Gay ve lezbiyenler yürümeye geliyor!
İtalyan milletvekili Luxuria, Türkiye'deki gay ve lezbiyenlerin hakları için mücadele etmeye kararlı
İtalyan politikasının en renkli siması Vladimir Luxuria, Müslüman ülkelerde eşcinsellerin büyükelçiliğini yapma fikriyle gündeme oturdu. Luxuria bu amaçla haziran ayında Türkiye'yi ziyaret edecek ve Pride'a (onur yürüyüşüne) katılacak.
İtalyan Yeniden Kuruluş Komünist Partisi'nden, parlamentoya milletvekili olarak giren transgender Vladimir Luxuria, yıllarca İtalya şov dünyasında yaptığı gösterilerle kendinden söz ettirdi. Eşcinsel derneklerinde gay, lezbiyen ve transların hakları için verdiği mücadelelerle kendisini politikaya hazırlayan (gerçek adı Vladimir Guadagno) Luxuria, bugün İtalya'nın en ilginç politik simalarından biri oldu. İtalyan parlamentosunda kadınlar tuvaletine gittiği için Forza Italia'nın kadın milletvekillerinin gazabına uğrayan Luxuria, son olarak Müslüman ülkelerde eşcinsellerin büyükelçiliğini yapmak fikrini ortaya attı. Bu yeni misyonuna Türkiye'den başlamak isteyen Luxuria, Türkiye ziyaretinde Kültür Bakanı Atilla Koç'la da görüşmek istiyor. İtalyan parlamentosuna yakın bir kafede görüştüğümüz Luxuria, yeşil kırmızı ceketi ve kırmızı mini eteği ile karşımıza çıktı. Söyleşimizden önce pudrasını çıkarıp "Saatlerdir parlamentoda kapalı kaldım, biraz yüzüme renk gelsin," dedi. Biz sohbet ederken de gelip geçen bazı beyleri manidar bir biçimde süzmekten de geri kalmadı.
'MURATHAN MUNGAN BEĞENİLİYOR'
- Neden eşcinsellerin büyükelçisi olarak Türkiye'ye gitmek istiyorsunuz?
- Ben kendimi gay büyükelçisi olarak sunmak istemedim ama basın böyle tanımladı. Benim İtalya dışında olan bitenle ilgilenmem de doğru bir şey. Avrupa için insan hakları konusu önemli bir konu, Türkiye de Avrupa ve Asya arasında bir kapı olduğuna göre, İslam ülkeleri arasında gay, lezbiyen ve transların yaşam koşulları hakkında diyalog kurulabilecek ilk ülke olabilir. Türkiye'ye iki kez gittim ama politikacı olarak değil. Gazetenizde yayınlanan haberden sonra Lambda İstanbul (Eşcinsel sivil toplum girişimi) derneği beni aradı. İstanbul'da haziran ayında yapılacak olan en önemli yürüyüşe beni davet ettiler. Bu galiba en önemlisi olacak. Bu yürüyüşte resmi makamların tavrı çok önemli.
- Türkiye'deki eşcinsellerin koşulları konusunda bir araştırma yaptınız mı?
- Eşcinsel yürüyüşünden önce derneklerle görüşmek için gitmek istiyorum. Türkiye'de eşcinselleri suçlu gösteren bir yasa yok ancak kamu ahlakı ve kamu düzeni ile ilgili yasa, eşcinsellere karşı bir silah olarak kullanılabiliyor. Daha 2005'te Ankara'nın bir taşrasında kaymakam, yeni kurulan bir derneği (Kaos GL) kamu ahlakına aykırı olduğu gerekçesi ile kapadı. Oysa bu derneğin amacı, cinsiyet olarak farklı insanlara bir yardım sağlamaktı. Bu tip haberler bizim çevrelerde hemen yayılıyor. Bana göre, Türkiye eşcinsellik konusunda çelişkilerle dolu. Murathan Mungan, ünlü ve eşcinselliği beyan etmiş; Türkiye'de kitapları çok satan ve çok beğenilen bir yazar. Bu, Türk halkının önyargılı olmadığını gösterir.
'EN KİBARLARI KOMÜNİSTLER'
- Avrupa'daki İslam korkusunu nasıl yorumluyorsunuz?
- Bana göre değişime bir reaksiyon var. İtalya, II. Dünya savaşından sonra multi etnik bir toplum olma yoluna girdi. Ben bunu panik halinde yaşamıyorum. Haçtan, başörtüden konuşuluyor... Ben Türkiye'de mini etekli kadınlar da gördüm. Bütün Arap dünyasının aynı olduğunu düşünenler için önemli bir örnek bu.
- Türkiye'nin Arap dünyasının bir parçası olmadığını da hatırlamak lazım...
- Türkiye, uygarlık çatışması üzerine tartışmaların bitmesi için temel bir ülke. Avrupa diyaloğa açık bir kıta olmalı. Başkalarından öğreneceğimiz çok şey var. Bu açıdan Türkiye, AB'ye girdiğinde gerçekten İslam Dünyası-Doğu ile Avrupa arasında önemli bir köprü olacak. Türkiye'de gay hikayelerini duyduğum zaman aklıma İtalya'nın 60'lı yıllardaki hali aklıma geliyor. Türkiye'ye seyahatimde de bazı hikâyeler duydum. Zaman tanımak lazım. Eşcinseller için ailenin yüz karası tanımlaması çok yanlış.
- İtalyan sağcı parlamenterlerin size karşı tavrı değişti mi?
- Parlamentoda artık bana karşı daha nazikler, Kültür Komisyonu'nda çalışan sağcı milletvekilleri de daha nazik davranıyorlar. En kibarları komünistler. Kuşku ile bakanlar ise Kuzey Ligi milletvekilleri.
Ferzan inanmadı
"Ben Roma'da 10 yıl boyunca sanat yönetmenliği yaptım. Ferzan Özpetek'in Hamam filmi için bir gösterim düzenledim. Ferzan o zaman şöhret değildi. Filmin sonunda ona "Ferzan, bu film hem İtalya'da hem yurtdışında çok büyük bir başarı elde edecek," dedim. Bana "Saçmalama," gibi bir şey söyledi ama dediğim çıktı. Başta problemleri oldu ama sonra çok değer gördü. Ben her zaman söyledim "Hamam, eşcinseller üzerine bir film değil Ferzan'ın Türkiye'ye olan aşkını belgeliyor," diye. Ferzan'la hâlâ dostluğumuz var. Cahil Periler filminde de eşcinsel yürüyüşü vardı. Biliyorsunuz, eşcinsellerin yürüyüşünü ben organize ettim. O filmde hayatımın bir parçası var. Sivil birlikteliklerin tanınması, translara tam vatandaşlık, isim değiştirme hakkı , iş hakkı (fahişeliğe sürüklenmemek için) ve vücut değişimi ile ilgili ameliyatlarda sağlık sigortası için mücadele ediyorum. Eşcinsellerin evlat edinmelerini de istiyorum. Annelik ve babalık hakları olmalı."
SABAH / Yasemin TAŞKIN