DHA

Elazığ'da meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin ardından, yıkılan binaların enkazında yapılan incelemede inşaatlarda kullanımı yasak olan dere kumuna rastlandı.

DHA'nın haberine göre, eski olduğu için birçoğu projesiz olan binalarda dere kumunun yanı sıra demirler ve ince kolonlar bulunduğu tespit edildi. Demirlerin ince kullanıldığı da ortaya çıkan enkazların ardından uzmanlar, inşaatların yapım sürecindeki ihmalin göz önüne çıktığına dikkat çekti.

Enkazların ardından gözlerin çevrili olduğu diğer binaların da hasarlı oluşu ve olası yeni bir depremde yıkılmasının kaçınılmaz olması tedirginliği arttırırken, müteahhit ve mühendisler Elazığ'da geçmişte yapılan inşaatların neredeyse tamamında aynı sıkıntının varlığına dikkat çekti.

İnşaat Mühendisleri Elazığ İl Temsilcisi Hıdır Kaya, kentte çok sayıda kişinin ölmesi ve yaralanmasına neden olan depremin ardından yıkılan binaların acı gerçeği ortaya çıkardığını söyledi. İnşaatlarda varlığı ortaya çıkan dere kumunun getirildiği Kuyulu Deresi kenarına giden Hıdır Kaya, dereden yıllarca kum taşınarak inşaatların yapıldığını söyledi.

'ESKİ BİNALARIN ÇOĞUNDA KULLANILMIŞ'

Kentteki yeni binalarda sıkıntı olmadığını ancak eski binaların tamamında Kuyulu Deresi'nden alınan kumların kullanıldığını anlatan Kaya, "Eski binaların çoğu bu dereden alınan kumlarla yapılmış. Bu çok uydurma kum, öyle ki buna kum veya çakıl demeye bin şahit gerek. Ben geçmişte çakılarla inşaat yapıldığını gördüm. Yapılan binalar da da beton elle dökülüyordu. O zamanlarda çimento elle dökülünce şerbeti bir tarafa akıp giderdi, çakılı bir tarafta kalırdı ve maalesef binalar böyle yapılırdı. Demirler şimdiki gibi değil düz demir vardı. Binalarımızın çoğunun sıkıntılı olduğunu düşünüyorum. Elazığ'ın eski yapılarının çok büyük bölümü sıkıntılı. Kuyulu Deresi'nden 30-40 sene boyunca kum alındı. Topraklı kumu eleyip yıkayabilir, kırabilirsin normal inşaat malzemesi olabilir ama yapılmamış" diye konuştu.

İnşaatların demir bağlama ve işçilik safhasının da önemli olduğuna değinen Kaya, "Kentteki eski binaların yüzde 70-80'i bu dereden alınan kumlarla yapılmış. Murat Nehri kenarında daha iyi kum var ama uzak olduğundan nakliyeyi azaltarak ucuza almak için kumlar hep buradan alınmış" dedi.

İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Osman Avcıl ise denetlemeler yeterli olmadığı için geçmişte yapılan inşaatların müteahhit ve işçilerin vicdanına bırakıldığını belirterek, 2010 yılından sonra müteahhitlik ve mühendislik anlamında daha ciddi aşamalardan geçerek çok daha kaliteli binalar yapılmaya başlandı dedi.

'HAZIR BETONLA DEĞİŞTİ'

Elazığ'da geçmişte yapılan inşaatlarda dere kumunun kullanıldığını ve işinin hakkını vermeyen mesleğine ihanet eden insanlar olduğunu belirten Avcıl, "O dönemlerde özellikle Marmara depreminde de deniz kumu kullanan müteahhitlerden bahsedildi. Elazığ'daki enkazlara üstün körü gidip baktığımız zaman demirlerin çok az olduğunu gördük. Şu anda belki onun 3 katı bir kolona ya da kirişe demir kullanılırken çöken binalarda bir kirişte 3 demir gördüğümüz oldu. O binalar yapılırken hazır beton olmadığı için ve o dönemlerde beton el ile döküldüğü için beton kalitesinin de düşük olduğunu gördük. Deprem olan bölgeye baktığımızda çöken binanın hemen bitişiğindeki apartmanın sağlam olduğunu görüyoruz. Bunu biz müteahhidin denetlenmesinin ve işçinin görevini hakkıyla yerine getirmemesi olarak yorumluyoruz. Çünkü aynı bina aynı site ve aynı sağlamlık ile yapıldığı düşünülen bu binalardan birinin yıkılmasına başka bir yorum yapamıyoruz. Bunlar daha detaylı araştırıldığında elbette ortaya çıkacaktır ama biz ilk etapta böyle görüyoruz" diye konuştu.


Elazığ'ın 3 tarafının göller ile çevrili olduğunu ve geçmişte yapılan binalarda kullanılan kumların dere ve göl kıyılarından getirmiş olduğunu anlatan Osman Avcıl, şöyle devam etti: 

"Mesele sadece kum değil, bunun yanı sıra demirinin denetlenmesi var. Ayrıca hazır beton kullanılmaması ve mühendislik hataları var. Müteahhitlik mesleğinin hakkıyla denetlenmemesinin hatası da var. Suçu sadece kuma atarsak sığ kalırız diye düşünüyorum. Günümüzde zaten tüm Türkiye'de nazır beton dışında beton kullanımı yasak. Her betonun kalitesi denetlenmektedir. Sonrasında bile betonun kalitesiz olduğu tespit edildiğinde o binanın yıkımına kadar gider. Yani eskiye göre çok daha önemli noktalardayız."

'BİNALARIN YÜZDE 80'İ RİSKLİ'

Elazığ şehir merkezindeki binaların yüzde 80'inin yıkılabilecek bina statüsünde olduğunu da vurgulayan Avcıl, şöyle devam etti:

"Abdullah Paşa, Kızılay ve Sürsürü Mahallesindeki binaların büyük çoğunluğunun ciddi şekilde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde testten geçirilip değerlerinin alınıp oturulup oturulmayacağı konusunda raporlarının verilip kentsel dönüşüme başlanması gerektiğini düşünüyorum. Elazığ'ı bu anlamda pilot bölge olarak görmek gerekiyor. Burayı tüm ülkenin ciddi bir tatbikat olarak görmesi lazım. Bundan dersler çıkararak acilen kentsel dönüşümün başlaması gerekiyor. Özellikle dağlara doğru, zemin etütlerinin çok iyi olan yerlere doğru gidilmesini binaların oralarda yapılması gerektiği kanaatindeyim. Eğer dağlara doğru yani zemini sağlam olan bölgelere gidilme durumu yoksa bina yönetmeliklerine uyulan ve kaliteli ve sağlam binaların yapılması gerektiğini düşünüyoruz."