Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Diplomasi

        Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Cenevre 2 Konferansı'nda konuştu. "Suriye'de yaşananlar uluslararası kamuoyu açısından utanç verici" diyen Davutoğlu, Suriye'deki insanlık suçunu belgeleyen görüntüler için, "2. Dünya savaşı'ndan bu yana görülmemiş bir sistematik işkence söz konusu" diye konuştu.

        Davutoğlu, Suriye'de varil bombaları ve diğer yöntemlerle insanların öldürüldüğünü belirterek, işlenen suçların cezasız kalmaması gerektiğini söyledi.

        Esad'ın 'terrörist' nitelemesine gönderme

        Konuşmasının başlangıcında, üç gün önce Şanlıurfa'da Suriyeli mültecilere yaptıkları ziyareti anımsatan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye'deki mülteci kamplarında doğan ve sayıları 80 bini aşan Suriyeli bebeklerin dramını, savaştan kaçan, ayağını kaybeden kız çocukların yaşadıklarını anımsattı.

        Davutoğlu "Bu kız çocuklar bizim Türkiye'de ağırladığımız 700 binden fazla teröristten bazıları, Türkiye'de doğan 80 bin 500 çoçuk teröristten bazıları.Evet daha başka 2 milyon daha terörist var, diğer komşu ülkelere sığınmış olan. Evet tabii, Suriye içinde evlerini terk etmek zorunda kalmış, gıda ve barınacak yer bulmaya çalışan 5 milyon terörist var. Tabii, çok daha fazla sayıda terörist, rejimin vahşeti altında yaşam mücadelesi veriyor. Tabii, çok sayıda şehir Scud füzeleriyle havadan varil bombalarıyla vuruldu çünkü onlar terörist şehirlerdi. Evet, teröristler Scud füzeleri fırlattılar, geniş yerleşim birimlerini top atışına tuttular, varil bombaları, kimyasal silahlar kullandılar, insanları öldürdüler. Gerçekte Suriye'de kimlerin terörist olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz." sözleriyle Beşar Esad rejiminin ülkede değişim isteyen tüm muhalifleri ve komşu ülkelere sığınan mültecileri "terörist" olarak nitelemeye çalışmasına sert tepki gösterdi.

        'Evleri güvenli olana kadar kapımız açık'

        2 milyondan fazla Suriyelinin evlerini terk ederek bölge ülkelerde mülteci konumuna düştüklerini belirten Davutoğlu, Türkiye'nin 700 bin Suriyeli kardeşine kucak açtığını ifade etti. Davutoğlu, "Bu açık kapı politikamızı evleri güvenli olana kadar devam ettireceğiz" dedi.

        Milyonlarca Suriyelinin gıda ve ilaç gibi en temel gereksinimlerinden mahrum bırakıldığını, onbinlerce kişinin sistematik kuşatma altında ölümü beklemeye mahkum edildiğini kaydeden Davutoğlu Suriye'deki işkence fotoğraflarına değindi. Aç bırakmanın bir savaş silahı olarak kullanıldına dikkat çeken Davutoğlu, bu insanlık dışı uygulamalara acilen bir son verilmesi ve sorumlularının cezasız kalmaması gerektiğini vurguladı. Davutoğlu "BM tarafından belgelenen her türlü suç ve alçakça yapılmış insan hakları ihlalleri Suriye'de maalesef yakın geçmişe damgasını vurmuştur" dedi.

        Nuremberg'den alıntı yaptı

        Sierre Leone'de rejim tarafından insanlığa karşı işlenen suçlarla ilgili kurulan özel mahkemeye savcının sunduğu rapordan alıntı yapan Davutoğlu, "Nuremberg'ten beri bu tür devlet destekli, sanayi makinesi benzeri, sistematik işkence ve katliamlar" görülmediğini kaydetti.

        Davutoğlu, "Bu acımasızlık açıkça insanlığa karşı suçtur ve savaş suçu işleyenler veya insanlığa karşı suç işleyenler hesap vermeli" dedi.

        "Korkunç görüntüleri görmezden gelmek isteyenler olabilir" diyen Davutoğlu, 20 yıl önce Srebrestsa'daki katliamların da görmezden gelinmeye çalışıldığını hatırlattı. Davutoğlu, "Ancak bu görüntülerin hafızalarda ve vicdanlarda yarattığı etki silinemedi. Srebretintsa'da işlenen suçlar gibi Suriye'deki suçlara ve acımasızlıklara imza atanlar da adaletle yüzleşecekler" diye konuştu.

