Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Modern çağda en çok tartışılan konuların başında gelen Feminizm, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle yeniden gündemde. Kadın haklarının tanınması ve korunmasını hedefleyen feminizmin tarihçesi ve dalgaları araştırılıyor. Peki, Feminizm nedir? Feminizm dalgaları nedir? 1. dalga, 2. dalga ve 3. dalga feminizm farkları ve tarihi

FEMİNİZM NEDİR?

Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik muhtelif ideolojiler, toplumsal hareketler ve kitle örgütlerinden oluşan harekettir.
Kadın hareketi doğrudan kadınları ilgilendiren ve dolaylı olarak kültürümüzü ilgilendiren konularda bilinç uyandırır. Feminizmin temel objektifleri eğitim, iş, çocuk bakımı gibi konularda eşit haklara sahip olmaktan, yasal kürtaj hakkından, kadın sağlığı konusunda ilerlemelere, tacizin ve tecavüzün engellenmesinden lezbiyen haklarına kadar uzanır.

Kadınların hakları ve ilgi alanlarını konu alan heterojen konseptin belirleyicisi kadındır. Kadın ve erkek arasındaki toplumsal eşitsizliğin süregelmesi, feminizmin amacının kadının toplumdaki yerinin iyileştirilmesinin ve toplumda gerçek bir eşitlik durumunun sağlanmasına neden olmuştur. "Feminizm" kavramı altında sayısız hareket özetlenmiştir.

Cinsiyet eşitliğinden ise cinsiyetlerin, tüm yaşam alanlarında gerçek bir eşitliğe sahip olmaları anlaşılır. “Emansipasyon”un asıl amacı ekonomik ve sosyal haklar, politik haklar, eşitlik ve daha da spesifikleştirilmesi gerekirse; yasadan önce eşitlik, inanç özgürlüğü, mal ve mülk sahibi olabilme özgürlüğüdür. Emansipasyon, cinsiyet yüzünden yapılan ayrıma zıt bir düşünce yapısıdır. Asıl olarak kadın ve erkek eşitliği; bugün yalın olarak “cinsiyet” kavramının kullanılmasındansa, biyolojik ve sosyal cinsiyetler arasındaki farklara girilmesini daha ayrıntılı olarak tercih eder.

Feminizm, sosyoloji, politik akım ve etik alanlarından oluşur, temeli kadın özgürlüğüne dayanmaktadır. Bazı versiyonları geçmiş ve şimdiki toplumsal ilişkilere karşı eleştireldir. Çoğu toplumsal cinsiyet ve cinselliğe ilişkin toplumsal inşa olduğuna inandıkları unsurları analiz etmeye odaklanmıştır. Yine çoğu feminist cinsiyet eşitsizliği ve kadın hakları, ilgileri ve kadın sorunlarını araştırmaya odaklanmıştır.

FEMİNİZM DALGALARI

1. DALGA FEMİNİZM NEDİR?

Birinci dalga feminizm, batı dünyasında 19. ve 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan feminist hareket ve düşünce dönemidir. Hareket, öncelikli olarak kadınların oy kullanma hakkının güvence altına alınmasına yönelik yasal konulara odaklandı.

19. yüzyılın son yıllarına doğru birçok Avrupa ülkesinde; Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya'da feminizm ve özellikle de kadın hareketlerinin kitlesel ilk dalgası başladı. Bu hareketin başlamasına sebep olan şey sözcülerine göre erkeklerle politik olarak eşit haklara sahip olma isteği, aynı iş için erkeklerle eşit ücret alma isteği ve kadınların da üniversiteye gidip her işte çalışma isteğiydi. Bu akım 19. yüzyılın sonlarına kadar birçok ülkeyi etkiledi. Bundan önce üniversitelerde erkeklere oranla daha az kadın eğitim almaktaydı. Kadınlara seçme hakkı, ilk olarak 1893 yılında Yeni Zelanda'da tanındı, yaygınlaşması ise 20. yüzyılda oldu. Almanya ve Sovyetler Birliği’nde 1917–1918 yıllarında sosyalist devrimin sonucunda, Amerika ve Büyük Britanya’da aynı zamanlarda savaş döneminde kadınların ülkeye olan katkılarından dolayı ödül olarak verildi. Fransa ve İtalya gibi başka ülkeler ise kadınlara seçme hakkını II. Dünya Savaşı'nın sonunda vermeye başladılar.

"Birinci dalga" terimi Mart 1968'de, aynı zamanda "ikinci dalga feminizm" terimini de kullanan Martha Lear tarafından The New York Times'taki makalesinde kullanılmıştır. Birinci dalga feminizm hareketi, fiili eşitsizliklerin aksine kadınların siyasi iktidarı mücadelesine odaklandı.

2. DALGA FEMİNİZM NEDİR?

Kadın hakları hareketinin ya da feminist hareketinin ikinci dalgası, başta ABD'de olmak üzere Batıda erken 1960'larda başlayıp 1970'lerin son yıllarına kadar süren feminist faaliyetleri içeren bir dönemi kapsar.

Birinci dalga feminizmin eşitliğin başta olmak üzere hukuki engellerini (seçme ve seçilme hakkı, mülkiyet hakları) devirmeye vurgulu olmasına karşın ikinci dalga feminizm çeşitli sayıda sorun ile ilgileniyordu: de facto eşitsizlikler, resmî yasal eşitsizlikler, cinsellik, aile, iş yeri ve belki bu sorunların en tartışmalısı olan üreme hakları. Feminist eylemciler ABD Anayasası'na Equal Rights Amendment ("Eşit Haklar Değişikliği")'ı eklemeye çalıştılar, ancak bu Kongrece kabul edilmedi. Birçok feministe göre ikinci dalga feminist asrı, "Feminist Seks Savaşları" ve cinsellik ve pornografi gibi konulara ilişkin feministler arası tartışmalar nedeniyle sona ermişti.

3. DALGA FEMİNİZM NEDİR?

Üçüncü dalga feminizm, çok sayıda farklı feminist faaliyet ve araştırma kolundan oluşur. Tam olarak sınırları tartışmalı olsa da genelde 1990'ların sonunda başlayıp günümüze dek geldiği kabul edilir. Feminist olmayı yeniden tanımlaması çerçevesinde "bireysel" bir harekettir.

Üçüncü dalga, ikinci dalga feminizmin başarısızlığı olarak değerlendirilen konulara ve 1960'larla 80'ler arasında kurulan örgütler ve hareketlere tepki olarak ortaya çıktı. Hareketin amaçları arasında, feminizmi farklı kimliklere sahip kadınları da kapsayacak biçimde genişletmek ve "kadınların farklı ten rengi, etnisite, milliyet, din ve kültürlere mensup olduğunu kabullenmek" yer alır. Böylece ikinci dalga feminizme bir tepki veya bu hareketin devamı olarak görülebilir.

"Üçüncü dalga" terimi Rebecca Walker tarafından queer ve beyaz olmayan kadınlara odaklanmayı göstermek için ortaya atıldı.