Ahmet Kıvanç

EMEKLİ ÇALIŞAN KIDEM TAZMİNATINI NASIL ALABİLİR?

Soru: 2007 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli oldum. Aynı tarihten beri özel bir şirkette çalışmaya devam ediyorum. 13 yıldır aynı firmada çalışıyorum ve sağlığım elverdiğince de çalışmaya devam etmeyi düşünüyorum. İşverenin isteği ya da kendi isteğimle işten ayrılmam durumunda kıdem tazminatı alma hakkım nedir? (Adnan K.)

Yanıt: Adnan Bey, kanuna göre işveren tarafından işten çıkartılma, işçinin haklı bir nedenle iş akdini feshetmesi, erkek işçinin muvazzaf askerlik nedeniyle işten ayrılması, kadın işçinin de resmi nikâh kıyıldıktan itibaren bir yıl içinde çalışmayı bırakması durumunda kıdem tazminatı alınabiliyor. Bunun dışında kıdem tazminatı işçi emekli olduğunda ödeniyor, ölümü halinde ise mirasçılarına veriliyor. Yaş dışındaki emeklilik koşullarını (15 yıl sigortalılık 3600 prim günü gibi) yerine getirenler de kendi istekleriyle işten ayrıldıklarında kıdem tazminatı alabilirler.

Emekli olduktan sonra başka bir işte çalışmaya devam eden bir kişi olarak normal koşullarda ancak işveren işten çıkarttığında kıdem tazminatı alabilirsiniz. Bununla birlikte dolambaçlı bir yol kullanarak emekli aylığını bir ay kestirip normal çalışmaya geçip, ertesi ay tekrar emeklilik dilekçesi vermek suretiyle de kıdem tazminatınızı talep edebilirsiniz.

Allah sağlık sıhhat versin ama sağlığınızda herhangi bir bozulma yaşarsanız sağlık gerekçesiyle işten ayrıldığınızda da kıdem tazminatı alabilirsiniz. Ücretiniz zamanında ve tam olarak yatırılmazsa veya başka bir haklı sebep ortaya çıktığında iş akdinizi feshettiğinizde de kıdem tazminatına hak kazanırsınız.

Bir hatırlatma yapmakta yarar var. Emekli aylığı bağlattıktan sonra aynı işyerinde çalışmaya devam edenler kıdem tazminatını almak için çaba içine giriyorlar. Aslında bu durumdaki kişilerin kıdem tazminatını almaması kendileri açısından dava avantajlı. Çünkü, emeklilik gerekçesiyle kıdem tazminatına zaten hak kazanmış oldukları için daha sonra istedikleri an ayrılırken kıdem tazminatını alabilirler. Oysa, kıdem tazminatını sıfırlayıp aynı işyerinde çalışmaya devam ettiklerinde, kalan süreye ait tazminatı almak için yukarıda anlattığımız kurallara tabi olurlar, yani daha zor alırlar. 

PRİM ÖDEMEYE DEVAM ETMEK EMEKLİ AYLIĞINI ARTIRIR MI?

Soru: 12.12.1976 doğumluyum. 01.09.1999 tarihinde BAĞ-KUR başlangıcım bulunuyor. Bugün itibarıyla 7200 prim günüm var. Prim gün sayım 7200 olduğu için pirim ödemesini durdurmalı mıyım, yoksa 9000 güne mi çıkarmalıyım? 9000 güne çıkartırsam avantaj sağlar mı? Bu şartlar altında kaç yaşında emekli olabilirim? (Mehmet S.)

Yanıt: Mehmet Bey, SSK’dan normal emeklilikte 25 yıl sigortalılık, 5975 prim günüyle 58 yaşında; BAĞ-KUR’dan ise 9000 prim günüyle 58 yaşında emekli olabilirsiniz. BAĞ-KUR’dan 5400 prim günü ile de yine 58 yaşında emeklilik hakkınız bulunuyor. Prim gününüz 7200 güne ulaştığı için isterseniz bundan sonra prim yatırmayabilirsiniz.

