Dört yetişkinden 1´i yeterince fiziksel aktivite yapmıyor
Dünya Sağlık Örgütü tarafından paylaşılan son tahminler, 2020 ila 2030 arasında neredeyse yarım milyar kişinin, fiziksel hareketsizlikten kaynaklı bir hastalığa yakalanacağına işaret ediyor. Giderek daha fazla dijitalleşen bir dünyada, insanların hareketleri azalıyor. Buna ulaşım alternatiflerinin artması, sağlıksız ve düzensiz beslenme gibi unsurlar eklendiğinde, aşırı kilo sorunları ortaya çıkıyor. Obeziteye çözüm için Fiziksel Aktivite Küresel Eylem Planı oluşturan DSÖ, bu kapsamda hazırladığı raporda, dünya genelinde her dört yetişkinden birinin ve ergenlerin yüzde 81´inin yeterince fiziksel aktivite yapmadığına dikkat çekiyor
Dijitalleşmenin yaygınlaşıp alışkanlıkların çevrimiçi platformlara kayması hareketsizliğe yol açarken, ulaşım alternatiflerinin çeşitlenmesi yürüme ihtiyacını dahi ortadan kaldırıyor. Bunlara sağlıksız ve düzensiz beslenme de eklendiğinde, aşırı kilo ve obezite sorunları ortaya çıkıyor. Diyetisyen Elif Nur Kılıç, "Hem sağlığını korumak hem de güzel görünmek isteyen pek çok kişi, fazla kilolarından kurtulmak istiyor. Aralarında ameliyatın da bulunduğu pek çok yönteme başvurabiliyorlar. Biorezonans terapisiyle kişinin iştahını baskılıyoruz. Böylece hastalar iştah, sindirim ve metabolizmalarına göre hızlı ve sağlıklı şekilde kilo veriyor" dedi.
"BİOREZONANS SEANSLARIYLA İŞTAHI BASKILIYORUZ"
Biorezonans uygulamasıyla kişilerde iştah isteğinin azaltılabildiğini belirten Kılıç, "Birçok hasta artık daha kolay ve hızlı kilo verebilmek için farklı yöntemlerin arayışına giriyor. Biorezonans ise tam da bu noktada hem sağlıklı hem de pratik bir alternatif oluyor. Bu uygulama vücuda dışarıdan verilen titreşimlerle gerçekleştiriliyor. Vücudun etkileşime girmesi ve enerjitik doğasında değişiklik yaratılması sağlanıyor. Biorezonans uygulamasıyla danışanlarımızın özellikle karbonhidratlara karşı iştahını baskılıyoruz. Böylece diyeti bozma isteklerini engelliyoruz" diye konuştu.
"SÜRECE KİŞİYE ÖZEL PROGRAM HAZIRLAYARAK BAŞLIYORUZ"
İştahın baskılanmasıyla birlikte zararlı gıdalara karşı da isteksizlik duyulduğunu belirten Kılıç, biorezonansın uygulama aşamalarını şu sözlerle aktardı: "İlk adımda kilo vermek isteyen hastalarımızla 15 ila 30 dakika bir ön görüşme yapıyoruz. Vücut analizini, kompozisyonlarını ölçen cihazlarımızla detaylı bir değerlendirmede bulunuyoruz. Böylece danışanımızın kaç seansta istediği kiloya ulaşabileceğini kararlaştırıyoruz. Ardından ise kişiye özel diyet listesi hazırlıyoruz. İlk seans genellikle 45 dakika sürüyor, sonraki seanslar ise kişinin iştah, sindirim, metabolizma hızına göre 60 dakikaya kadar çıkabiliyor" açıklamasında bulundu.
"BİOREZONANS İLE SİGARAYI BIRAKMA ORANI YÜZDE 70 İLA 95 ARASINDA DEĞİŞİYOR"
Biorezonans terapisinin sadece kilo vermek için değil, sigara, alkol, kumar bağımlılıklarında, ağrılı hastalıklarda, psikolojik ve alerjik rahatsızlıklarda da uygulandığının altını çizen Kılıç, "Farklı bağımlılıklar için biorezonans terapisi uygulayabiliyoruz. Bu terapi ile sigarayı bıraktırmada yüzde 70 ila 95, alkolü bıraktırmada ise yüzde 90 civarında başarı kaydediyoruz. Sigarayı bırakmakta zorlanan danışanlarımız için ücretsiz destek seansı yapıyoruz" dedi.
"TERAPİYİ YAPTIRACAK KİŞİNİN KARARLI OLMASI ÇOK ÖNEMLİ"
Biorezonans terapilerinin epilepsi hastalarına, kalp pili olanlara ve hamilelere uygulanamadığının altını çizen Kılıç, "Bu terapi yönteminde istenilen sonuca ulaşmak için birçok faktörün bir araya gelmesi gerekiyor. Biorezonans terapisini yaptıracak kişinin kararlı olması, biorezonans cihazının kaliteli olması, terapi ortamının uygun koşullara sahip olması ve biorezonans uygulayıcılarının yetkin bireyler olması gibi çok önemli. Obezite için bıçak altına yatmak, bağımlılıklardan kurtulmak için ilaç içmek yerine biorezonans terapisiyle sonuca ağrısız, sancısız, yan etkisiz ulaşabilmek mümkün" dedi.