Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya E3 ülkelerinden ortak bildiri | Dış Haberler

        Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz; ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmalara dair yazılı açıklamada bulundu.

        İran'ın füze saldırılarına tepki gösterilen açıklamada, "Bölgedeki çıkarlarımızı ve müttefiklerimizin çıkarlarını korumak adına adımlar atacağız. Bu adımlar, İran'ın füze ve insansız hava araçlarını fırlatma kabiliyetini yok etmek için gerekli ve orantılı savunma eylemlerini mümkün kılmayı da içerebilir." ifadelerine yer verildi.

        Açıklamada ayrıca, İran'ın düzenlediği füze saldırılarının "ayrım gözetmediği ve orantısız" olduğu öne sürülürken, "Bu konuda ABD ve bölgedeki müttefiklerimizle birlikte çalışmak için hemfikir olduk." denildi.

        Fransız basınına yansıyan haberde, Fransa'ya ait Charles de Gaulle uçak gemisinin Baltık Denizi'nden Akdeniz'e sevk edileceği iddia edildi.

        İNGİLTERE ABD'NİN ÜSLERİ KULLANIMASINA İZİN VERDİ

        İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin İran'ın füze depolarını vurmak için İngiliz üslerini kullanma izni talep ettiğini ve bu talebi kabul ettiklerini bildirdi.

        Starmer, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı video mesajda, Orta Doğu'daki duruma ilişkin konuştu.

        Başbakan Starmer, İran'ın saldırıda bulunduğu ülkelerde yaklaşık 200 bin İngiliz vatandaşı olduğunu belirterek, bu kişileri desteklemek için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti.

        Bölge genelinde konuşlanmış İngiliz Silahlı Kuvvetlerinin de İran'ın eylemleri nedeniyle risk altında olduğuna işaret eden Starmer, İran'ın tutumunun giderek daha pervasız hale geldiği değerlendirmesinde bulundu.

        İngiltere'nin İran'a yönelik saldırılara katılmayacağına dair kararının "bilinçli karar" olduğunu belirten Starmer, bunun en önemli nedeninin, bölge ve dünya için en iyi yolun müzakere yoluyla çözüm olduğuna dair inançları olduğunu ifade etti.

        Starmer, bu çözümde, İran'ın, nükleer silah geliştirme hedefinden vazgeçmeyi kabul etmesi şartı olduğunu, ancak İran'ın yine de İngiliz çıkarlarına zarar verdiğini, İngiliz halkını ve bölgedeki müttefiklerini büyük riske soktuğunu söyledi.

        Başbakan Starmer, İngiltere'nin Körfez'deki ortaklarının, İngiliz vatandaşlarının savunması için daha fazla çaba göstermelerini istediğini ve kendisinin görevinin de bu vatandaşların hayatını korumak olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

        "İngiliz jetleri, İran'ın saldırılarını başarıyla engelleyen koordineli savunma operasyonlarının parçası olarak havada görev yapmaktadır. Ancak, bu tehdidi durdurmanın tek yolu, füzeleri kaynağında, yani depolama tesislerinde veya füzeleri ateşlemek için kullanılan fırlatma rampalarında imha etmektir. ABD, bu özel ve sınırlı savunma amaçlı kullanım için İngiliz üslerini kullanma izni talep etmiştir. İran'ın bölgeye füze saldırısı düzenleyerek masum sivilleri öldürmesini, İngiliz vatandaşlarının hayatını tehlikeye atmasını ve olayla ilgisi olmayan ülkeleri vurmasını önlemek için bu talebi kabul etme kararı aldık."

        Starmer, bu kararı almalarının nedeninin, İngiltere'nin uzun süredir dost ve müttefiki olan ülkelerin kolektif savunması ve İngiliz vatandaşlarının hayatlarının korunması olduğunu bildirdi.

        Bu kararın, uluslararası hukuka uygun olduğunu savunan Starmer, İran'a yönelik saldırılara dahil olmadıklarının, ancak bölgedeki savunma eylemlerine devam edeceklerinin altını çizdi. Starmer, "Ayrıca, Körfez'deki ortaklarımızın kendilerine saldıran İran insansız hava araçlarını düşürmelerine yardımcı olmak için Ukrayna'dan uzmanları kendi uzmanlarımızla bir araya getireceğiz." dedi.

        Starmer, Irak'ta yapılan hataları anımsadıklarını dile getirerek, "Biz buradan dersi aldık. İran'a yönelik ilk saldırılara katılmadık ve şimdi de saldırı eylemlerine katılmayacağız, ancak İran, yakıp yıkma stratejisi izliyor. Bu nedenle, bölgedeki müttefiklerimizin ve halkımızın toplu öz savunmasını destekliyoruz." diye konuştu.

        İngiliz basınına göre, İngiltere, ABD'ye, Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia Üssü ile Fairford'daki İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) Üssü'nün kullanımına izin verdi.

        REKLAM

        FRİEDRİCH MERZ'DEN AÇIKLAMA

        Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran’da dışarıdan yapılacak askeri müdahaleyle siyasi değişim sağlanması planının işe yarayıp yaramayacağını bilmediklerini çünkü İran’daki iç dinamikleri anlamanın çok zor olduğunu söyledi.

        Merz, başkent Berlin'de gazetecilere ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı hakkında açıklamalarda bulundu.

