HABERTURK.COM

Yedinci film “Star Wars: Güç Uyanıyor”da baskın duygu nostaljiydi benim için... Özlediğim bir dünyaya dönmüş, sevdiğim karakterlerle yeniden karşılaşmıştım.

Politik alt metni itibarıyla George Lucas'ın çizdiği çerçevenin içinde kalan bir hikâyeydi ve Star Wars ruhunu taşıyordu. En önemlisi, sevdiğim bir dünyayı yeniden başlatması itibarıyla sevmiştim...

 

Sekizinci film “Star Wars: Son Jedi”yı ise daha çok sevdim... Yeni bir yöne gitmekten çekinmeyen cesaretli bir filmdi. Seçilmiş kişi meselesine getirilen yorum parlaktı. Daha önemlisi, “Güç” kavramı çok daha sağlam temeller üzerinde ele alınıyor, derinleştiriliyordu.

Dokuzuncu film olan “Star Wars: Skywalker'ın Yükselişi”ni ise ne yazık ki sevdiğimi, beğendiğimi söyleyemem.

“Güç Uyanıyor”un gösterime girdiği tarihten bu yana seyrettiğimiz Star Wars filmlerinin sayısı arttı. Dolayısıyla, nostaljinin durumu kurtarması pek mümkün değil.  Asıl önemlisi, “Skywalker'ın Yükselişi”nde neredeyse yeni olan hiçbir şey yok... Tam aksine, George Lucas'ın ilk üçlemesine, oradaki karakterlere, klişelere inatçı bir bağlılık var...

Sözgelimi, filmde ilk anlardan sona kadar birçok sürpriz var. Bir sürü “beklenmedik” şey olup bitiyor. Ama nedense hiçbiri çok şaşırtmıyor. Çünkü o sürprizlerin benzerlerini George Lucas'ın çektiği filmlerde görmüştük...

“Skywalker'ın Yükselişi” her şeyiyle bir Star Wars filmi... Ama reçetelerin, formüllerin ve Star Wars klişelerinin neredeyse görünebilir olduğu bir film... Ve tam da bu nedenden ötürü, Star Wars filmlerinin ruhu yok sanki. Hiçbir özgünlüğü yok, bir taklit gibi...

“Skywalker'ın Yükselişi”, yeni bir Star Wars filmi çekmekten, hikâyeyi farklı yönlere götürmekten korkan bir grup insanın Lucas'ın ilk üçlemesinin bir versiyonunu çekmeye çalışmasından ibaret gibi geldi bana... Seyrettiğim her şey önceki filmlerden hatırladığım duyguların, anların, temaların ve sahnelerin yansıması gibiydi...

Kuşkusuz bir aksiyon filmi olarak iyi... İki buçuk saat geçip gitti. Ama beni sürükleyen karakterler ya da hikâye değildi. Sadece hareket ve ritim duygusuydu.. Savaş, takip sahneleri akıp gitti ama hikâyede bana dokunan çok fazla bir şey olmadı. Her şey geçmiş filmlerin bir gölgesi gibiydi...

Özellikle sonlara doğru “çok abartmışlar” deyip durdum içimden. Birkaç yerde “Yok artık” bile dedim... Fantastik motiflerden beslense de Star Wars özünde bir uzay operasıdır. Bu filmde ise hikâyenin fantastik yanını biraz daha köpürtmüşler gibi geldi bana ve bunu sevdiğimi pek söyleyemem...

Her şey bir yana, film bana “seri üretim”den bandından çıkmış gibi geldi... İlk iki filmde yönetmenler Star Wars dünyasına bir sanatçı gibi yaklaşmışlar, kendi yorumlarını getirmişlerdi. Burada ise yorum falan yok, ruhsuz bir yeniden üretim var sadece...

Özetle, ben sevmedim. Hayranları ne der bilmiyorum ama LucasFilm'in bundan sonraki filmler konusunda çok daha cesaretli olması gerektiğini düşünüyorum.

Yine aynı mantıktan hareket ederlerse, Star Wars kendi kendinin karikatürü haline gelebilir... Ki bu filmde bunun kıyısında dolaşıyorlar. Her şey o kadar tanıdık ki, olaylar bir parodiye dönüşmesi an meselesiymiş sanki...