Bölgesel jeopolitik dinamikler ışığında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İsrail'e de gireriz" mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'e yönelik yaptığı "gireriz" açıklaması, Türkiye'nin Orta Doğu'daki jeopolitik stratejilerini ve bölgesel güç gösterisini yeniden gündeme taşıdı. Bu açıklamanın ardında yatan nedenleri, benzer operasyonların tarihsel bağlamını ve bölgesel etkilerini Habertürk TV Güvenlik Politikaları Koordinatörü Çetiner Çetin kaleme aldı
ABONE OLGüç gösterisi ve "Mavi Vatan" tartışmaları
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, CHP milletvekili ve eski büyükelçi Namık Tan tarafından başlatılan "Mavi Vatan masaldır" tartışmasına bir yanıt niteliği taşıyor. Tan'ın eleştirilerine karşı bir güç gösterisi olarak da yorumlamak mümkün. Erdoğan söz konusu çıkışında Türkiye'nin askeri ve teknolojik kapasitesini vurgularken, Türkiye'nin Karabağ ve Libya operasyonlarına benzer bir yaklaşım sergileyebileceğini ifade etti.
Peki, Türkiye’nin birçok yerde askeri operasyonu olmuşken neden özellikle bu ikisini zikretti? Zira bu iki operasyon, Türkiye'nin askeri ve teknik desteğinin etkinliğini kanıtlamış olup benzer bir desteğin İsrail-Filistin çatışmasında da sağlanabileceğini ima ediyor.
Karabağ ve Libya operasyonlarının ortak özellikleri
Karabağ ve Libya operasyonlarının ortak özelliği, geniş çaplı askeri çıkarma yerine yoğun teknolojik ve askeri destek sağlanması. Özellikle insansız hava araçları (SİHA) ile sağlanan üstünlük, bu operasyonların başarısında kritik rol oynadı. Erdoğan'ın açıklamasında Kıbrıs ve Afrin yerine Karabağ ve Libya'yı örnek göstermesi, olası bir askeri çıkarma yerine teknik ve askeri destek sağlanacağını ima ediyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin SİHA teknolojisindeki üstünlüğü ve bu teknolojiyi etkin kullanma kapasitesi ön plana çıkıyor.
Filistin içindeki güç dengeleri
Filistin iç siyaseti de başka birçok ülke gibi rakip unsurlara gebe. Türkiye, Mahmud Abbas'ı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İsrail destekli Muhammed Dahlan'a karşı güçlendirmeye çalışıyor. Hamas'ın zayıfladığı bir dönemde, Abbas'ın meşruiyeti koruyucu bir unsur olarak görülüyor. Dahlan, BAE ve İsrail'in desteğini almış bir figür olarak öne çıksa da Abbas halen meşru bir lider olarak tanınıyor ve Türkiye, bu meşruiyeti destekleyerek Orta Doğu'da ABD'nin alternatifi ya da eş değeri olarak kendisini konumlandırıyor.
Abbas ve Dahlan: Filistin'deki iç mücadele
Mahmud Abbas, Filistin Yönetimi'nin uzun süredir liderliğini yapmakta ve uluslararası alanda meşru bir figür. Geçtiğimiz günlerde Pekin’de gerçekleşen görüşmeler sonrasında bu meşruiyet, Filistinli diğer grupların da onayıyla tasdiklenmiş oldu. Ancak, Abbas'ın 88 yaşında olması ve bir halefinin olmaması, Filistin'deki iç güç mücadelesinin daha da karmaşık hale getiriyor. Örneğin, Abbas'ın ardından gelecek liderlik mücadelesinde, İran ve Suudi Arabistan'ın etkili olması bekleniyor. Suudi Arabistan ve BAE, Dahlan veya benzeri bir figürü desteklerken, Türkiye bu denkleme müdahil olarak kendine yer edinmeye çalışıyor.