        ABD ve İsrail ile, İran rejiminin terörünün sona ermesinin yanı sıra tehlikeli nükleer ve balistik silahlanmanın durdurulması konusunda ortak çıkarları olduğuna işaret eden Merz, "Askeri saldırılar, zayıflamış bir rejimin yıkıcı oyununa son vermeyi amaçlamaktadır. Bu risksiz değildir. İran'ın sert misillemelerinin bölgedeki gerilimi ne kadar tırmandıracağını bilmiyoruz." dedi.

        Merz, Tahran'a gelişigüzel saldırılarını derhal durdurması çağrısında bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

        "Sonuçta, dışarıdan yapılan askeri saldırılarla içeriden siyasi bir değişim sağlanabileceği planının işe yarayıp yaramayacağını bilmiyoruz. İran'daki iç dinamikleri anlamak çok zor. Afganistan, Irak ve Libya ile karşılaştırma yapmak elbette sadece kısmen yardımcı olabilir ancak bu karşılaştırma, orta vadede risklerin ne kadar gerçek olduğunu gösteriyor. Bu risklerin sonuçlarını Avrupa ve Almanya da üstlenmek zorunda kalacaktır."

        ABD, İsrail ve Avrupa’daki ortaklarla İran’la ilgili "ertesi gün" için bir gündem oluşturmak istediklerini dile getiren Merz, dört temel hedef belirlediklerini söyledi ve şöyle devam etti:

        "Orta Doğu’da tüm komşuların İsrail’in var olma ve güvenlik hakkını koşulsuz tanıdığı yeni bir barış ve istikrar düzeni oluşturmak. İran’ın askeri nükleer ve balistik füze programını kalıcı olarak sonlandıracak bir anlaşma üzerinde çalışmak. Karşılığında İran’ın ekonomik olarak istikrar kazanmasına katkı sağlamak. İran halkının kendi kaderini özgürce belirlemesine destek olmak."

        Merz, molla rejiminin artık görevde kalmak için hiçbir meşruiyeti kalmadığını daha önce ifade ettiğini hatırlatarak, şu anda İran’da hangi kişilerin gelecekte nasıl bir yapı oluşturacağını bilmediklerini vurgulayarak, "Benim açımdan en önemli şey, İran halkının artık siyasi liderliğini kendisi belirleme fırsatına sahip olmasıdır. Ancak bunu yapabilecek olası aktörleri veya grupları bilmiyoruz. Bu nedenle açıklamamda, şu anda böyle bir askeri harekatın riskli olacağına da dikkat çektim." dedi.

        Uluslararası hukuk tartışması

        Başbakan Merz, çatışma hatlarının giderek belirsizleştiğini ve uluslararası hukuk kuralları da dahil, mevcut kurallara giderek daha az riayet edildiğinin altını çizdi.

        Geçmişte uygulanan yaptırımların ve hukuki adımların İran’ın nükleer silahlanmasını durdurmada etkili olmadığını savunan Merz, İsrail ve ABD’nin askeri operasyonlarının, uzun süredir devam eden terör ve nükleer tehdit döngüsünü sona erdirmeyi amaçladığını ileri sürdü.

        Merz, ortaklarına ve müttefiklerine ders verme zamanı olmadığını kaydederek, "Tüm şüphelerimize rağmen, birçok hedeflerini paylaşıyoruz ancak bunları gerçekten gerçekleştirebilecek durumda değiliz. Federal hükümet olarak, gerçekten harekete geçebileceğimiz alanlarda harekete geçmek istiyoruz." diye konuştu.

        Almanya’daki güvenlik önlemleri

        Merz, İran istihbaratının Avrupa ve Almanya’da faaliyet gösterdiğini bildiklerini, bu nedenle güvenlik makamlarının teyakkuzda olduğunu söyledi.

        İçişleri Bakanı’nın eyalet içişleri bakanlarıyla güvenlik durumunu görüştüğü bilgisini paylaşan Başbakan, şu an için Almanya’da aşırı bir tehdit bilgisi bulunmadığını ancak durumun yakından izlendiğini kaydetti.

        Merz, Almanya'da kamu güvenliğini sağlamak için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını dile getirerek, "Bu, özellikle Yahudi, İsrail ve Amerikan kurumlarının korunmasını ilgilendiriyor. Alman topraklarında antisemitik veya anti-Amerikan saldırılara müsamaha göstermeyeceğiz." diye konuştu.

        Bölgedeki Alman vatandaşları

        Bölgede binlerce Alman tatilci ve kalıcı olarak yaşayan Alman vatandaşı bulunduğuna işaret eden Merz, Dışişleri Bakanlığının bilgilendirme ve destek çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

        Merz, şu aşamada geniş çaplı tahliye planı öngörmediklerini, askeri operasyonların kısa sürede sona ermesini umduklarını ifade etti.

        ABD-İsrail'in İran'a saldırıları

        İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

        İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

        ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

        İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.

        *Fotoğraf: EPA-EFE/LUDOVIC MARIN, temsilidir

        ÖNERİLEN VİDEO

        Boşandığı eşinin otomobille ezdiği Hatice: Kaza değil, kasten yapılmış bir şey

        İZMİR'in Menemen ilçesinde Hamit Göksel Yılmaz'ın (45), şiddet nedeniyle kendisinden boşanan Hatice Ekiz (38) ve oğlu K.Y.'yi (9) otomobille ezdiği anların kamera görüntüsü ortaya çıktı. Görüntüler karşısında tekrar o korku dolu anları yaşadığını belirten Hatice Ekiz, "İzlediğimde görüntüleri, çok c...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