyapı çalışmaları sırasında dirsekten kesilmiş iki adet kol bulunmuştu. Olay, basına 'Testereli katil' başlığıyla yansımıştı. Yine İstanbul'da Haliç'te ve Balat'taki bir çöplükte kesik bacak, Taksim Gezi Parkı'nda kesik kol ve bacak tespit edilmiş, Maltepe sahilinde bulunan kesik bacak ise herkesi hayrete düşürmüştü. Yine İstanbul Üsküdar'da siyah bir poşet içinden çıkan iki kesik kol ve Küçüksu Deresi'nde bir valiz içinde iki kesik bacak bulunurken, Ankara'da da bir kadına ait olabileceği tahmin edilen kesik kol ve bacak herkesi tedirgin etmişti.
GEÇEN YIL ALMANYA'DA BİR KİŞİYE İKİ KOL NAKLİ YAPILDI