Bakan Tunç: 4'üncü Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni eylül sonunda paylaşacağız
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye Yüzyılı'nın ilk belgesi olacağını söylediği 4'üncü Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından eylül sonu gibi kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.
ABONE OLAK Parti İnsan Hakları Başkanlığı, parti genel merkezinde 'İnsan Hakları Eğitim Programı' düzenledi.
Eğitimler, 'Milli iradenin zaferi bürokratik vesayetin geriletilmesi', 'Vesayetçilikten çok sesliliğe medyanın dönüşümü', 'Eğitimin demokratikleşmesi ve fırsat eşitliği', 'İsrail’in insan hakları ihlalleri', 'Hazırlık ve katılım süreci açısından yeni anayasa', 'Avrupa'da göçmen meselesi' ile İngilizce hazırlanan, 'Avrupa Birliği'nde İslamofobi' adlı raporlar çerçevesindeki başlıklar olarak hazırlandı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, programın açılışında 'Yargı ve İnsan Hakları' konusuna ilişkin sunum yaptı. Bakan Tunç, 22 yıllık AK Parti iktidarı boyunca yargı alanında sessiz devrimler gerçekleştirildiğini ve bu sayede Türkiye'nin yüksek demokrasi standartlarına kavuştuğunu söyledi.
Tunç, Birleşmiş Milletler, (BM) Uluslararası Adalet Divanı (UAD) ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) başta olmak üzere, uluslararası kurum ve kuruluşların insanlığın sorunlarını çözme konusunda etkisiz kaldığını belirterek, "Bugün maalesef Filistin'de, Gazze'de bahsettiğim bu mekanizmaların ortaya çıkan soruna çare olamadığını, nasıl etkisiz kaldığını üzülerek görüyoruz. UCM başsavcısının tutuklamaya yönelik yakalama kararı olmasına rağmen herhangi bir yaptırımının, yakalamaya yönelik bir çabanın olmadığını görüyoruz. Bunu kontrol edecek bir mekanizmanın olmadığını da hep beraber görüyoruz. UCM başsavcısının yakalama kararı talep ettiği bir kişi, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan bir ülkenin kongresinde maalesef ayakta alkışlanabiliyor. O soykırım suçlusu maalesef Amerika Birleşik Devletleri Kongresi'nde ayakta alkışlandı, bütün dünya da bunu gördü. Onu alkışlayanlar, insan hakları tarihine kara bir leke olarak geçmiş oldular" diye konuştu.
Güney Afrika'nın İsrail aleyhine UAD'de başlattığı yargılama sürecinden bahseden Tunç, "Filistin'de, Gazze'de, 7 Ekim'den bu yana 40 bin masum insan şehit edildi. Bunun 20 bine yakını çocuklardan oluşuyor. Şehit edilenlerin yüzde 80'i ise kadın ve çocuklardan oluşuyor. Burada soykırım suçunun bütün unsurları gerçekleşmiş durumda. Soykırımın önlenmesine ilişkin uluslararası sözleşme var. Bu sözleşmedeki tüm unsurlar gerçekleştiği için UAD'nin ilk duruşmasında bir tedbir kararı alındı; 'Soykırım' olarak nitelendirmiyorum ama unsurları görüyorum ancak bu esas hakkında karar değil, esas hakkında karar verirken bunu dikkate alacağım; ama şu anda işlenen suçun, 'Soykırım olduğu kanaatindeyim ve o konuda tedbir kararı alıyorum' dedi. Ama maalesef UAD'nin bu tedbir kararının icra edileceği bir mekanizma yok. BMGK'nin bu kararı icra etmesi lazım ama maalesef böyle bir yaptırımın olmadığını biz de geldiğimiz noktada görüyoruz. Uluslararası mekanizmalar maalesef insanlığın sorunlarını, insan hakları ihlallerinin giderilmesinde etkisiz kalıyorlar" diye konuştu.