Gökyüzündeki faciayı anlattı!
Tutuklu pilot gökyüzündeki faciayı anlattı: "Kemeri kendi çözdü. Uçuş takımları nizamiydi..."
FETHİYE (AHT)
Ölüdeniz Babadağ'dan tandem (ikili) uçuşa başladıktan sonra paraşütten kayıp yaklaşık 600 metre yükseklikten sarp kayalıklara düşerek hayatını kaybeden Makine Mühendisi Caner Güler ile birlikte uçuşu gerçekleştiren Yamaç Paraşütü Pilotu Murat Sait Yeşilbaçar, olayı anlattı. Yeşilbaçar'ın, nöbetçi mahkemedeki ifadesinde "Uçuş öncesi klips dediğimiz kemerler takılıydı. Müşterim panikleyip debelenince klips açılmış olabilir. Bu bir kazadır. Ben olaydan sonra durumu Jandarmaya bildirdim. Bu kazada benim ihmalim yok" diye kendini savunduğu öğrenildi.
Fethiye'nin Ölüdeniz Beldesi'ne eşi Miray Güler ile birlikte tatile gelen Bursalı Makine Mühendisi Caner Güler (27), Babadağ'dan 1 Eylül Perşembe günü tandem uçuş yapmak istedi. Güler, paraşüt eğitmeni Murat Sait Yeşilbaçar ile havalanmanın hemen ardından, yaklaşık 600 metre yükseklikten paraşütteki "Harnes" adı verilen tulumdan kayıp düşerek hayatını kaybetti. Yaklaşık on yıllık paraşüt eğitmeni olan Yeşilbaçar ise Belceğiz Plajı'na indi. Durumu jandarmaya bildiren Yeşilbaçar'ın ifadesine göre Caner Güler'in düştüğü yere ulaşan Jandarma ve paraşüt pilotları, Askeri helikopter ile cenazeyi alıp Fethiye Devlet Hastanesi morguna ulaştırdı.
Pilot Murat Sait Yeşilbaçar ise, 2 Eylül Cuma günü çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yeşilbaçar mahkemede verdiği savunmasında, müşterisinin tüm kontrollerini yaparak uçuşa kalktığını savunup, "Yaklaşık 15 yıldır yamaç paraşütü pilotluğu yaptığını, aktif olarak 10 yıldır 4 bin-4 bin 500 metre uçuşları gerçekleştirdiğini belirtti.
Yeşilbaçar'ın, "Kaza günü 3-4 uçuştan sonra bu müşterim ile uçtum. Bu müşterime de her müşteride olduğu gibi uçuş anında neler yapılması gerektiğini anlattım. Giydiği tulumdaki kılipslere ve kemerlere dokunmamasını söyledim. Kalkış sırasında hiçbir olumsuzluk yoktu. Havalandıktan 3-4 dakika sonra kaza oldu. Yolcu paraşütü yan taraflarından tutması gerekirken klipslerden tutunca kendisini de geriye attı. Birkaç kez debelendi. Sakin olmasını söyledim. Klipslerin açıldığını anlayınca yolcuyu kendime doğru çekmeye çalıştım. (Kendini bırakma iyi tutun) dedim. Gücü kalmamıştı, ellerini bırakma dememe rağmen ellerini yavaşça bıraktı. Bu anda düştü. Havalandığımız sırada uçuş takımı tam vaziyetteydi. Böyle olmasa zaten kalkış anında hemen düşerdi. Oysa kaza 4-5 dakika sonra meydana geldi. Benim ihmalim yok. Suçsuzum. Müşterim farkında olmadan debelenirken klipsleri açtı. Ben yere indikten sonra durumu doğruca Jandarmaya giderek anlattım" dediği öğrenildi.
ŞOFÖR DE İFADEYİ DOĞRULADI
Kaza ile ilgili olarak pilotun bağlı bulunduğu şirketin şoförü A.A.'nın da tanık olarak verdiği ifadede, "Uçuş öncesi yaptığımız kontrolde uçuş takımı nizamiydi. Klipsler takılıydı" dediği öğrenildi.
Ölüdeniz Yamaç Paraşütçüleri Kooperatifi Başkanı Cemal Övet, her müşteriye giydirilen ve paraşüte bağlanan "Harnes" adı verilen tulum üzerinde klipsleri göstererek, "Eğer bacağa bağlanan klipslerden biri takılı olsaydı bu kaza yaşanmazdı. Kişi kendisi açmış olabilir. Eğer yanlardaki ve beldeki klipsler yani kemer takılı olsa bile, ayağa takılı olan ya da aradaki klips açıksa, müşteri tarafından fark etmeden açılırsa bu tip kaza yaşanır" dedi.