'Sanat ve moda yeni ufuklar yaratıyor'
2012 sonbahar-kış koleksiyonu için Lacoste, Amerikalı ressam Micah Lidberg ile ortak bir çalışmaya imza attı. Lidberg'in ağzından, "Kapsül" adlı özel koleksiyonu...
ESRA ÇORUH
GAZETE HABERTURK- HT CUMARTESİ
Kendinizden bahseder misiniz?
İngiltere’deki eğitimim sonrası Amerika’nın farklı yerlerinde kendimi geliştirdim. Tasarıma ilgim, doğanın gizemi ve tutkum sanatımı geliştiren unsurlar oldu. Desen ve renkleri çok seviyorum. Eserlerim Zürih’te Illustrative 08; California’da Archive, New York’ta OpenSpace, Londra’da ise LCB Depot & Coningsby ve It’s Nice That gibi galerilerde sergilendi.
Çalışmalarınızı anlatır mısınız?
Renkli, ayrıntılı ve hareketli detaylar ön planda. Çocukluğumdan beri her zaman çevreyi ve doğanın yaradılışını çizmeyi sevdim. Doğa keşfedilmeye ve paylaşılmaya hazır bereketli bir oda gibi.
Özel ilgi alanlarınız neler?
Bilim ve doğal hayatın yanında güzel sanatlar, endüstriyel tasarım, mimarlık, moda ve felsefeyi seviyorum. Saydıklarımın hepsi farklı ve birbirinden ayrı disiplinler olarak gözükse de evren ve hayatı sorgulamak üzerine kurulu olduklarını düşünüyorum.
Sanatla moda arasındaki bağ nedir?
Hem sanat hem moda bize yeni deneyimler ve ufuklar yaratmak için çabalıyor. Her ikisi de renk, malzeme, kompozisyon ve enerjiyi dünyada yeni bir şeyIer yaratmak için kullanıyor. Bu derin bir insan davranışı. Bu yüzden sanat ve modayı bu kadar çok seviyoruz.
Lacoste hakkında ne düşünüyorsunuz?
Lacoste çok uzun zamandır sevdiğim bir marka. Kişisel tarzım, klasik ve basit parçaların, fantastik ve enerjik detayların birleşmesinden olu şu yor. Lacoste L!VE ise genç bir marka. Klasik este tik bir çizgide yaratıcılığı buluşturuyor.
Lacoste L!VE projeyle geldiğinde ne hissettiniz?
Marka benden tamamen kendim olmamı istedi. Koşullara göre saf ve basit ya da detaylı ve patlamaya hazır olmayı seviyorum. Renkli ve eğlenceli bir koleksiyon olmasını istedim.
Marka için tasarladığınız “Kapsül” koleksiyonunu anlatır mısınız?
Koleksiyonumun samimi ama aynı zamanda iyimser ve enerjik olmasını hedefledim. Parlak renkler ve hareketler kullandım, absürd hikâyeler anlattım. Çocukluğumdan kalma hatıra ve anılar var: dinozorlar, ormanlar, uçan daireler, boynuzlu atlar... Klasik Rene ayakkabıyı hayvan desenleriyle tekrar yorumladım. Koleksiyonun genç bir kalbi var, zaten baştan beri erişkin olmanın yaşlı anlamına gelmediğini savunuyorum. Yaşlı olmak, merak duygusunun kaybolması demektir.