Değerli okurlar, bu sayfada haftada bir yazdıklarımı okuyor musunuz, okumuyor musunuz bilmiyorum. Ama okuyanlardan bazıları çok doğru bir suçlama yöneltiyorlar: “Otomobilleri yazarken sübjektif davranıyorsun.”
Bu suçlamaya tamamen katılıyorum. Çok doğru söylüyorlar. Sübjektif yazıyorum çünkü yazdığım şey otomobil.
Son derece sübjektif bir varlık.
Mesela şimdi desem ki “Siena Miller, Angelina Jolie’den daha çekicidir”; katılan olur, katılmayan olur. Kim bilir?
Bu yazdıklarımdan sonra bazılarınız “Seksist davranıyorsun. Tam da erkek bakış açısı” diyecektir. O da doğru. Ama bir erkek olarak hangi bakış açısıyla bakmamı bekliyorsunuz ki!
Neyse kendimi daha fazla bozmadan konuya gireyim. Bugün sizlere yazacağım otomobil bir Subaru. Subaru’nun en yenisi. Adı bir hayli garip olan modeli: Levorg...
Peşin peşin söyleyeyim. Subaru’yu çok severim, daha doğrusu çok takdir ederim.
Bir kalite abidesidir. Genelde doktorların, diş hekimlerinin ve mimarların tercihidir.
İkinci eli pek yoktur çünkü alanlar kolay kolay satmazlar.
Benim Subaru ile tanışmam 1980’lerin başına dayanır.