Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye, İngiltere’den sonra ABD’ye en çok öğrenci gönderen ikinci Avrupa ülkesi. 10 binin üzerinde Türk öğrenci bu ülkede yükseköğretim kurumlarında eğitim alıyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Başkonsolosu Jennifer Davis’in davetinde ABD’nin en uzun soluklu ve prestijli burs programlarından biri olan ABD üniversitelerinde lisans üstü eğitim ve araştırma için gençlere verilen Fulbright Programı mezunları buluştu.

Bu buluşmada 1.5 yıldır İstanbul’da bulunan ABD İstanbul Başkonsolosu Jennifer Davis Gazete Habertürk Eğitim Editörü Pervin Kaplan’ın sorularını yanıtladı. Oxford Üniversitesi’nde burs alarak uluslararası hukuk alanında yüksek lisans (LLM-Master of Law) yapan Davis’e göre yurtdışında eğitim önemli. Davis, “Diğer ulusların bakış açılarını görmek, dünyayı farklı perspektiflerden görmemi sağladı ki bu, bir diplomat olarak şimdiki rolüm için son derece önemli” diyor. Davis’in eğitimle ilgili sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

DAHA ÇOK ÖĞRENCİYE BURS: Öğrenci burslarında hükümetin yaptığı herhangi bir kısıtlama bulunmuyor. ABD’de çok ünlü ve saygı duyulan bir burs olan Fulbright bütçesinde de kısıtlama yok. ABD hükümetinin amacı daha fazla öğrenciye burs vermek.

KRİZ ÖĞRENCİ SAYISINI ETKİLEMEDİ: İki ülke arasında bir ara vize krizi yaşandı. Ama bu öğrenci sayısını etkilemedi. Zaten eğitimlerine engel olmamak için öğrenci vizelerini durdurmamıştık.

10 BİNDEN FAZLA TÜRK ÖĞRENCİ VAR: Türkiye, İngiltere’den sonra ABD’ye öğrenci gönderen Avrupa’daki ikinci ülke. 2016-2017 öğretim yılında ABD’de öğrenim gören Türk öğrenci sayısı 10 bin 586 oldu. Bu öğrencilerin yüzde 23.3’ü lisans, yüzde 45.1’i lisansüstü programlarında kayıtlı.

FARKLILIK VE ÇEŞİTLİLİK GÜÇ DEMEK: ABD’de binlerce üniversite var ve binlerce uluslararası öğrenci bu üniversitelerde okuyor. Üniversitelerimizi özel kılan da bu. Çünkü farklılıklar ve çeşitlilik güç demek.

NEDEN YURTDIŞINDA OKUDUM?: Avukat olarak hayata atılmak üzereydim ve Kuzey Carolina dışında hiçbir yerde yaşamamıştım. Çalışma hayatıma başlamadan önce başka bir ülkede okumanın ve yaşamanın önemli olduğunu düşündüm. Yurtdışında yaşayarak diğer ulusların bakış açılarını görmek, dünyayı farklı perspektiflerden görmemi sağladı ki bu, bir diplomat olarak şimdiki rolüm için son derece önemli. Hâlâ çok vatanseverim ve Amerika’nın özgürlük ve açık toplumları destekleyen rolüne çok inanıyorum ve vatanseverliğimin daha sorumlu ve kendinin farkında olduğunu söyleyebilirim. Mesleğimde, bir diplomat olarak, yurtdışında eğitim gören veya seyahat eden, başka dilleri öğrenen ve farklı bakış açılarıyla karşılaşmış kişilerin, başkalarıyla ilişkilerinde dar görüşlü ve kendini beğenmiş olma ihtimalinin çok daha düşük olduğunu görüyorum.

OXFORD’A GELİNCE ELİME HARİ- TAYI ALDIM: Oxford’da Avrupa odaklı uluslararası hukuk ve çatışma çözümü üzerine eğitim aldım ve bu beni dünya hakkında daha fazla bilgi edinmeye itti. Oxford’daki ilk günümde bir dünya haritası aldım ve seyahatlerimi ve okumalarımı planlamak için duvara astım.

