Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

BREMEN MIZIKACILARI

Bir varmııııııış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, küçük bir köyde, bir adamın senelerdir yüklerini taşıyan bir eşeği varmış. Bu Eşek, sahibinin un çuvallarını, yıllarca bıkmadan usanmadan değirmene taşımış durmuş. Fakat artık emekli olma vakti gelmiş, çok fazla iş yapamaz olmuş. Ona yıllardır iyi bakan sahibine de, daha fazla yük olmamak için, yıllardır hayalini kurduğu Bremen’e gidip çalgıcı olmaya karar vermiş. Öyle ya, Bremen’de hem çalarım, hem eğlenirim hemde kazandığım parayla karnımı doyurup emekli olmanın tadını çıkarırım diye düşünmüş. Ve böylece Bremen’e doğru yola çıkmış.

Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş, yolun neredeyse yarısına gelmiş.. Tam mola vermek için şöyle bir ağaç gölgesi ararken, yol üzerinde yatan bir av köpeği ile karşılaşmış. Köpeğin yanına oturup sormuş;

" -Aiiiii, aiiii! Ne yapıyorsun burada böyle miskin miskin yatıp Köpek kardeş ? " demiş.
Köpek cevap vermiş :

" - Hav! hav! ben bir av köpeğiyim, sorma yaşlandım. Avda koşamıyorum, bende böyle tembellik yapıyorum. Kah gelen geçenlere bakıyorum, kah yatıyorum. Bundan sonra karnımı nasıl doyuracağımı bilmiyorum. "

Eşek köpeğe : “ Ben Bremen' e gidiyorum. Kent çalgıcısı olacağım. İstersen benimle gel. Ben Mandolin çalarım sende Davul çalarsın, topladığımız para karnımızı doyurmaya yeter " demiş. Bu öneri Köpeğin hoşuna gitmiş. Eşek biraz dinlendikten sonra beraber yola çıkmışlar.

HT Çocuk sayfasına gitmek için tıklayın

Biraz ilerlemişler ki yolun kenarında ağaç tepesinden Miyav! Miyav! Diye bir ses gelmiş. Ağaca yaklaşmışlar ki bir kedi mahsun mahsun kendilerine bakıyor. Üstelik suratından düşen bin parça! Eşek hemen sormuş;
" Ne oldu sana palabıyık? " demiş.
Kedi : " Miyaaaav! Artık yaşım ilerledi, farelerin peşinden koşacağıma evde sobanın yanında pinekliyordum. Senelerce istediğim gibi koşturdum durdum güzeldi, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Şimdi canım sıkılıyor nereye gideceğimi ne yapacağımı bilemiyorum! demiş. Eşek de hemen;
“Biz yaşlı köpekle beraber kent çalgıcısı olmaya Bremen’e gidiyoruz. Sende gel. Ben Mandolin çalacağım, Köpek te davul. Sende flüt çalarsın olmaz mı? Demiş.
Kedi bu teklifi hemen kabul etmiş 3’ü yola beraber devam etmişler. Bir çiftliğin önünden geçerken ciyak ciyak öten bir horoz görmüşler.
Eşek : " Çoktan sabah oldu sen niye hala bağırıyorsun ?" demiş horoza.

Horoz : "Üüüüüüüürüüüüüü! Artık yaşlandım sesim kısılıyor. O yüzden sesimi açmak için sık sık alıştırma yapıyorum. Ama eskisi kadar başarılı değilim, çiftlik sahipleri beni emekli edecekler diye korkuyorum ne yapacağımı bilemiyorum” demiş.

Eşek : "Öyleyse bizimle Bremen' e gel, bir müzik grubu kuruyoruz sen bize katılırsın" demiş. Bunu duyan Horoz hemen teklifi kabul etmiş. Dördü birlikte yola koyulmuşlar. Geceyi ormanda geçirmeye karar vermişler. Tam o sırada Horoz uzakta bir ışık ve tüten bir baca görmüş ve demiş ki;

"İlerde bir ışık ve ev görüyorum, hemen oraya gidelim! Belki biraz yiyecek ve yatacak güzel bir yer buluruz! " demiş. Bunun üzerine ışığa doğru yola koyulmuşlar. Bir eve gelmişler. İçlerinde en uzun eşek olduğundan yaklaşıp içeri bakmış. Diğerleri sormuşlar:

"Ne görüyorsun ?"

Eşek; "Ne mi görüyorum! çok şahane bir sofra ve üzerinde çok güzeler yiyecekler var. " demiş yutkunarak.

DİĞER MASALLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

Diğerleri hemen içeri girmek istemişler. Fakat Eşek;

" Durun! Hemen giremeyiz, plan yapmamız lazım! bu masanın etrafında oturan dört tane silahlı haydut var." Demiş. Hep beraber oturup plan yapmışlar. Önce Eşek ayağa kalkarak 2 elini pencereye dayamış. O’nun üzerine köpek çıkmış. Köpeğin üzerine kedi, Kedi’nin üzerine de Horoz çıkmış. Aynı anda hep bir ağızdan şarkı söylemeye başlamışlar. Haydutlar bu sesleri duyunca korkup hemen arka kapıdan kaçmışlar. Dört Bremen Mızıkacısı da pencereden içeriye dalmışlar. Planları yolunda gittiğinden dolayı çok sevinip masadaki nefis yemekleri yemişler.

Yemeği yedikten sonra evin ışıklarını söndürmüşler ve güzel bir uykuyu dalmışlar. Vakit gece yarısı olmuş, haydutlar evde ışıkların sönük olduğunu görüp bakmak için içlerinden bir tane haydutu eve yollamışlar. Haydut çok karanlık olduğu için bir lamba yakarken kedi bir tırmık atmış, köpek ayağından ısırmış. Adam kaçarken Eşek bacakları ile güçlü bir çifte savurmuş. Adam nasıl kaçağını bilememiş, diğer haydutların yanına gelince "evde bir sürü canavar oturuyor. Hemen buradan kaçalım " demiş. Haydutlar oradan kaçmışlar ve bir daha hiç dönmemişler. Bu ev dört Bremen Mızıkacısı’nın çok hoşuna gitmiş ve Bremen’e gitmekten vazgeçip burada yaşamaya karar vermişler.

Gökten üç elma düşmüş, biri bu masalı anlatanın başına, biri bu masalı okuyanın başına, biride bu masalı dinleyen siz çocukların başınaaaa… Hoşçakalın çocuklar…