Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin yeni dönem enerji yol haritasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, yenilenebilir, nükleer, doğal gaz-petrol ve elektrik altyapısının da aralarında bulunduğu 200 milyar dolarlık proje setiyle yeni döneme hazırlandıklarını söyledi. İkinci ve üçüncü nükleer santrallerle ilgili Rusya, Güney Kore ve Çin ile görüşmelerin devam ettiğini belirten Bakan Bayraktar, “Trakya’da mutlaka bir nükleer santrale sahip olmamız lazım” dedi. Bakan Bayraktar, her yıl 1.500 megavat rüzgar projesi ile 2035’e kadar 5000 megavatlık denizde rüzgâr projesi hedefi bulunduğunu kaydetti. Orman yangınlarından olumsuz etkilenen Muğla’daki Yeniköy Kemerköy elektrik santraline mutlak suretle ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Gabar’daki petrol rezervi, ve Karadeniz gazı ile ilgili de önemli mesajlar verdi.

Habertürk Ankara Temsilcisi Fevzi Çakır’ın da aralarında bulunduğu gazetelerin Ankara Temsilcileri ile bir araya gelen Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın mesajları şöyle:

İKİ TEMEL GÖREVİMİZ VAR: Türkiye’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın temelde bir tane görevi var; vatandaşlarımıza kesintisiz, kaliteli ve ucuz enerjiyi tedarik etmek. Türkiye enerji talebi sürekli büyüyen bir ülke. Birinci önceliğimiz artan talebe karşılık arz güvenliğini sürdürülebilir bir şekilde sağlamak. İkinci husus, Türkiye maalesef hepinizin bildiği enerjide dışa bağımlı. Bugün itibarıyla birincil enerji kaynağı dediğimiz kaynakların yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyoruz. Türkiye bugün ham petrolde yüzde 92 dışa bağımlıdır. Onun için Gabar keşfi, o bölgedeki aramalar, Türkiye’nin diğer bölgelerindeki aramalar çok kıymetli. Petrolün yüzde 92’sini, doğal gazın yüzde 99’unu ithal ediyoruz. Dolayısıyla artan talebi karşılamamız lazım ve dışa bağımlılığı da düşürmemiz lazım.

TEMEL HEDEF ARZ GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK: Bütün dünyanın gündeminde iklim değişikliğiyle mücadele var. Bu anlamda dünya ekonomileri, bütün ülkeler dönüşüm içerisinde. Buna düşük karbon ekonomilerine geçiş deniyor. Türkiye olarak biz de artık Paris İklim Anlaşması’nın tarafıyız. Ama onun daha ötesinde, 2021 yılında Cumhurbaşkanımız dünyaya şunu ilan etti. Türkiye 2053 yılında, yani bugünden 30 yıl sonra karbon nötr bir ekonomi olacak. Yani önümüzdeki 30 yıl içerisinde ulaştırmadan binalara, sanayiden tarıma ve enerjiye, bütün alanlarda çok büyük köklü bir dönüşüme ihtiyaç var. Mesela ulaştırmada elektrikli araçlar çok yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanacak, elektrikleşme her alanda artacak. Dolayısıyla enerjide bu üç temel açmazla uğraştığımız bir dünya var. Ve enerji işinin doğası şöyle: Biz saniyelerle iş yapıyoruz, yani benim her an elektriği size sağlamam lazım. Her saniye ocakta doğal gazın olması lazım ve akaryakıta her istediğiniz anda erişmeniz lazım. Dolayısıyla saniyelerden 100 yıla giden süreçteki bir alanı yönetiyoruz. Mesela Akkuyu Projesi 60+20 yıl, yaklaşık 80 yıllık ömrü olan bir santral. Hükümetler arası anlaşmalar, izinler, çevre vesaire bütün bunları tamamlayıp kazmayı vurduğunuz zamandan 80 sene sonrası 2100 yılı. Birçok disiplinin bir arada olduğu ve uluslararası ilişkilerin önemli olduğu bir alan. Dolayısıyla temel hedeflerimizden bir tanesi şu: Arz güvenliğini kesintisiz şekilde sağlamak. Bunu mümkün olan en rekabetçi, en ucuz şekilde sağlamak. Ama bu sağlarken de yerlileşmeye, yani yerli kaynağın kullanımına azami ölçüde önem vermek gibi bir vizyon ve hedefle yola çıkıyoruz.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