Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Amerika'da tarım ve biyoteknoloji... Çiftçi Adam Jones'un hikayesi
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Adam Jones, 36 yaşında ABD’li genç bir çiftçi.

        Babası ve onun üç kuşak daha atası şimdi soya fasulyesi ve mısır ektiği topraklarda çiftçilik yapmış.

        Yani Adam Jones dördüncü kuşak çiftçi.

        3 bin 500 dönüm toprakları var. “Ben Amerika’da küçük bir çiftçiyim” dediğinde, orada bulunan herkes güldü ve şaşırdı. Acaba mütevazılık mı yapıyor diye düşünürken, ciddi olduğunu sonradan anladık.

        ABD’deki tarım, orman ve şehir arazilerinin durumu.
        ABD’deki tarım, orman ve şehir arazilerinin durumu.

        ABD'nin tarıma ayrılan toprakları Türkiye’den büyük. Çiftçi başına düşen tarım arazisi 1800 dönüm. Türkiye'de bir çiftçinin ortalama 56 dönüm arazi var.

        Biz şaşırmayalım da kim şaşırsın?

        BİR KİŞİNİN YÖNETTİĞİ DEVASA TARIM ARAZİSİ

        Bize uçsuz bucaksız gelen bu tarım arazisini yüzlerce işçiyle işliyor olmalıydı Adam ama etrafa sadece bir orta yaş üstü adam vardı, bir de sürekli fotoğraflarımızı çeken karısı.

        Şaşırmaya devam ediyoruz.

        Bu çiftlikte sadece kendisi çalışıyor ve hiç işçi kullanmıyor Adam.

        Buna inanmadık tabi!

        Ancak bu da gerçek çıktı. Dünyanın en büyük tarım üreticilerinden biri olan ABD’de, tarımda çalışan nüfus oranı % 1.35, Türkiye’de ise % 9.

        Neden tek başına çalıştığını gösterdi bize. Devasa boyutlarda onlarca tarım makinesi vardı.

        Boyumun üç katı büyüklükte ve daha önce hiç görmediğim ürkütücü boyuttaki hasat makinesinin önünde fotoğraf çektirirken, çiftlikteki araçlarının sayısını bilmediğini söyledi. İkimiz de güldük.

        Benim gülmem artık acı veren bir gülümsemeydi.

        ETKİLEYİCİ TARIM ARAÇLARI

        O devasa cihazın fiyatı 600 bin dolardı. Bizdeki traktörlerin iki katı olan traktörünün artık fiyatını sormadık.

        Bizim çiftçilerin bu araçları almasının imkanı yoktu.

        Adam Jones o devasa cihaza binip tohum ekiyor, sonra bir başka ürkütücü büyüklükteki aracına binip ilaçlama yapıyor ve son olarak yine devasa makineyle hasat yapıp soya fasulyesini silolarına dolduruyor.

        3500 dönüm arazinin yarısına Mısır ekmiş.

        Araçlarının hepsi Mısır ekimine, hasadına, ilaçlamasına da uygun.

        Çiftçiler makineleşme ve dijitalleşme konusunda şaşırtıcı şekilde uyumlu.

        Bir tarım işçisinin 2,5 ton mısır için harcadığı zaman.
        Bir tarım işçisinin 2,5 ton mısır için harcadığı zaman.

        Biz Türkler genelde bir işten ne kadar para kazanıldığını merak ederiz.

        Soruldu bu soru Adam’a.

        Sır vermedi tabii. Ancak ikinci bir işte, bankada çalıştığını da söyledi.

        Eh artık şaşırmıyoruz.

        Yani 3500 dönüm araziyi tek başına ekip biçsin (nedense onan inanmak istemiyorduk), bir de ikinci bir işte çalışsın. Olacak iş değil!

        Fakat aramızda bir tarım ekonomisti vardı ve Türklere özel pratik zekasıyla Adam’ın yılda kaç para kazandığını kısa sürede hesapladı. Bu genç adam baya iyi durumdaydı. Durumu öğrenince nedense rahatladık!

        Tarımdaki çiftçi sayısı ve tarım üretimi.
        Tarımdaki çiftçi sayısı ve tarım üretimi.

