Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar ‘Onu affettim iyileşmeye çalışıyorum’, Kaçırılarak 11 yıl boyunca tutsak kalan Michelle Knight, kurtarılmasından bir yıl sonra kaybettiği yılların hikâyesini, “Beni Bulun” adlı kitabında yazdı, Deniz ŞAHİNTÜRK

        Deniz ŞAHİNTÜRK / HT PAZAR

        Michelle Knight, Gina DeJesus ve Amanda Berry isimli üç kadın, Ariel Castro’nun evinde on yıla yakın bir süre tutsak edilmiş ve akla gelmeyecek işkencelere maruz kalmıştı. 22 Ağustos 2002’de kaçırılan ve 11 yıl boyunca Castro’nun elinde tutsak kalan Knight, kurtarılmasından bir yıl sonra kaybettiği yılların hikâyesini, “Beni Bulun” adlı kitabında yazdı.

        6 Mayıs 2013’te Cleveland’da polise gelen bir telefon, tüm dünyayı şoke eden bir tutsaklığın vahşet dolu hikâyesini gözler önüne sermişti. Michelle Knight, Gina DeJesus ve Amanda Berry isimli üç kadın, Ariel Castro’nun evinde on yıla yakın bir süre tutsak edilmiş ve akla gelmeyecek işkencelere maruz kalmıştı. 22 Ağustos 2002’de kaçırılan ve 11 yıl boyunca Castro’nun elinde tutsak kalan Knight, kurtarılmasından bir yıl sonra kaybettiği yılların hikâyesini yazdı. Ancak Knight’ın hikâyesinde korku, çaresizlik ve itaat yerine güç, umut ve merhamet vardı. “Daima bir kurban değil bir savaşçı olduğunuzu hatırlayın” diyen Knight ile kitabı “Beni Bulun” hakkında bir söyleşi yaptık.

        Ariel Castro’nun evinde kendinizi “görünmez” hissettiğinizi ve kaybolduğunuzda çoğu insanın yokluğunuzu fark etmediğini yazdınız. Kaçırılmadan önce, ailenizle yaşarken bu şekilde hissetmiş miydiniz?

        Evet, bazen o şekilde hissediyorum. Zaten kitabı yazma sebebim de bu. Kendini görünmez ya da unutulmuş hisseden herkese ses vermek istiyorum. O insanların güç kaynağı olmak ve hayattaki bütün zorluklara rağmen mutlaka her şeyin üstesinden gelebilecek güce sahip olduklarını göstermek istiyorum.

        Esir tutulan diğer iki kadın ailelerine dönerken, siz kendi ailenizle buluşmamayı seçtiniz. Ailenize kızgın mısınız yoksa geçmişte olanları affedebilecek misiniz?

        Şu anda sadece kendi sağlığıma odaklanmış durumdayım, iyileşmeye çalışıyorum.

        Ailenizle tekrar bir araya gelmeyi düşünüyor musunuz?

        Şu an bu soruya verecek bir cevabım yok.

        ‘ZİHNİM DE BEDENİM DE GÜÇLÜ’

        Geçmiş röportajlarınızın birinde Castro’nun cesur yapınız sebebiyle özellikle size karşı çok sert tavırları olduğunu söylemiştiniz. Esaret altında geçirdiğiniz bunca yıla ve başınıza gelen bunca kötü şeye rağmen nasıl bu kadar güçlü durabiliyor ve onun istediği doğrultuda hareket etmeyebiliyorsunuz?

        İçimde muhteşem bir sadakat vardı, hâlâ da var. Zihnim de güçlü. Aynı şekilde bedenim de. Castro’nun yaşama olan bağlılığımı azaltmasına izin vermeyeceğim.

        Kitabınızda esaretiniz boyunca sürekli oğlunuzu tekrar görmeyi hayal ettiğinizi yazmışsınız. Bu hayal, başınıza gelen her şeye rağmen hayata tutunmanızda nasıl bir rol oynadı?

        O sahne benim yaşama sebebim zaten. ‘İNSANLARA UMUT VERECEK’ ■■ Castro’nun başka bir kadını daha esir tuttuğunu ilk fark ettiğinizde ne hissettiniz? Kadın için çok korktum, Castro’ya ise sinirlendim.

        Bırakın geçirdiğiniz süreci konuşmayı, o anları düşünmek bile sizin için oldukça zor olmalı. Buna rağmen bütün olanları bir kitaba dökmeye nasıl karar verdiniz?

        Neden insanlara hikâyenizi anlatma gerekliliği hissettiniz? Evet, çok zordu, hâlâ öyle. Ben, hikâyemin hayata tutunacak gücü kalmadığını düşünen ve mücadele eden insanlara umut vereceğini düşünüyorum.

        Kitabı yazarken en çok zorlandığınız noktalar nelerdi? Bu zorluğu yaşarken, neyden ya da kimden güç aldınız?

        Tek bir şeyde zorlandığımı söyleyemem. Bütün süreç benim için çok zordu.

        YENİ ARKADAŞLAR EDİNİYORUM’

        Esaret altında geçirdiğiniz bu kadar yılın ardından normal hayata alışmak zor olmalı. Bu süreçte en büyük desteğiniz kimdi?

        En çok neye alışmakta zorluk yaşadınız? Etrafımda bana destek olan ve güvendiğim insanlar olduğu için çok şanslıyım. Yeni arkadaşlar ediniyorum ve bu da bana heyecan veriyor.

        Röportajlarınızın birinde Ariel Castro’yu affettiğinizi söylemiştiniz. Size yaptığı bu kadar şeyden sonra onu nasıl affedebildiniz?

        Öfke insandan çok fazla enerji çalıyor. Bu yüzden öfkemi bir kenara bırakıp onu affetmeye karar verdim. Şef olmak istiyorum’

        Kurtarılışınızın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen oğlunuzla görüşemediniz. Aynı zamanda ebeveyn haklarınızı aramak için mahkemeye de gitmemeyi seçiyorsunuz. Bu kararın ardında ne var?

        Bu soruyu cevaplayamam.

        Yeni hayatınızda mutlaka başarmak istediğiniz şeyler vardır. İleride neler yapmak istiyorsunuz? Kendiniz için nasıl planlarınız var?

        Aşçılık okuluna gidiyorum ve şef olmak istiyorum. Bir gün kendi restoranımı açmayı istiyorum.

        Son olarak okuyucularınıza nasıl bir mesaj vermek istiyorsunuz?

        Onlara sadece bir tavsiye verecek olsanız ne derdiniz? Hiçbir zaman kurban değil, kazanan olduğunuzu unutmayın derdim.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