Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bilgin'den Habertürk'e açıklamalar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Habertürk'ten Kübra Par, Nagehan Alçı ve Nasuhi Güngör'ün sorularına yanıt verdi. EYT'lilerin merakla beklediği birçok soruya açıklık getiren Bakan Bilgin, "EYT'de deprem bölgesinde müracaat edenlere öncelik verdik. İlk uygulamalar orada yapıldı. Şimdi 1 milyon kişi yaklaşık ilk maaşını aldı. Alamayanların kaybı yok. Hak etme günlerine göre, prim gün sayıları doldurma sayılarına göre her gün işlem yapılıyor. Ayda yaklaşık 30 bin kişiye emeklilik bağlanıyordu. Şimdi biz bu rakamı 120 bine 130 bine çıkardık. Bizim SGK personelimiz büyük bir hazırlık yaptı. Gecelerini gündüzlerine katarak çalıştılar. TBMM jest yaptı, onların fazla mesailerini artırdı. Müthiş çalıştılar. 1 milyona giden rakam yaptılar. Gecikenler endişe etmiyorlar, çünkü birikmiş olarak alacaklar" değerlendirmesinde bulundu
ABONE OLÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Habertürk'ten Kübra Par, Nagehan Alçı ve Nasuhi Güngör'ün sorularına yanıt verdi.
Bakan Bilgin EYT başta olmak üzere taşeron işçilerle ilgili düzenlemeye, Emeklilerde oran çalışmasından asgari ücretlere, tarımsal işçilerden akademik personele değin bir dizi konularda önemli açıklamalarda bulundu.
Bakan Bilgin'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
Dün Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesi açıldı. Benim için heyecan verici olay. Ben Demir Yolları Genel Müdürüydüm. İlk projeyi hazırladım. Ankara'dan Eskişehir İnönü mevkiine kadardı. Çok uğraştım ve o çalışmayı tamamladım. Proje hazırlandı. Benden sonra Binali Bey bakan oldu. Benim yerime Demiryolları Genel Müdürü arkadaşımız geldi. O zaman Başbakan olan sayın Cumhurbaşkanımız demiryollarına büyük kaynak aktararak İstanbul'a, oradan Sivas'a, İzmir'e, Bursa'ya neredeyse Türkiye'nin dört tarafına hızlı tren örülüyor. Dün açılan Sivas-Ankara demiryolunda bütünüyle yerli raylar kullanıldı. Bu proje tamamen tamamen yerli raylarla yapılmış. Ben 2000 yılında genel müdür iken Türkiye'de ray üretilmiyordu. Karabük Demir Çelik Fabrikası'nın genel müdür Sencer Bey'in demiryollarına borcu vardı 2000 krizi gelmişti. Zor durumdaydılar. Bana geldiler 'Bizim size şu kadar borcumuz var, biz bunu ödeyecek durumda değiliz, Karabük Demir Çelik Fabrikası batıyor, bunu bizden istemeyin, erteleyin' dedi. Ben de onlara 'Siz bize yerli ray üretin ben sizin bu borçlarınızı ortadan kaldırayım' dedim. Sencer Bey rahmetli oldu. O gün Türkiye'de ilk rayları gittim törenle aldım. Arkasından Karabük Demir Çelik Fabrikası Avrupa'nın en büyük ray üreticilerinden biri oldu. Dün açıklandı 'bu yolda tamamen yerli ray uygulanılmıştır" dendi. Müthiş heyecan duyduğumu sizinle paylaşmak isterim.
Benim düşüncemin temelinde milliyetçilik ve demokrasi var. Demokrasi olmadan milliyetçilik olmaz. Demokrasi olmadan milliyetçilik nasyonel sosyalizm, faşizm olur. Milliyetçilik demokrasinin diğer adıdır. Milliyetçiliğin siyasal ilkesi milli egemenliktir. Milletin kararıdır. Millet farklılaşmış çoğul kitledir. Elbette milli kimlik onları birleştirir. Milliyetçilik onun hukukunu savunmaktadır. Modern çağ milletler çağıdır; etnik kimlikler değildir. Ben Türkmencilik yaparsam milliyetçilik olmaz, etnisite olur. Rahmetli Erol Güngör Bey 'Bizim Türklerin imparatorluk içinde millet olduklarını" söyler. Türklük bütün bunları içine alan millettir. Milliyetçilik demokrasi içinde çoğul yapıyı entegre eder. Milliyetçilik milli birliği birlikte tutan ideolojidir. Milliyetçilik bütünleştirici bir ideolojidir. Özgürlük olmadan milliyetçilik olmaz. Daha özgürlükçü bir milliyetçiliğin Türkiye'de gelişmesi gerekir. Ama Türkiye'de maalesef siyasal kutuplaşma ekseninde bu meseleleri tartışamaz hale gelmiştir. Bunun en önemli sebebi Türkiye'deki etnik ayrılıkçı hareketin uluslararası planda desteklenmesinin Türkiye'de endişe ve tehdit algısı var. Bunu asla gözardı etmeyelim. Bu uluslararası tehdidi asla göz önünden uzak tutmamak lazım.