Aras Bulut İynemli’nin öğretmeni Ülkü Anadol: En büyük ödülünü henüz almadı
Oyuncu Aras Bulut İynemli'nin lisedeki edebiyat öğretmeni Ülkü Anadol, öğrencisinin başarılarına hiç şaşırmadığını belirterek, "Aslında her öğretmen biraz kahindir. Aras birçok ödül kazandı, ama en büyük ödülünü henüz almadı. Kendi senaryosunu yazacağı bir filmle bu ödülü alacağını hissediyorum" dedi
Oyuncu Aras Bulut İynemli'nin lisedeki edebiyat öğretmeni Ülkü Anadol açıklamalarda bulundu. Öğrencilik hayatında münazara ve tiyatro kulüplerinden bilgi yarışmalarına, bilim ve teknoloji etkinliklerine kadar pek çok alanda aktif olan İynemli’nin elde ettiği başarıların kendilerini hiç şaşırtmadığını söyleyen Anadol, "Okul ikincisi olarak mezun oldu ve iyi bir üniversiteyi kazandı. Hemen sonrasında dizisinin çok başarılı olması inanın hiç sürpriz olmadı bizim için; son derece mutlu olduk, gurur duyduk. Okulumuz, İstanbul'un ilk 10 lisesinden biri. Dolayısıyla sınıf arkadaşları da dönem arkadaşları da çok başarılı öğrencilerdi ve her alanda birbirlerini yüreklendirerek devam ettiler." ifadelerini kullandı.
"ÇOK VEFALI BİR ÖĞRENCİ"
İynemli’nin lise arkadaşları ve öğretmenleriyle bağını hiç koparmadığını anlatan Anadol, şöyle devam etti; "Aras bize sonsuz bir gurur yaşatıyor. Mutlaka bütün projeleri çok değerliydi, ama öğretmenleri için, özellikle de benim için, Atamızı canlandırdığı proje çok değerliydi. O projenin hazırlık aşamasındayken bana yazmıştı, 'Hazırlanıyorum ve çok heyecanlıyım' Ben de desteklediğimi ve en iyisini yapacağını bildiğimi söyledim. Ve yine yanıltmadı. İlk dakikasından son dakikasına kadar gözyaşlarıyla izlediğim bir projeydi, beni çok mutlu etti. Çok vefalı bir öğrenci; mutlaka arar, sorar. Biz de onu olabildiğince her alanda desteklemeye çalışıyoruz."
"ONU ÇOK SEVİYORUM"
Aras Bulut İynemli’yle ilgili, hala aklına geldikçe tebessüm etmesine neden olan bir anısını da Anadol şöyle paylaştı; "Bir gün sınıfa girdim; zannediyorum 11’inci sınıftalardı. Kısa bir hikaye yazdırmak istediğimi söyledim. Amaç, hikayenin sonunda gülümsememizdi. İçinde mizahi unsurlar olan hikayeler yazılacaktı ve bizi tebessüm ettirecek hikayeler olmalıydı. Aras önce biraz yazmıyormuş gibi yaptı, sonra baktım tamamlamış. 'Bakabilir miyim?' dedim. Aslında atölye çalışmasındaki bütün hikayeler sınıfta okunuyor. 'Evet, özellikle sizin önce okumanızı istiyorum' dedi. Hikayeyi okudum; içerisinde inanılmaz yaratıcı unsurlar ve mizah vardı. Her cümlesinde gülümsemem arttı. En sonda şöyle bir ifade vardı, 'Ve herkes anladı ki büyük kahkahalar küçük sürprizlerden doğar, tıpkı öğretmenimizin gülümsemesi gibi' Bunu okuyunca yüzümdeki gülümseme tüm gün devam etti. Hala hatırlıyorum; onu çok seviyorum."
"EN BÜYÜK ÖDÜLÜNÜ HENÜZ ALMADI"
Anadol, sözlerini şöyle sürdürdü; "Aslında her öğretmen biraz kahindir. Aras’la ilgili o kehanetim, birçok ödül aldı ama en büyük ödülünü henüz almadı diye düşünüyorum. Senaryosunu kendi yazdığı bir filmle en büyük ödülünü alacak diye hissediyorum. Her öğretmen, öğrencinin içerisindeki hazineyi keşfetmeye çalışır; tabii ki hepsi oyuncu olmak zorunda değil, hepsi matematikle ilgilenmek zorunda değil. Bir başka öğrenci futbolla ilgileniyor olabilir, onu da beden eğitimi öğretmeni mutlaka görecektir ve yönlendirecektir. Ya da belki hiçbir özel ilgi alanı yoktur, ama okullarındaki sosyal kulüplerle öğretmenler ufak ufak onlara içlerinde nereye yönelmek istediklerini göstereceklerdir."
Her zaman "İyi ki öğretmen olmuşum"dediğini aktaran Anadol, sözlerini şöyle noktaladı; "Aslında her gün bir mucizeye kalkıyoruz. Okul kapısından içeri girdiğimizde çok büyük bir mucize bizi bekliyor. Girdiğim her sınıfta farklı bir öğrenci, o gün beni şaşırtabiliyor. Farklı sebeplerle gülümsüyorum, bazen üzülüyorum, ama gün sonunda mutlaka yakaladığım birkaç mucize oluyor. Bu yüzden hem mesleğimi hem öğrencilerimi çok seviyorum. Hazırlık sınıfında ya da dokuzuncu sınıfta tanımaya başladığım öğrencinin on ikinci sınıfta mezuniyetine katılmak benim için çok büyülü. Onların gelişmelerine, olgunlaşmalarına ve büyümelerine şahitlik etmek çok özel."