Çalışmaya devam ettikçe emekli aylığının düşmesi, 1999 yılından önce uzun süre çalışması bulunanlar için söz konusu. Sizin 2000 öncesi çalışma süreniz çok kısa olduğundan, prim gününüz arttıkça emekli aylığınız da her 360 gün ilave çalışmanıza karşılık, prime esas kazancınızın yüzde 2’si oranında artar. Prime esas kazancınızı dikkate alarak çalıştığınız her yıl emekli aylığınızın ne kadar artacağını hesaplayabilirsiniz. Örneğin asgari ücret üzerinden prim ödüyorsanız her 360 güne karşılık emekli aylığınızın yaklaşık 50 lira artacağını söyleyebiliriz.

3600 GÜNLE EMEKLİ OLANLARIN AYLIĞI

Soru: Daha düşük maaşla 3600 günden emekli olunabileceğini biliyorum ama bu düşüklük ne oranda onu bilmiyorum. Mesela ben 01.01.1992 SSK girişliyim. 28.12.1971 doğumluyum. 8000 civarında prim günüm var. SGK’nın internet sitesinden kontrol ettiğimde bugün itibarıyla emekli aylığım 2.700 TL civarında. Eğer 3600 gün ile emekli olursam bu rakam nereye düşer? 3600 gün ile emekli olununca fark eden tek şey emekli aylığı mı? Yani sağlık hizmetlerinden normal emekliler gibi faydalanma konusunda kısıtlamalar oluyor mu? (Arif)

Yanıt: Arif Bey, 3600 gün ile emeklilik 8 Eylül 1999 öncesinde çalışmaya başlamış ama normal emeklilik için prim gününü dolduramamış kişilerin, daha geç yaşta emekli olmasına olanak sağlayan bir haktır. Emekli aylığı bağlanırken alt sınır aylığı uygulanır. Bu da brüt asgari ücretin yüzde 35’idir. Bakmakla yükümlü olduğu bir kişi varsa yüzde 40 oranı uygulanır. Diyelim bir kişinin normal emekliliği için 5600 prim günü gerekiyor. Ancak prim günü 5000’de kaldı ise bu kişi 3600 günle emeklilik haklarından yararlanarak normalden daha geç yaşta emekli olabilir, emekli aylığı ise 3600 gün değil, 5600 gün üzerinden hesaplanır. Eksik prim günüyle emekli olanlar da bayram ikramiyesi ve sağlık hizmetleri gibi haklardan diğer emekliler gibi yararlanabilirler.

Sizin durumunuza gelince, asgari prim günü koşulunuzu zaten yerine getirmişsiniz. Bundan sonra hiç prim ödemeseniz, bugünkü para ile 2700 TL üzerinden emekli aylığı bağlanır.

18 YAŞ ÖNCESİ SİGORTA SİLİNİR Mİ?

Soru: Halen esnaf olan arkadaşım R.D.’nin doğum tarihi 15.12.1969. İlk olarak 20.02.1986 tarihinde (18 yaşından önce) uzun vadeli sigortalı olarak çalışmaya başlamış. Sigortalılığı 1989-1990 tarihleri arası askerlik görevi nedeniyle sonlanmış. SSK’lı günlerinin toplamı 907 gün olup, 444 günü 18 yaş öncesine, 463 günü 18 yaş sonrasına aittir. 05.09.1991 tarihinde esnaf olarak başladığı ticari faaliyetinden dolayı BAĞ-KUR girişi yapılmış ve bu güne kadar aralıksız ticari faaliyetine devam etmektedir. BAĞ-KUR’dan 10166 günü bulunuyor. SGK ilçe müdürlüğüne emeklilik tarihi hesaplatmak üzere gittiğinde 52 yaşında emekli olabileceği, 168 gün ve daha fazla askerlik borçlanması yapması halinde ise 51 yaşını doldurduğunda emekliliğe hak kazanacağı cevabı verildi. 18 yaş öncesi sigorta günlerinin neden hesaplamaya dahil edilmediğini sorduğunda ise “18 yaş öncesi sigorta günleri, uzun vadeli sigorta olarak ödenmiş olsa da yanıyor, geçersiz oluyor” şeklinde cevap aldı. Bu açıklama ne derece doğrudur? Arkadaşım 50 yaşını dolduracağı 15.12.2019 tarihinde emekliliğe hak kazanmıyor mu? (Zeynel Öztürk)

Yanıt: Zeynel Bey, 1 Ekim 1999 tarihinden önce BAĞ-KUR tescili olanların emeklilik yaşı hesaplanırken, 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla kadınlarda 20, erkeklerde ise 25 yılı doldurmaya kalan süreye bakılır. BAĞ-KUR öncesi SSK’lı çalışmalar var ise sigorta başlangıç tarihi SSK’daki prim günü sayısı kadar geri çekilir.