        'Tarih onları yargılayacaktır'

        Yaptığı konuşmada, Esed rejimini sert dille eleştiren Davutoğlu, "Merak ediyorum, nasıl oluyor da rejimin temsilcileri yalanlarıyla tüm uluslararası toplumu kandırabileceklerini düşünüyorlar. Kendi halkına karşı işledikleri tüm korkunç suçlara rağmen hala utanmazlık içinde olanlara bir karşılık vermek bile istemiyorum. Tarih onları acı bir şekilde yargılayacaktır" dedi.

        Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'nin Suriye halkına ait olduğunu belirterek, "Suriye halkı demokrasiye ulaşacaktır ve diktatörlüğü yenecektir. Daha parlak bir gelecek Suriye halkını bekliyor. Türkiye bu yolda Suriyeli kardeşlerinin yanında olacaktır" dedi.

        Uluslarası topluma tepki

        Suriye konusunda uluslararası toplumun bugüne kadar başarılı bir sınav veremediğine işaret eden Davutoğlu "Bu konferansın amacı, Urfa'da ziyaret ettiğim Suriyeli kız çocukları, onların neslinin geleceğini kurtarmaktır. Ancak bugün Suriye'de gördüğümüz merhametsizliktir. İnsanlar zulüm altında ezilmekte, suçlar cezasız kalmaktadır. Suriye'de olanlar, insanlık için ve uluslararası toplum için bir utançtır" açıklamasında bulundu.

        Suriye'deki iç savaşın bugüne kadar 150 binden fazla can aldığını söyleyen Davutoğlu, "Rejimin elinde açlığa terk edilen ve işkenceye uğrayan tutuklular, kaybolan kişiler bu sayıya dahil değildir. Bir nesil kaybedilmiş, Suriye'nin ekonomik altyapısı ve kültürel mirası büyük zarar görmüştür" dedi.

        Konferansın önemini dile getirdi

        Türkiye'nin Suriye konusunda siyasi bir çözümden yana olduğunu bildiren Davutoğlu, konferansın Suriyelilerin çektiği acılara bir son verilmesi açısından önemli olduğunu ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini kaydetti. "Bizi buraya getiren parametreleri unutmamamız gerek" diyen Davutoğlu ortak amacın, 30 Haziran 2012'de kabul edilen Cenevre Bildirisi'nin tam uygulanmasının sağlanması olduğunu belirtti. Davutoğlu bu konferans girişiminin tek başına bir hadise değil, daha çok Suriye'de barışı getirecek bir mekanizma olduğunu vurguladı.

        Davutoğlu''Şu andan itibaren kaybedilen her can çok fazladır. Bu nedenle bugün burada başlatılan süreç açık uçlu olamaz. Bu konferansın uygulamayı amaçladığı Cenevre Bildirisi siyasi değişimle ilgilidir. Bunun reçetesi zaten bildirinin içinde bulunmaktadır. Bu da karşılıklı rızayla tüm güvenlik ve istihbarat kurumlarını da içeren tam icra yetkisine sahip geçiş yönetimin kurulması. Bu amacı sulandıracak ya da saptıracak her türlü girişim tartışmasız şekilde en başında reddedilmelidir'' sözleriyle acilen bir sonuç alınması gerektiğini belirtti.

        'Eli kana bulaşmış olanlar iktidarda kalamaz'

        Davutoğlu Esad için de "Meşruiyetini kaybetmiş, ülkede otoritesini uygulayamayan bir lider ve yakınları ve eli kana bulanmış olanlar iktidarda kalamaZ" dedi.

        Son olarak "Kimsenin kendi gündemi veya daha fazla can almak için bu uygulamaları kendi çıkarına kullanmalarına izin verilmemeli" diyen Davutoğlu Suriye'deki geciktirme taktikleri ve iktidarı bırakmamak için süreci suistimal etme girişimlerinin hoş görülmemesi gerektiğini dile getirdi.

        Davutoğlu Suriye devletinin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini ve gelecekteki Suriye'nin dini ya da etnik geçmişi ne olursa olsun, herkesin kanunlar önünde eşit olduğu demokratik, çoğulcu, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygılı bir ülke olması gerektiğini belirtti

        Davutoğlu, tüm tarafları bu parametreler ışığında sorumlulukla davranmaya çağırdı ve konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

        "Suriye'nin gücü bizim gücümüz olacaktır. Komşularıyla barış içinde olan bir Suriye, bizim güvenliğimizi sağlayacaktır. Suriye Suriyelilere aittir. Suriye halkı demokrasiye ulaşacaktır ve diktatörlüğü yenecektir. Daha parlak bir gelecek Suriye halkını bekliyor. Türkiye bu yolda Suriyeli kardeşlerinin yanında olacaktır."

        AA

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