Gayrettepe’nin merdivenlerinde başlayan hikâye 19 yıl sonra bitti
2006 yılında Sarıyer'de domuz bağıyla bağlanmış iki cesetle açılan dosya, 19 yıl boyunca faili meçhul kaldı. Genç bir komiserin ilk görev günlerinde tanık olduğu bu kan donduran cinayetler, yıllar sonra aynı ismin emniyet müdürü olarak attığı imzayla çözüldü. Bant üzerindeki bir parmak izinden yola çıkan dedektifler kan donduran cinayetlerin suskun ve gecikmiş itiraflarına ulaştı. İstanbul Cinayet Büro, zaman aşımına uğramaya az kalan bir dosyayı daha karanlıktan çıkardı. Filmleri aratmayan bir soruşturmayla çözülen cinayetin ayrıntıları Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu'nun özel haberinde...
ABONE OLYıl 2006. Aralık ayının ortasında İstanbul, güne buz gibi bir sabahla uyandı. Yeni yıla sayılı günler kalmış, şehirde kar beklentisi konuşulmaya başlanmıştı. Gayrettepe’deki İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’nün o meşhur merdivenlerinde sabahın erken saatlerinde hızlı adımlarla yukarı çıkan genç bir adam vardı.
Üzerindeki mont soğuğu kesmiyordu ama yüzünde tek bir titreme yoktu. Onu ayakta tutan şey atletik yapısı değildi. İçindeki heyecandı. Çünkü attığı her adım, Türk Emniyet Teşkilatı’nın kalbi sayılan, namı diğer İkinci Şubeye biraz daha yaklaştırıyordu. O sabah bu binaya ilk kez görevli olarak giriyordu. Tayin kâğıdında yazan isim hâlâ zihnindeydi: İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü. Merdivenlerin son basamağında durdu, derin bir nefes aldı. Genç komiser Hakan Öztürk, artık İstanbul’un en ağır dosyalarının açıldığı yerdeydi. Ve henüz bilmiyordu ama bu kapıdan girdikten sonra tanık olacağı olaylar, onu birçok başarılı operasyona imza atacak isimlerden birine dönüştürecekti.
Merdivenlerden çıkarak şubenin giriş kapısına yönelen genç komiser, içeri girmek üzereyken kapıdan hızla çıkan üç cinayet dedektifiyle karşılaştı. Dedektifler koşar adımlarla şubeden ayrılırken, ekip şefi cep telefonunda, “Komiserim, biz hemen olay yerine geçiyoruz” diye konuşuyordu. Gelen ihbara göre Sarıyer Maslak’ta bir iş yerinde iki ceset bulunmuştu. Dedektiflerin telaşlı koşuşturmasına tanık olan Hakan Öztürk, hiçbir şey söylemeden şubeye girdi. Daha ilk dakikada, bu binada sıradan günlerin yaşanmadığını anlamıştı. Kısa bir süre sonra Asayiş Şube Müdürü Mustafa Kızılgüneş ile görüşen genç komiser, Hırsızlık Büro Amirliği’nde göreve başladı. Kızılgüneş, birçok önemli çetenin çökertilmesini bizzat yöneten, emniyet teşkilatı içinde saygı gören deneyimli bir isimdi.