"Ben Rum patronların yanında yetiştim"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ziyareti öncesi devlet televizyonu NET'e konuştu. Röportaj, dün akşam ana haber bülteninde geniş olarak verildi.
ABONE OLBaşbakan Erdoğan, Türk-Yunan ilişkileri, silahların azaltılması ve ekonomik ilişkiler üzerine önemli açıklamalarda bulundu.
Yunan gazeteci Mariya Hukli'ye konuşan Erdoğan, "Ben çocukluğumu İstanbul'da Rum patronların yanında geçirdim. Onların yanında çalıştım. Benim Rum patronlarım oldu. Bildiğim kadarıyla siz de İzmirlisiniz. Belki Türkçe de biliyorsunuz?" Bu soru üzerine Yunan gazeteci Hukli, "aynen" cevabını verdi. "Ortak yanlar meydana çıkıyor. Bunlar çok önemli" diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, şu cümleleri kullandı: "Bizim konuşarak, görüşerek, masada sabırla oturarak çözemeyeceğimiz hiçbir sorun olmaması lazım. Bunda kararlı olmamız lazım. Kararlı olursak neticeye varırız. Ama birilerinin bizi tahrik etmesine aldırmayacağız. Diyeceğiz ki, bu sorunu çözmemiz lazım, çözeceğiz."
Ülkelerin savunma sanayilerine çok büyük paralar harcamasını eleştiren Erdoğan, "Bugün dünyada fakirlik, yoksulluk var. Dünyada milyarlarca insan aç, sefil, yoksul. Öte yanda sadece savunma sanayine 1 trilyon dolar ayıran bir dünya var. Niçin bir trilyon dolar savunma sanayine harcıyoruz? Gelin bunu yoksul, fakir, garip ülkelerin halkına harcayalım. Yiyecek bulamıyorlar. Giyecek bulamıyorlar. Okulları yok, hastaneleri yok. Buralara yardımcı olalım. Ve insanlığın yarınlarına yardımcı olup katkıda bulunalım. Bunlar konuşulmuyor. Bunlar yapılmıyor" dedi. Başbakan, "Nedir bu silah silah! Nereye varacağız? Bu harcamaları kısıp farklı yere çevirelim. Bu sıkıntılı dönemde silah sanayisini ranta çevirenler var. Dünya silah sanayi bugün eziyor, zulmediyor" diye tepki gösterdi.
"BİZ BİRBİRİMİZİ İYİ TANIRIZ"
Türk-Yunan ilişkilerinin yeni bir temele oturacağına inanıp inanmadığının sorulması üzerine Erdoğan, "Ben sayın Simitis döneminden itibaren Türkiye'den Yunanistan'a sık gidip gelen bir başbakanım. Kostas Karamanlis döneminde farklı bir süreci başlattık. Ailece sık sık görüşür hale geldik. Papandreu ile gerek benim, gerekse benden önceki arkadaşlarımın sık görüşmeleri var. Biz bir defa sınırdaş, kıyıdaş iki ülkeyiz. Bunu başarmamız lazım. Bunu başarmaya ben inanıyorum. Çünkü Yunan halkının Türkiye'den giden ciddi bir kısmı var. Yunan halkı da Türkiye'yi tanıyor. Türkiye halkı da Yunan halkını tanıyor. Böyle bir ortak paydamız var" diye konuştu.