'Kral Şakir'...
Çocukların kahramanı.
Yetişkinlerinse çocukluklarına dönüşün adı.
'Kral Şakir'in çocuklar arasında da büyükler arasında da bir salgın haline gelmesinde özdeşleştirme büyük rol oynuyor.
Çocuklar; kendilerini 'Kral Şakir'in maceracı, zeki ve meraklı kahramanlarıyla özdeşleştiriyor.
Yetişkinler; bir yandan kendileri hikâyedeki akranlarıyla özdeşleştiriyor diğer yandan çocukluklarına dönüyor.
Salgının bir diğer önemli nedeni ise 'Kral Şakir'in günlük yaşamımızdan kesitleri bire bir sunması.
Abartısız, eksiksiz...

Sonuç olarak 'Kral Şakir', örf - adetlerimizle, gelenek - göreneklerimizle, alışkanlıklarımızla ve değerlerimizle bize bizi anlatıyor.
Bu anlatımı da sıkıcı bir ders niteliğinde değil, eğlendirici bir şekilde yaparak 'Hayata o kadar asık suratlı ve ciddi tarafından bakmayın. Çünkü hepimiz zaten aynı şeyleri yaşıyoruz. Biraz daha pozitif olursanız hayat güzeldir' öğretisini edindirmeyi amaçlıyor.
Ve bütün bunları izleyiciye ulaştırırken ulak olarak mizahı kullanıyor.

'Kral Şakir', bu özellikleriyle şöhretini yurt dışına taşıdı.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika'yı kapsayan 18 ülkede 8 ayrı lehçeye çevrildi.
Animasyon yapım kanalı Cartoon Network, yerel bir yapımı ilk kez dünyaya yayıyor.
'Kral Şakir'i ortaya çıkaran kişi Varol Yaşaroğlu.
Grafi2000 ekibiyle birlikte çocukları ve yetişkinleri kitaplarla, TV'de ve sinemadaki çizgi filmlerle ortak paydada buluşturdu.
'Kral Şakir'in kahramanları 2018 yapımı 'Oyun Zamanı'ndan sonra sinemada ikinci kez yeni bir maceraya yelken açtı.
Gösterime 4 Ekim'de girecek olan 'Korsanlar Diyarı', 'Kral Şakir'in kahramanlarını beyazperdeye yansıtacak.

'Kral Şakir'in en belirgin özelliklerinden biri de çocukları hazırcılığı ve amaçsızlığı aşılayan, paylaşımlarında kültürel yozlaşmanın örneklerinin yer aldığı bazı sosyal medya fenomenlerinin arasında bir kalkan görevi görmesi. Kalkan görevini, 'Kral Şakir'in hikâyesinde alttan alttan çocuklara çalışma erdemi ve kültürel değerlerin verilmesi oluşturuyor.
Varol Yaşaroğlu, Habertürk HT Stüdyo'da Mehmet Çalışkan'ın sorularını cevaplandırdı.

Son yıllarda önce çocukları sonra da onların ebeveynlerini hakimiyeti altına alan 'Kral Şakir'in alameti farikası nedir?
Bence çok bizden olması. Aslında hayvanlardan kurulu bir dünya var, hiç insan yok ama 'Kral Şakir Ailesi' tipik bir Türk ailesi. 'Fil Necati', bayağı bizim o babacan esprili bir komşumuz, bir amcamız, birisinin babası olabilir. Gerçekten Adana dürüm seven bir filden bahsediyoruz. Gerçekten dünyada herhalde bir çizgi film içerisinde böyle bir karakter olması mümkün değil. Bu tamamen 'Kral Şakir'e özgü bir karakter. Şunu da söylemem gerek; karakterler her ne kadar bizden birileri olsa da konu evrensel. Örneğin senenin ilk filmi 'Kral Şakir - Oyun Zamanı'nda dünyayı kurtarmaya çalışan bir 'Kral Şakir' ile karşı karşıyaydık. 'Kral Şakir', bizden biri olmasının yanı sıra evrenselliği yakaladı. Bunun kanıtı da Cartoon Network'te yayınlanıyor olması. Bence 'Kral Şakir'in sihri ebeveynlerin çocuklarına güvenle izletiyor olması. Çok kişiden şunu duydum; 'Çocuklarla birlikte izliyoruz ve çok gülüyoruz.' Bu söylem 'Kral Şakir'in alameti farikasının ne olduğunu gözler önüne seriyor. Bütün aileye hitap eden, bizden karakterlerin, esprilerin ve konuların olmasının yanı sıra evrensel olabilmesi.

