Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam

        HT PAZAR / HEJA BOZYEL

        Kimse alınıp gücenmesin ama çocuğunuzun büyüdüğünde nasıl biri olduğu, tamamen sizin nasıl biri olduğunuzla alâkalı. Yok canım, başka bir Babalar Günü yazısı değil bu fakat “baba”yla çok alâkalı bir yazı. Çünkü Charlotte Gainsbourg adının geçtiği bir yerde babasını (Serge Gainsbourg) anmamak imkânsız. Zaten hal-hatır sorduktan sonra direkt babasından ve annesinden (Jane Birkin) bahsetmeye başladık. Lâf aynen şöyle ilerledi...

        İstanbul’a geleceğiniz için heyecanlı mısınız?

        Tabii ki! İstanbul hakkında çok şey duydum, görmeyi de çok istiyordum.

        Anneniz birçok kez konser için geldi buraya, neler anlattı size?

        Annem her seferinde çok sevdiğini söylüyordu İstanbul’u. Hatta bir seferinde benim çocuklarımı da götürmüştü İstanbul’a. Yalnız beni orada ne kadar tanıyorlar, şarkılarımı ne kadar biliyorlar emin değilim. O yüzden endişeliyim biraz.

        Emin olun bu konser için heyecanlanan çok fazla hayranınız var burada! Annenizden bahsetmişken; dünyanın en “cool” ebeveynlerine sahipsiniz. Bu çok güzel olsa da yan etkileri var mı?

        En büyük yan etkisi 40 yaşıma gelmiş olmama rağmen insanların hâlâ anne-babamı soruyor olması. Tabii ki onlarla çok gurur duyuyorum da kendi ülkemden birileri onlar hakkında bir şey sorduğunda sinirleniyorum çünkü zaten haklarındaki her şeyi biliyorlar! Bir de annem ve babam hakkında zaten anlatabileceğim her şeyi bugüne kadar anlattım. Eskiden bana ailemi sorduklarında özel hayatıma girdiklerini düşünür kızardım ama şimdi anlıyorum ki bu benim özel hayatım değil anne ve babamın özel hayatı. Onlar da o hayatı herkesin gözünün önünde yaşadılar. Bu durumdan nefret ediyordum. Yanlış anlama, senin bunları sormandan rahatsız olmadım, genel durumdan bahsediyorum...

        Bu özel hayat hakkında son soru o zaman...

        Bu sözlerin üstüne herhalde özel hayatıyla ilgili daha fazla soru sormam beklenmez ama “Özel hayat hakkında son soru o zaman” diyerek aktris-müzisyen ve annelik üçlüsünün altından nasıl kalktığını sordum. Aldığım cevap olabilecek en içten cevaptı: “Zor. Hepsinde iyi olmaya çalışmak daha zor. O yüzden de hiçbirinde iyi olmadığımı düşünüyorum. Böylece hep daha iyi olmaya çabalıyorum. Zaman, her şeye yetişmeye çalışmak en büyük sorunum. Yine de çok ayrıcalıklı bir hayatım var ve mutluyum.” Sırada tabii ki iş hayatı var. “Bugüne dek Madonna’dan Lars Von Trier’e kadar ulaşılmaz isimlerle çalıştınız. Size en çok ilham veren kim oldu?” oluyor işle ilgili sorum. “Herkes, her şey bana ilham veriyor. İnsanları onları ne kadar tanıdığıma göre değerlendirmiyorum. Bu arada Madonna dedin. Madonna ile çalıştım ama hiç yan yana gelmedim. Benim için şahane bir işti o çünkü hem müzikle ilgiliydi hem de babam ve annemle ilgisi olmayan ilk işimdi” diye cevaplıyor. Tamam artık, herkesin bir anne-baba sorunu olduğunun en büyük kanıtı Charlotte Gainsbourg! Sırada sinema ile ilgili sorularım vardı ama maalesef hem süremiz hem de sayfa doldu. “Konsere gelecek misin?” diye bu kez o sordu telefonu kapatmadan önce. “O nasıl soru ayol, sen benim idollerimden birisin Charlotte’cuğum, konserini kaçırır mıyım” diyesim geldi ama edebimle “Tabii ki” diyerek kapattım telefonu. İstanbul’da görüşmek üzere Charlotte...

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