        DÖRT KUŞAK DEVAM EDEN ÇİFTİÇİ AİLELERİ

        30 dönüm arazisi olan Sakarya’daki bir çiftçinin, on işçi çalıştırdığını ve işinin ne kadar zor olduğunu bir gün boyunca bana anlattığını hatırladım.

        Bir şey daha vardı hatırladığım: Sakarya’daki çiftçi bu güzelim 30 dönümlük üzüm bağını satışa çıkarmıştı. Çünkü oğlu bu işi yapmak istemiyordu ve Toyota fabrikasında güvenlik görevlisi olmuştu.

        Hep sürmek istediğim o meşhur Amerikan pikabıyla Adam John’un babası yanımıza geldi ve sessizce bir yere oturdu. Yanına gittim, “Babanız ve dedeniz de çiftçi miydi?” dedim (niyeyse Adam’ın söylediklerini teyit ettiriyordum sürekli!).

        “Evet” dedi gülümseyerek. “1890’lardan beri bu toprağı ekip biçiyor bizim aile” diye ekledi bir de.

        Sakarya’daki çiftçinin oğlu babasının yaptığı işten nefret edip, güvenlik görevlisi olurken, bu sempatik (ve pikabı çok havalı) çiftçinin oğlu Adam, “Biz gençler çiftçilikten hoşlanmayı bırakın, bu işe aşığız” dedi bize.

        DEVLET TABAN FİYATI BELİRLEMİYOR, DESTEKLEME ALIMI DA YAPMIYOR

        Amerikan Devleti Adam Jones’in ektiği soya ve mısıra bir taban fiyatı belirlemiyordu.

        Tarım Bakanlığı ona mazot, gübre, elektrik, su desteği de vermiyordu.

        Toprak Mahsulleri Ofisi diye bir kurum yoktu, dolayısı ile destekleme alımı da yapılmıyordu.

        Tarım il müdürü de yoktu ki, gelip Adam gerçekten mısır ve soya ekiyor mu denetlesin…

        Tamamen serbest piyasa beliyordu kuralları. Mutsuz olan da yoktu.

        UZAY ÜSSÜ GİBİ TARIM ARAŞTIRMA MERKEZİ

        Amerika’da tarım sektörünün içinde geçirdiğim 6 günde, kafamdaki birçok şey alt üst oldu, karıştı ama sonra yerli yerine oturdu.

        Amerikan Soya İhracatçılar Konseyi (USSEC) davet emişti beni. Türkiye’den son derece seçkin bir grubun içine dahil olmuştum. Aramızda tıp, genetik, biyoloji profesörleri, tarım uzmanları, bakanlık görevlileri, gıda sektörü temsilcileri ve iki de gazeteci vardı.

        Grup öylesine alanına hakimdi ki, Missori Üniversitesi'nde, Soya Üreticileri Birliği'nde ya da Tarım Bakanlığı'ndaki sunumlarında sorularıyla konuşmacıları fena sıkıştırmıştı.

        Tüm sorular adamların beklemediği yerden sorulmuştu.

        Tek bir yerde bizim ekip sus pus oldu ve sorularıyla kimseyi sıkıştıramadı: Dünyanın en büyük tarım araştırma merkezi olan, “Donald Danforth Plant Science Canter”da .

        Orada gördüklerim, nükleer savaştan sonra yok olan dünyadaki bitkileri, Marsa kurdukları laboratuvarda bioteknoloji ile yeniden üretmeye çalışan insanları anlatan bilim kurgu filmine benziyordu.

        Tamam benim için öyleydi diyeyim. TAGEM’in, Hacettepe Üniversitesi’nin gelişmiş laboratuvarlarında çalışan ekip arkadaşlarımı benim kadar şok etmedi ama onları hayran da bıraktı.

        Gördüklerimiz dünyadaki tarım alanında yapılan en ileri bioteknoloji çalışmalarıydı.

        Amerika tarımda başka bir şey yapmıştı, bu yüzden Adam Jones tek başına 3 bin 500 dönüm araziyi yönetebiliyordu. Dünyanın en büyük araştırma merkezini de devlet değil, tarımdan para kazanan insanlar kurmuştu.

        Peki ne yaptı Amerika?

        Yarın:

        Makineleşme, bioteknoloji, tarım ekonomisinin yönetimi ve devletin tartım politikası...

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