Alaska Zirvesi: Tarihsel hafıza üzerinden kurulan jeopolitik mesaj
ABD Başkanı Trump ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in Alaska'da tarihi buluşması yalnızca diplomatik bir tercih değil; Çarlık Rusya'dan Soğuk Savaş'a uzanan tarihsel hafızayı, Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında verilen jeopolitik mesajları ve küresel güç rekabetinin sembolik sahnelerini bir araya getiriyor.
ABONE OLABD ile Rusya’nın uzun zamandır beklenen liderler zirvesinin Alaska’da yapılması, hem Washington hem de Moskova açısından derin sembolik anlamlar taşıyor. Buluşma, iki ülkenin “komşu” olduğuna vurgu yaparak, mesafenin yalnızca Bering Boğazı kadar kısa olduğunu hatırlatıyor.
Rus kamuoyunda ise bu açıklama, 19. yüzyılın sonlarında Çar II. Aleksandr’ın Alaska’yı Amerika Birleşik Devletleri’ne satması ya da bazı tarihçilere göre 99 yıllığına kiralaması olayını hatırlattı. 30 Mart 1867’de imzalanan anlaşma ile Alaska, 7,2 milyon dolar karşılığında ABD’ye devredildi. O dönem “Amerika Rusyası” olarak bilinen bölge, nüfusunun büyük kısmı hâlâ putperestlik ve şaman inançlarını sürdüren yerli halktan oluşuyor, sert iklim koşulları nedeniyle ekonomik açıdan cazip görünmüyordu. Ancak altın ve stratejik madenler, devrin ardından yıllar sonra keşfedilecekti.
Bugün hâlâ Rus milliyetçileri arasında bu devrin niteliği tartışma konusu. Kimilerine göre bu karar, Çarlık yönetimine sızmış “Yahudi Mason ittifakı”nın baskısı sonucu alınırken, bazılarına göre ise 99 yıllık kiralama süresi 1968’de doldu ancak Sovyetler geri alamadı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Boris Yeltsin döneminde bile Alaska’nın geri alınması yönünde bir girişim olmadı.