TEK BAŞIMA SEYAHAT ETTİM: Avrupa’da genelde kendi başıma seyahat ettim ve bol bol okudum. Yılın sonunda, daha iyi bir kültürel anlayışa katkıda bulunmak için kendimi taahhüt etmek istediğimi fark ettim ancak bu hedefi nasıl takip edeceğimi henüz bilmiyordum. Ancak 11 Eylül’den kısa bir süre sonra, ülkemize bir diplomat olarak hizmet etmek ve Birleşik Devletler’in dış politika hedeflerini ve değerlerini dünyaya daha iyi açıklamak istediğimi fark ettim.

ASKER AİLENİN KIZIYIM: Babam, kız kardeşim ve iki büyükbabam da ABD askerlerindendi, bu nedenle ailem için hizmet önemlidir. Hizmetimin savaşlardan nasıl kaçınılacağına ve eğer kaçınılmaz olursa bir an önce nasıl son verilebileceğine odaklanmasını istedim.

 

BEN DE BURSLU OKUDUM: Oxford’da okumak için Rotary International’dan tam burs aldım. Burs, hayatımı değiştirip, dünyayı bana açtı. Uluslararası Rotary’nin, üyelerinin başkalarıyla olan ilişkilerinde nasıl davranması gerektiği konusunda “Dört Yönlü Test”i vardır. Konuşmadan önce şunları soruyorlar “Gerçek mi? Bütün ilgili olanlar için adil mi? İyi niyet ve daha iyi arkadaşlıklar kuracak mı? Tüm ilgili kişiler için faydalı olacak mı?” Hepimiz kendimizi Dört Yönlü Test’e adamış olsaydık, dünya daha iyi bir yer olurdu.

‘TÜRK KADINI ÇOK GÜÇLÜ VE AKILLI

Davis, boş zamanlarını nasıl geçirdiğini şöyle anlatıyor: “Boğaz’da yürüyorum, koşuyorum ve lokantalara gidiyorum. 10 ve 13 yaşlarında 2 oğlum var. Onlarla en iyi zamanı futbol oynayarak geçiriyoruz. 1.5 yıldır İstanbul’dayım. İstanbul çok güzel. Türk kadınlarını ise çok güçlü, çok akıllı, çok dayanıklı ve entelektüel buluyorum.”

VİZE GÖRÜŞMESİNDE BUNLARA DİKKAT!

ABD İstanbul Başkonsolosu Jennifer Davis vize almaya gelen öğrencilere de nasıl davranmaları konusunda şu önerilerde bulunuyor:

“Başvuru sahipleri, görüşme konusunda anlaşılır bir şekilde gergin olurken, memurlarımız çok profesyonel, dostça davranır ve onlara ABD vizesi yasalarına uygun olarak tam bir değerlendirme yaparlar. Bunun bir mülakat olduğunu unutmayın, belge incelemesi değil. Vize için nitelikli olduğunu göstermek için, konsolosluğa sözlü olarak gerçek bir öğrenci olduğunuzu ve okul için ödeme yapma hakkınızın olduğunu göstermeniz gerekir. En önemli şey, getirdiğiniz belgeler değil, sorulan sorulara nasıl cevap verdiğinizdir.”

JENNIFER DAVIS KİMDİR?

Jennifer Davis, strateji yazımı konusundaki George Kennan ödülü alan Amerikan Milli Güvenlik Akademisi’nin 2016 yılı mezunu. 2012-2015 yılları arasında ABD Dışişleri Bakanları Hillary Clinton ve John Kerry’nin yönetici asistanlığını yaptı. ABD’nin birçok ülkedeki temsilciliklerinde çalıştı. Dışişleri Bakanlığı’na katılmadan önce bankacılık ile medya konularında uzman kurumsal avukattı. Yargıç James C. Fox ile çalıştı. Chapel Hill Kuzey Carolina Üniversitesi’nde hukuk okudu. İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nden uluslararası hukuk alanında BCL (LLM) derecesi aldı.