Bingöl'ün neyi meşhur? Bingöl'de ne yenir, ne alınır, neresi gezilir?
Doğu Anadolu'nun sarp dağları arasına gizlenmiş, her bir köşesinden fışkıran binlerce su kaynağıyla adeta tabiatın kendi kendini yenilediği bir sığınak olan Bingöl, ismini aldığı o efsanevi bin gölüyle ziyaretçilerini karşılar. Güneşin en saf halini izleyebileceğiniz zirveleri, rüzgarla dans eden yüzen adaları ve her derde deva termal sularıyla bu şehir, modern dünyanın karmaşasından uzaklaşmak isteyen ruhlar için huzur dolu bir duraktır.
Bingöl’e vardığınızda sizi karşılayan sadece tertemiz bir dağ havası değil, aynı zamanda bölge insanının samimiyeti ve doğayla iç içe geçmiş bir yaşam kültürüdür. Karlıova’nın uçsuz bucaksız düzlüklerinden Solhan’ın mistik atmosferine kadar uzanan bu coğrafya, Anadolu’nun az keşfedilmiş ama en etkileyici manzaralarını bağrında taşır. İnsanların bu topraklara dair merakını cezbeden en önemli unsur, binlerce yıldır bozulmadan korunan yayla kültürü ve bu kültürün şekillendirdiği muazzam gastronomi hazinesidir.
Bingöl, stratejik konumu ve coğrafi yapısı gereği tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olsa da, asıl gücünü ve karakterini hiçbir zaman teslim etmediği bakir doğasından alır. Şehre adım attığınızda sizi selamlayan heybetli dağlar, aslında bu kentin ne kadar korunaklı ve kendine has bir kimliğe sahip olduğunun kanıtıdır. Burası sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda kış turizminden şifalı su kaynaklarına kadar pek çok farklı deneyimi bir arada sunan çok katmanlı bir destinasyondur. Bu yazımızda, Bingöl mutfağının yüksek yaylalardan gelen doğal ürünlerinden gökyüzünde süzülen yüzen adalarına, el emeği el sanatlarından kentin en huzurlu köşelerine kadar her ayrıntıya değiniyoruz…
BİNGÖL'DE NE YENİR?
Bingöl mutfağı, bölgenin sert iklimi ve yüksek rakımlı coğrafyasının bir getirisi olarak hayvancılık, tahıl ve doğal ürünlerin muazzam bir harmanı üzerine kuruludur. Şehrin dünyaca ünlü ve en kıymetli lezzetlerinin başında Bingöl balı gelmektedir. Yüksek yaylalardaki binlerce farklı çiçek türünden beslenen arıların ürettiği bu bal, sadece bir besin değil, aynı zamanda şifa kaynağı olarak kabul edilir. Kahvaltı sofralarında taze yayla tereyağı ile buluştuğunda, damağınızda hissedilen o yoğun aroma, Bingöl’ün doğasının en saf özetidir. Bir diğer yöresel simge ise Bingöl çobankavurmasıdır; bölgenin meralarında özgürce otlayan hayvanların etinden hazırlanan bu yemek, etin kendi suyu ve yağıyla ağır ağır pişmesi sayesinde lokum gibi bir kıvama ulaşır.
Hamur işleri ve yerel lezzetler konusunda da oldukça yaratıcı olan kentte, gömme adı verilen yemek, külün içinde pişirilen özel hamuru ve üzerine dökülen sarımsaklı yoğurduyla gerçek bir kış ziyafetidir. Bir diğer yöresel tat olan sörina, yufkaların rulo yapılarak kesilmesi ve üzerine bol tereyağı ile yoğurt dökülmesiyle hazırlanan, yapımı pratik ama lezzeti oldukça derin bir yemektir. Bingöl mutfağında bulgurun ve sütün yeri de ayrıdır; özellikle ayran aşı çorbası ve çeşitli pilav türleri sofraların vazgeçilmezidir. Tatlı faslında ise bölgenin kaliteli un ve yağıyla hazırlanan çeşitli helvalar ve pekmezle tatlandırılan tatlılar öne çıkar. Yemekten sonra içilen ve bölgenin dağlarından süzülen sularla demlenen demli bir çay, Bingöl’ün lezzet yolculuğunu tamamlayan en samimi son dokunuştur.
BİNGÖL GEZİ DURAKLARI
Bingöl seyahatinin en şaşırtıcı ve büyüleyici durağı hiç kuşkusuz Solhan ilçesinde bulunan Yüzen Adalar’dır. Turna Gölü üzerinde, rüzgarın etkisiyle bağımsız hareket eden bu üç küçük ada, doğanın sunduğu nadir mucizelerden biridir. Adaların üzerinde durup suyun üzerinde salınmak, ziyaretçilere gerçeküstü bir deneyim yaşatır. Doğa tutkunları için bir diğer vazgeçilmez nokta ise Karlıova ilçesindeki Bingöl Dağları’dır. Burası, güneşin doğuşunun en etkileyici izlendiği yerlerden biri olarak bilinir; sabahın ilk ışıklarıyla dağların zirvesinden yükselen o kızıllık, her yıl binlerce turisti bu noktaya çeker. Bingöl’ün bir diğer huzur kaynağı ise termal bölgeleridir. Ilıcalar bölgesindeki şifalı su kaynakları, mineral zenginliğiyle romatizmadan deri hastalıklarına kadar pek çok derde derman arayanların uğrak noktasıdır.
Kış turizminin yükselen yıldızı Hesarek Kayak Merkezi ise modern pistleri ve eşsiz manzara sunan konumuyla kış sporları tutkunlarını ağırlar. Şehrin manevi siluetini tamamlayan camiler ve tarihi kalıntılar ise kentin geçmişine dair sessiz ipuçları sunar. Kiğı Kalesi, sarp bir yamaç üzerine kurulu yapısıyla stratejik önemi gözler önüne sererken, şehir merkezindeki kültürel mekanlar Bingöl’ün modernleşen yüzünü yansıtır. Ayrıca Çır Şelalesi, bahar aylarında coşkuyla akan sularıyla doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık için harika bir ortam sunar. Bu içeriğimizde ele aldığımız her durak, Bingöl’ün sadece bir şehir değil, aslında bir keşif coğrafyası olduğunu kanıtlar niteliktedir.