'Kral Şakir'in ortaya çıkış hikâyesi nedir?
Çocukluk hayalim... 5 - 6 yaşlarında benim TV'de izlediğim 'Pembe Panter' vardı. Onu izlerken böyle 'Bu ne kadar güzel bir çizgi film. Büyükler neden izlemiyor?' diye düşünürdüm. O dönemde düşünürdüm; 'böyle bir çizgi film yapsam. Hem çocuklar hem de büyükler izlesin.' Açıkçası aslında hayalimin peşinde koşma hikâyesi. Ama bunun için tabii çok başka işler de yaptık. 'Koca Kafalar'ı, Fırıldak Ailesi' ve internette 'Grafi2000 Komedi' adında bir program yaptık. Hep animasyon konusunda işler yapmaya çalışan bir ekiptik. Bu işler yetişkinlere yönelik dursa da çocuklar da çok izliyordu. 'Kral Şakir', çocuklarla büyükleri ortak paydada buluşturma amacından doğdu. Cartoon Network Türkiye'de ilk defa lokal bir içerik alacağız' dedi. Birçok firma başvuruda bulundu. 'Kral Şakir' seçildi.

Karakterleri hangi kriterlere göre belirlediniz?
Maceracı aslan karakteri genelde birçok çizgi filmde vardır. Oradan bir çağrışım oldu ama çok da bilinçli olarak 'Şakir' ille de olmalı gibi değil de hoşumuza gittiği için aslan yaptık. Ama 'Fil Necati', gerçekten fil olmak durumundaydı. Çünkü 'Fil Necati'nin özelliği yemeğe çok düşkün, yemeği aşırı derecede seven biraz da böyle tonton, gamsız bir tip olmasını istedik. O anlamda böyle şişman bir fil bize uygun geldi.

'Mirket'in bir insan ismi yok. Adı sadece 'Mirket'. Neden?
İçimizden geldiği gibi koyduğumuz bir isim. Çocukların deney yapmaya merak unsurları var ya, o açıdan 'Mirket'i de çok seviyorlar. Bu arada şunu da söylemeliyim; biz aslında birçok mesaj da veriyoruz. O mesajları didaktik bir tavırla vermiyoruz. Örneğin çevre, iklim değişikliği, hazır beslenmenin zararları konusunda alttan alttan işlediğimiz birçok konu var. Böyle olmasından dolayı da 'Kral Şakir' çok sevildi. Çocuklar eğlenirken 'Aaa, balinalar kötü durumdaymış' diyebiliyor. Veya hamburgerle brokoli savaş yapıyor. O sırada brokolinin bir şarkısını yapıyoruz. Belki çocuklar brokoliye karşı bir sempati beslemeye başlıyor. Bence çağımızda yeni öğrenim biçimleri de olduğunu düşünüyorum. Yapay zekaların artık günümüzde tamamen bilgiyi topladığı ve yaydığı dönemde çocuklar sadece bilgiyi yorumlamayı öğrenseler ve işin daha yaratıcı kısmında yer alsalar çok daha yeni dünyada var olabilecekler. Bu anlamda da mesajımız bu aslında. Çocuklar izlediğinde alttan alta o mesajları alsın ama bunu eğlenerek, bir macera izleyerek yapsın. Çocuklara bu mesajı vermek çok daha doğru. Çünkü artık öyle bir dünya yok. 'Doktor olacaksın, mühendis olacaksın, şöyle olacaksın, böyle olacaksın, sen iktisat okuyacaksın sonra anında iş bulacaksın' diye bir durum yok. Artık dünya çok değişti. Burada çocuklara bu anlamda mesaj verebiliyorsak ne mutlu bize.

Bir bölümü hazırlamak ne kadar sürüyor?
Çok hızlı olursak ayda 3 bölüm hazırlayabiliriz. 39 bölümü biriktiriyoruz ondan sonra toplu halde yayınlanmaya başlıyoruz. 4'üncü sezona giriyoruz. 3 tane 39 bölümlük sezon bitti. Umarım 5'inci sezonu da yaparız. Halkımızın beğenisi hep sürerse biz bölüm yapmaya devam edeceğiz. BKM ile de sinema filmlerini yapıyoruz. 

Türk sinemasında animasyon filmlerinin konumu nedir?
Şu an gururla söyleyebilirim ki 'Kral Şakir', Türkiye'nin ürettiği ve dünyaya pazarladığı bir Türk çizgi film markası. Bence bunun gibi aslında bir çok markalar yaratmalıyız ki bütün dünyada var olabilelim. Bu işin mantığı şu; yurt dışında devlet ve özel sektör, animasyon yapımlara gerçekten çok büyük yatırımlar yapıyor. Çünkü o kadar önemli bir sektör ki, aslında hem kültür yayılımını hem de ülkeye inanılmaz derecede ekonomik kazanç sağlıyor. Şöyle ki biz şimdi bakın 'Kral Şakir'in ve 'Fil Necati'nin oyuncağı çıktı. Oyuncak sektörü canlandı. 'Kral Şakir'in tişörtü çıktı, giyim sektörü canlandı. Yapımın izlendiği ülkelerde oyuncak, giyim ve kırtasiye gibi birçok kalemde ekonomi oluşuyor. Keza filme sponsor olan Greyder Kids, 'Kral Şakir'in çanta ve ayakkabılarını üretti. Bu anlamda ekonomi oluşmazsa animasyon yapım sektörü gelişemez. Örneğin 'Kral Şakir'in şu ana kadar 6 kitabı çıktı. 7'nci kitap hazırlanıyor. Şu anda Türkiye'de açık ara en çok satan çocuk kitabı. Milyonların üzerinde satılıyor. Çünkü 'Kral Şakir'in kitapları çocuklara okumayı sevdiriyor. Demek ki doğru içerik verilirse çocukların kitap okumaması söz konusu değil. Bence 'Kral Şakir'in bu anlamda ateşleyici bir gücü var.