Arkadaşınızın BAĞ-KUR girişi 5 Eylül 1991 tarihi olduğuna göre, sigorta başlangıcı 18 yaş sonrasında geçen 463 gün geriye, yani 22 Mayıs 1990 tarihine gelir. Bu durumda 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla 25 yılı doldurmaya 13 yıl kaldığından 52 yaşa tabi olur. SGK görevlisinin hesapladığı gibi 168 gün askerlik borçlanması yaptığında 25 yılı doldurmaya 12 yıl 6 aydan daha az süre kalacağı için emeklilik yaşı 51’e çekilir. Arkadaşınız 15 Aralık 2020 tarihinde emekli olabilir.

18 yaş öncesindeki prim günleri silinmez, emekli aylığına yansır ama sigortalılık süresinin, yani 25 yılı doldurmaya kalan sürenin hesabında dikkate alınmaz.

SSK’lılarda ise uygulama biraz farklı. Arkadaşınız SSK’dan emekli olsa idi 20 Şubat 1986 tarihindeki işe başlama tarihi esas alınacaktı. Bu durumda 25 yıl sigortalılık, 5300 prim günü ve 49 yaşa tabi olurdu. Ancak, 25 yıllık sigortalılık süresi 1986 yılından değil, 18 yaşını dolduracağı 1989 yılından başlatılırdı ve 2018 yılında emekli olabilirdi. 2018 yılından geriye doğru son 7 yılın yarıdan 1 gün fazlasında SSK’lı olarak çalışsaydı bir yıldan beri emekli aylığı alıyor olacaktı.

DOĞUM BORÇLANMASI PRİMİNİ VERGİDEN İNDİRMEK İÇİN NE YAPMALI?

Soru: Ahmet Bey, 23.10.2019 tarihli haberinizde yer alan doğum borçlanması priminin vergiden indirilmesi ile ilgili haberinizi okuduktan sonra SGK ve vergi dairesiyle görüştüm. Herhangi bir bilgilerinin olmadığını söylediler. Bu kanun şu an yürürlükte mi, yoksa yürürlüğe girecek mi? Eğer yürürlükte ise izlememiz gereken adımlar nelerdir? Annem 2 ay sonra doğum borçlanması primini ödeyerek, emekli aylığı bağlatacak. Prim ödedikten sonra mı başvuracağız? (Tolga V.)

Yanıt: Tolga Bey, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gerçek ücretler” başlıklı 63. maddesi  ve 111 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesinde belirtilen (banka ve sigorta şirketlerine ait) sandıklara ödenen aidat ve primler ücretlerin vergilendirilmesinde kazançtan indirilir. Vergi, bu indirimden sonra kalan tutar üzerinden alınır.

Bu haktan yararlanabilmek için borçlanmanın çalışırken yapılması gerekir. Anneniz bir işverene bağlı olarak çalışıyor ise borçlanmayı yaptıktan sonra ödemeye ilişkin belgeyi işverenine verdiğinde, ödediği primler o tarihten sonra elde edeceği kazançlardan indirilir. Belgeyi verdiği tarihte hangi vergi diliminde yer alıyor ise o vergi dilimine göre daha az vergi öder. Anneniz herhangi bir işte çalışmıyor ise bu haktan yararlanamaz. Vergi indiriminden yararlanırken yapılması gereken sosyal güvenlik merkezi ya da vergi dairesine değil, işyerinin muhasebe servisine gitmektir.

Not: Çalıştıkları işyerlerinde veya sosyal çevrelerinde sorun yaşama olasılığı bulunan okurlarımızın soyadını veya hem adını hem soyadını baş harfleri ile yayımlıyoruz. Adının tamamen gizlenmesini isteyen okurlarımızın isimlerini ise hiç yayımlamıyoruz.

 

 

 

1881 -
1938