HABERTURK.COM

ANKARA - Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Çankaya Köşkü'nde yazılı ve görsel medyanın Ankara temsilcileriyle bir araya geldi. Sohbet havasında geçen toplantıda Uçum, temsilcilerle medya hukukunun geleceğine ilişkin görüş alışverişinde bulundu ve soruları yanıtladı. Mevcut medya mevzuatının çağın gereklerine cevap veremediğini belirten Uçum, “Hem çalışma işleri açısından Basın İş Kanunu önemli ölçüde eskidi, uygulanmayan birçok hükmü var, hem Basın Kanunu internet medyacılığının inanılmaz bir şekilde geliştiği; çok katmanlı, çok yönlü bir hale geldiği dönemde artık onu kavrayabilecek yeterlilikte değil. İnternet Yayıncılığı Kanunu, ihtiyaçları karşılayacak seviyede değil. Öte yandan kurumsal, kolektif medya, ortaklaşa yürütülen medya faaliyetlerinin yanı sıra artık bireysel medya dediğimiz bir medya gücü de ortaya çıktı. Bloglar, web siteleri çıktı. 21. yüzyılın bu döneminde elektronik ortamın olanakları üzerinden bireyin etkinliği, faaliyet çeşitliliği inanılmaz derecede arttı. Böyle baktığınızda aslında medyanın yeniden tanımlanmasına ihtiyaç var” diye konuştu.

“SOSYAL MEDYADA POZİTİF İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GÜVENCE ALTINA ALINMASI İÇİN ÇABA GÖSTERECEĞİZ”

Medyanın hukukunun günümüzde yeniden çok yönlü ele alınması gereken olgusal gerçeklik ortaya koyduğunun altını çizen Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Uçum, “Biz, diğer alanlarda olduğu gibi bir medya hukuku çalışması başlatmak kararıyla böyle bir sohbet toplantısı yapmaya karar verdik” dedi. Bu çerçevede bir dizi toplantının gerçekleştirileceğini aktaran Uçum, bir "Medya Hukuku Çalışma Grubu" olarak süreci bir sonuca varana kadar devam ettireceklerini vurgulayarak, “Sonuçta, 21. yüzyılın medya hukukunu nasıl oluşturabiliriz diye kafa yoracağız. Çalışma ilişkileri ve çeşitli medya mecralarına ilişkin, her türlü hukuki düzenleme, cevap ve düzeltme hakkının her alanda olması, sosyal medyada pozitif ifade özgürlüğünün güvence altına alınması kadar negatif ifade özgürlüğünün de güvence altına alınması için yoğun bir çaba içerisine gireceğiz” şeklinde konuştu.

TEMSİLCİLERİN ÖNERİLERİNİ DİNLEDİ

Uçum, açıklamalarının ardından medya temsilcilerinin, “Basın özgürlüğü, basın ahlakı, iş güvenliği, basın çalışanlarının çalışma saatlerinin düzenlenmesi, sosyal medya ve haber sitelerine yönelik düzenlemeler, sarı basın kartları ve akreditasyonlar, kaynak bildirimi, tazminat ve cezalar” gibi konulardaki görüş ve önerilerini dinledi.

“TAMAMEN TARAFTARLIK REAKSİYONU”

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Uçum, medya temsilcilerinin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Fenerbahçe’nin Aytemiz Alanyaspor ile 1-1 berabere kaldığı maçın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma ilişkin sorulan soruyu yanıtlayan Uçum, “Ben kendimi tutkulu bir Fenerbahçe taraftarı olarak tanımlarım. Dolayısıyla Fenerbahçe ile ilgili ifade ettiğim görüşler tamamen taraftarlık reaksiyonudur. Orada sezon başından beri Fenerbahçe ile ilgili hakem hataları, hakemlerin seçimlerinde verdiği kararlarda etki altındalar mı biye bir izlenim oluştu. Bir siyasi kişiliği ya da bakanı asla kast etmedim” dedi.

“İNFAZ SİSTEMİMİZİ ADİL NOKTAYA GETİRME İHTİYACIMIZ VAR”

Kurulun Hukuk ve Sistem Reformu Çalışma Grubu’nda ceza adaletine ilişkin bir faaliyetin olup olmadığına ilişkin sorulan soruyu cevaplayan Uçum, “Bizim ceza adalet sistemimizi daha adil hale getirmek için çalışmalara ihtiyacımız var. Ceza infaz hukuku sistemimizi de mahkumlar açısından adil, mağdurlar açısından tatminkar bir noktaya getirme ihtiyacımız var. Bu alanlara ilişkin çalışma gruplarımız var ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“MECLİS GRUPLARI ÜZERİNDEN BİR TEKLİFE DÖNÜŞECEK”

Adalet Bakanlığı’nın da infaz hukuku üzerine çalışmalar yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Uçum, "Çeşitli çevrelerde de bu çalışmalarını gözden geçirdi, Hukuk Politikaları Kuruluyla da ortak çalışmalar yaptı. Zannediyorum infaz hukukuna ilişkin bu çalışmalar, Adalet Bakanlığımızın çalışmalarının nihayetinde herhalde Meclis grupları üzerinden bir teklife de dönüşecektir ama unutmayın bu adımları atsak bile yarın yine ceza adaletini geliştirmek için, adil infaz hukuku rejimini geliştirmek için çalışmalar ve ihtiyaçlar devam edecektir. Bu sürekliliği olan bir faaliyettir” açıklamasında bulundu.

