Bolu'nun neyi meşhur? Bolu'da ne yenir, ne alınır, neresi gezilir?
Mavi ile yeşilin birbirine en çok yakıştığı, çam kokulu rüzgarların dört mevsim boyunca dağların yamacından süzülüp göl yüzeylerine dokunduğu bir tabiat harikasına, Bolu'ya doğru yol alıyoruz. Burası, sadece İstanbul ve Ankara gibi iki dev metropolün arasında bir nefes alma durağı değil, aynı zamanda mutfak sanatının zirveye ulaştığı, saray aşçılarının yetiştiği ve doğanın her köşesinde ayrı bir huzur sakladığı kadim bir şehirdir.
ABONE OLKöroğlu’nun yiğitlik nidalarının yankılandığı heybetli dağları, kışın beyaz bir sessizliğe bürünürken baharda çiçeklerin her tonuyla uyanan yaylaları, Bolu’yu Türkiye’nin en özel kaçış noktalarından biri haline getirir. Şehre adım attığınızda sizi karşılayan dinginlik, aslında asırlık çınar ağaçlarının ve berrak göllerin sunduğu bir yaşam davetidir. Herkesin zihninde canlanan o muazzam göl manzaraları ve dumanı tüten yöresel yemek kokuları, bu kentin karakterini oluşturan temel taşlardır.
Bolu, sadece bir doğa cenneti değil, aynı zamanda Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin zarif dokunuşlarını barındıran, geleneksel ile modernin büyük bir uyumla yaşadığı bir şehirdir. Mudurnu ve Göynük gibi ilçelerinde kendinizi bir zaman yolculuğunda hissederken, Kartalkaya’nın modern pistlerinde kışın tadını çıkarabilirsiniz. Şehrin her bir köşesi, ziyaretçisine farklı bir hikaye fısıldar. Şimdi, ormanların derinliklerinden gelen bu huzurlu atmosferin içine dalarak Bolu’nun sunduğu güzellikleri daha yakından tanıyalım.
Bolu denince akla gelen ilk şey, kuşkusuz Mengenli aşçılardır. Osmanlı saray mutfağından bugüne uzanan bu köklü gelenek, Bolu’yu Türkiye’nin lezzet başkentlerinden biri yapmıştır. Şehrin en karakteristik yemeklerinden biri olan Bolu beyi kebabı, kuzu etinin sebzelerle uyumunu en üst seviyede sergiler. Ancak kentin asıl yöresel imzası olan Mengen pilavı, içindeki kuzu eti, mantar, ceviz ve dereotuyla sadece bir pilav değil, tek başına bir ana yemek zenginliğindedir. Hamur işleri konusunda da oldukça maharetli olan Bolu mutfağında, bolca tereyağı ve cevizle hazırlanan Bolu usulü mantı ve keşli erişte, damaklarda unutulmaz izler bırakır. Keş, süzme yoğurdun kurutulmasıyla elde edilen ve rendelenerek makarnalara veya salatalara eşsiz bir aroma katan yöresel bir peynirdir.