Milli Eğitim Bakanlığı tavsiye niteliğinde çalışmalar yapıyor mu, böyle bir girişim var mı?
Galiba 'Kral Şakir - Korsanlar Diyarı' ile ilgili olacak. Şu anda görüşüyoruz. Bursa'da yakın zamanda bir büyük bir çocuk festivali yapılacak. Aileler arasında 'Kimi görmek istersiniz?' şeklinde bir anket düzenlemişler. % 94 'Kral Şakir' çıkmış. Büyükşehir belediyesi bizimle irtibata geçti, "Milli Eğitim Bakanlığı ile bağlantımız var. Bursa'yı biz 'Kral Şakir' ile donatacağız" dediler.

'Kral Şakir'
Macerayı seven, teknolojiyle yakından ilgilenen, yeni trendleri takip eden eğlenceli bir çocuktur. Gizemli olayları araştırmayı sever. Kardeşi 'Canan' ile çok iyi anlaştığı söylenemez. Babası 'Remzi' ve 'Fil Necati' ile takılmayı sever.

'Remzi'
Çocuk ruhlu bir babadır. Kimi zaman sorumluluklarını unutsa da, günün sonunda herkesin mutluluğu için elinden geleni yapar. Yakın arkadaşı 'Fil Necati' ile video oyunları oynamayı çok sever. Kendini bir maceranın ortasında bulduğunda 'Muhtişim Dedektifler' adını verdiği bir ekibin üyesi haline gelir. Gizemi çözmek için heyecanlanır. Ancak biraz saftiriktir, kimi zaman olayları daha da karışık bir hale sokar.

'Fil Necati'
Çocuksu bir yetişkindir. Video oyunlarını, yemek yemeyi ve 'Remziler'in evinde takılmaya bayılır. Genelde kendi kafasında kurduğu dünyada yaşar. Söylenenleri yanlış anlar, arkadaşlarının başını belaya sokar. Kendince 'Lömpence' diye bir dil uydurmuştur.

'Canan'
Evin mantıklı davranmaya çalışan bireyidir. Sorunlara çözüm bulmaya çalışır. Aileyi olmadık hallerden kurtaran genelde kendisidir. Diğerlerine göre daha entellektüeldir, kitap okumayı, müze gezmeyi sever. O yüzden de biraz bilmiş davranır.

'Kadriye'
Aileyi bir arada düzen içerisinde tutmaya çalışır. 'Şakir'e fazla güvenmez, çünkü başını belaya sokacağından korkar. Ancak her olayın sonunda da 'Şakir'in sorunları çözdüğünü görünce yanıldığını anlar. 'Remzi' ve 'Fil Necati'nin evi dağıtmasına ve bütün gün video oyunu oynamalarına sinirlenir.

'Peyami'
Biraz unutkan, biraz asabi olan evin yaşlı bireyidir. Kendisi kafaya bir şeyi takınca, bütün aileyi de bu soruna dahil eder. Kimi zaman 'Fil Necati'ye sinirlenir. Torunlarını çok sever. Aklı gidiktir. Kimi zaman nerede nasıl davranacağını bilmez.

'Uyuz Tanju'
Sokakta yaşayan evsiz bir köpektir. Eskiden beri pek çok işte çalışmıştır. Sinema oyuncusu, pilot, gezgin olmuştur. Evsiz olduğu için malın kıymetini bilir. Ufacık bir domates için bile savaş çıkartabilir.

'Mirket'
Tam bir çılgın bilim insanı. Laboratuvarında yaptığı tehlikeli deneyler ile mahallelinin hayatını tehlikeye sokar. Günde en az bir kere paralel evrenlere gidip dünya dışı varlıklarla başını belaya sokar, atom parçalayacağım derken bütün sokağın altını üstüne getirir. Kendisiyle ilgili şüpheleri varsa 'En çok zeki gösteren' gözlüğünü takar.'Remzi 've arkadaşlarının laboratuvara gelmemesi için dua eder.

'Kumpir'
Babasının yoğun ısrarları üzerine bu ismi almıştır. Kendisi kronik bir korkak ve profesyonel bir tedirginlik örneğidir. En ufak bir kriz anında nefesi kesilir, astım krizi başlar. Adalar vapurunda miço olarak çalışmaktadır. En büyük hayali kaptan olmaktır. Ancak denizden çok korkar.

'Zürafa Arif'
'Şakir'in sınıf arkadaşı. Oldukça saf bir çocuk. İçine kapanık, asosyal biri. Video oyunlarını ve çizgi romanları çok sever.

'Akbaba Cemşit'
Mahallenin üçkağıtçı, haylaz amcasıdır. Sürekli olarak çetesiyle birlikte türlü türlü hileler düşünüp, kolay yoldan köşeyi dönmeye çalışır.