“VİCDANİ YAKLAŞIM HEPİMİZİ ÇOK ETKİLEDİ”

Konya'da kadına karşı şiddeti engellemek isterken Özgür Duran’ı öldüren Kadir Şeker hakkında değerlendirmelerde bulunan Uçum, şunları kaydetti:

“Mevcut ceza kanunu açısından meşru savunma veya sınırın aşılması gibi birtakım teknik düzenlemeler var. Görünür gerçeklikle olgusal gerçeklik arasında bir fark vardır. Görünür gerçeklikte şüphelinin gösterdiği duyarlılık, vicdani yaklaşım hepimizi çok etkiledi. Hakikaten burada adil olanın gerçekleşmesini istiyoruz. Adil olan, ortaya çıkan sonucun toplum vicdanını rahatsız etmemesi. Ceza hukuku görünür gerçeklik üzerinden hüküm vermez. Hüküm vermeye elverişli gerçeklik, olgusal gerçekliktir. Böyle olduğu için de ceza hukukunda temel ilke maddi gerçeğin bütün boyutlarıyla tam olarak açığa çıkarılmasıdır. O zaman ancak biz verilen hükme adil diyebiliriz. Bu nedenle Kadir konusunda yapılan tüm yorumların, görünür gerçekliğe uygun yorumlar olduğunu ve hüküm vermeye henüz elverişli olmadığını söylüyorum. Hep birlikte bu sürecin objektif ve adil yürütülmesi için talepte bulunalım ama olgusal gerçekliğe göre verilen hükmü bekleyelim.”

“PEŞİN HÜKÜM SÖZÜ NEGATİFTİR”

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zaman zaman aktüel konularda kuruldan görüş istediğini söyledi. Uçum, kurul üyesi Burhan Kuzu'nun uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti’nin serbest bırakılması sürecinde yargıya baskı yaptığı yönündeki iddialar hakkında kurulda değerlendirme yapılıp yapılmadığına ilişkin soruya, “Hayır yapmadık. Sonuçta bir iddia vardır, iddiadan sonra savunma gelir. İddia ve savunma sürecini tamamladıktan sonra hüküm çıkar, o yüzden peşin hüküm sözü negatiftir" yanıtını verdi.

“BÖYLE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL”

Uçum’a, bazı yerel mahkemelerin Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulamamalarına ilişkin değerlendirmesi de soruldu. Uçum, bu noktada kamuoyunda bilgi eksikliğinin olduğuna dikkat çekerek “AYM ve AİHM kararları sanki bir hiyerarşik merci kararları gibi algılandığı için, bazı mahkemelerin dosyayı yeniden ele alıp bu kararlarla uygun karar vermemesi sanki buna uymamak gibi anlaşılıyor. Hayır, böyle bir şey söz konusu değil. Oradaki uyma zorunluluğu dosyayı yeniden ele alma zorunluluğudur. Ele aldıktan sonra bir Yargıtay, bir istinaf gibi o kararlara bağlayıcılığı üzerinden hareket etme zorunluluğu yoktur” diye konuştu.

HUKUK POLİTİKALARI KURULU

Hukuk Politikaları Kurulu, 10 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkındaki 1 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 27. maddesince kuruldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan kurul üyelerini 9 Ekim 2018’de, Kurul Başkanvekili Uçum’u ise 31 Ekim 2018’de atadı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne fikri asistanlık yapan kurul, hükümetin faaliyet alanlarında politika belgeleri oluşturuyor, raporlar yazıyor, talep, ihtiyaç ve etki analizleri yapıyor. Kurul, hukuk ve sistem reformu, yargı reformu, hak ve özgürlükler hukuku gibi alanlarda çalışmalarını sürdürüyor. Hukuk Politikaları Kurulu çatısı altında; Hukuk ve Sistem Reformu, Hak ve Özgürlükler Hukuku, Çalışma İlişkileri, Ceza Hukuku, Avukatlık Hukuku, Tahkim Hukuku, Kişisel Veriler Hukuku çalışma grupları bulunuyor. Çalışma grupları alanlarına göre politika belge taslakları ortaya koyuyor. Şimdiye kadar, 35 kurul toplantısı ve 33 çalışma toplantısı gerçekleştirildi.