Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Daha gün başlamadan tükenmiş hissetmek: Sabah anksiyetesi hakkında bilmeniz gerekenler

        Sabahları sebepsiz yere kaygılı uyanmak yalnızca ruh halinizle ilgili olmayabilir. Kortizol, serotonin ve uyku düzeni gibi faktörler sabah anksiyetesinin arkasındaki görünmeyen nedenler arasında yer alıyor.

        SABAH ANKSİYETESİ NEDİR?

        Bazı sabahlar daha gözlerini açar açmaz vücutta açıklaması zor bir gerginlik hissi belirir. Henüz hiçbir şey yaşanmamışken, sanki yaklaşan bir tehlike varmış gibi yoğun bir huzursuzluk kaplar insanın içini. Zihin, kontrolsüz düşüncelerle dolup taşar. Psikoloji literatüründe bu durum sabah anksiyetesi olarak tanımlanır. Günün daha ilk anlarında ortaya çıkan bu kaygı hali, bazen tüm günün ruh halini belirleyecek kadar etkili olabilir.

        REKLAM

        SABAH ANKSİYETESİNİN PSİKOLOJİK KÖKENLERİ

        Her ne kadar yalnızca sabahları yaşanıyormuş gibi görünse de bu kaygı genellikle uzun süredir biriken stresin bir yansımasıdır. Uyku sırasında bastırılan duygular, uyanma anında kendini açığa vurabilir. Kimi zaman görülen rüyalarla, kimi zaman da ertesi günün sorumluluklarıyla ilişkilidir. Zihin, gün başlamadan alarma geçmiş gibidir. Bu durum yaşam kalitesini zamanla ciddi şekilde düşürebilir.

        FİZYOLOJİK SÜREÇLER VE KORTİZOL ETKİSİ

        Uzmanlara göre sabah anksiyetesinin önemli nedenlerinden biri kortizol hormonudur. Kortizol, vücudu uyandırmak ve güne hazırlamak için sabah saatlerinde doğal olarak yükselir. Ancak stres düzeyi yüksek bireylerde bu artış kaygıyı tetikleyebilir. Sonuç olarak kalp atışları hızlanır, mide sıkışır, kaslar gerilir ve nefes almak zorlaşabilir. Yani sabah anksiyetesi yalnızca zihinsel değil, bedensel bir süreçtir.

        FİZİKSEL VE DUYGUSAL BELİRTİLER

        Sabah anksiyetesi çoğu zaman bedensel belirtilerle kendini belli eder. Çarpıntı, mide bulantısı, terleme, titreme ve kas gerginliği en sık görülenlerdir. Bunun yanında kişi kendini sebepsiz yere huzursuz, karamsar ya da suçlu hissedebilir. Gün henüz başlamadan yaşanan bu yoğunluk, zihinsel bir tükenmişlik hissi yaratır.

        REKLAM

        SOSYAL YAŞAM VE İLİŞKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLER

        Sürekli kaygıyla uyanmak zamanla insan ilişkilerine de yansır. Kişi içine kapanabilir, çevresiyle arasına mesafe koyabilir. Aile içi iletişim zayıflayabilir, partnerle ya da çocuklarla geçirilen zamanın kalitesi düşebilir. Bu ruh hali motivasyonu da olumsuz etkiler; erteleme davranışı artar, yeni başlangıçlar göz korkutucu hale gelir.

        UYKU KALİTESİ VE NÖROKİMYASAL ETKENLER

        Yetersiz ve kalitesiz uyku sabah anksiyetesini tetikleyen önemli faktörlerden biridir. Özellikle REM uykusu sık bölünen kişiler sabahları daha huzursuz uyanabilir. Bunun yanında serotonin seviyelerindeki dalgalanmalar da kaygıyı artırabilir. Serotonin düşüklüğü, özellikle sabah saatlerinde anksiyetenin daha yoğun hissedilmesine neden olabilir.

        REKLAM

        TIBBİ VE BİYOLOJİK NEDENLER

        Uyku sorunları çoğu zaman depresyon ve anksiyete ile birlikte görülür. Obstrüktif uyku apnesi gibi rahatsızlıklar, gece boyunca sağlıklı nefes almayı engelleyerek sabahları kaygılı uyanmaya yol açabilir. Ayrıca stres hormonu kortizolün uzun süre yüksek seyretmesi; kaygı, depresyon ve konsantrasyon problemlerini beraberinde getirebilir.

        Bazı çalışmalarda, depresyon ve diğer psikiyatrik rahatsızlıklarda interlökin-6 (IL-6) adlı iltihaplanma ile ilişkili bir maddenin yüksek olduğu gösterilmiştir. IL-6 seviyeleri sabah saatlerinde zirveye ulaştığı için, sabah anksiyetesinin biyolojik nedenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.

        SABAH ANKSİYETESİYLE BAŞ ETME YOLLARI

        Doktorunuzun önereceği tedaviye ek olarak aşağıdaki öneriler, sabah anksiyetesinin etkilerini hafifletmeye yardımcı olabilir:

        - Dengeli ve düzenli beslenin, öğün atlamamaya özen gösterin.

        - Akşam yemeğinden sonra tekrar yemek yemekten kaçının.

        - Çay, kahve, kola gibi uyarıcı içecekleri sınırlayın.

        - Alkolün depresan etkisi olduğunu unutun ve tüketimden kaçının.

        - Düzenli egzersiz yapın; hareket etmek kaygı seviyesini azaltır.

        - Düzenli kullandığınız ilaçların yan etkilerini doktorunuzla değerlendirin.

        - Gece geç saatlere kadar uyanık kalmamaya çalışın.

        Uyku düzeninizi biyolojik ritme uygun hale getirin; gece uyuyup gündüz uyanmak hormon dengesini korumanın en etkili yollarından biridir.

        Görsel Kaynak: istockphoto

        ÖNERİLEN VİDEO

        Trabzon- Heyelanın vurduğu 'korku apartmanında' mühür kalktı, gözler riskli yamaçta

        TRABZON'un Vakfıkebir ilçesinde meydana gelen, giriş katlarındaki evlerde bazı odaların kaya ve toprakla dolduğu heyelan sonrası tahliye edilip, mühürlenen 6 katlı apartmanda teknik incelemeler tamamlandı. Temel ve kolonlarında zarar olmadığı tespit edilen binanın mührü sökülürken, dairelerde yaşaya...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