Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Gerald Ford ayrıldı, askeri denge değişmedi | Dış Haberler

        ABD Donanması’na ait USS Gerald R. Ford, Orta Doğu’daki 10 ayı aşan görev süresinin ardından bölgeden ayrıldı. ABD’li yetkililer geminin United States European Command sorumluluk sahasına kaydırıldığını belirtirken, bu gelişmenin Washington’un bölgedeki askeri varlığını azaltmak anlamına gelmediği ifade ediliyor. Nitekim bölgede yaklaşık 20 Amerikan savaş gemisinin konuşlu olduğu, bunlar arasında USS Abraham Lincoln ve USS George H. W. Bush uçak gemilerinin de bulunduğu aktarılıyor. Bu tablo, ABD’nin sahadaki varlığını sürdürdüğünü gösterse de, bunun mutlak bir üstünlük anlamına gelmediği değerlendirmeleri öne çıkıyor.

        ABD diplomasi koridorlarında yer alan yorumlar, Ford’un ayrılışını bir "geri çekilme" olarak değil, daha çok “yer değiştirme” veya “operasyonel düzenleme” şeklinde ele alıyor. Körfez merkezli analizlerde, Washington’un İran’la doğrudan bir çatışmadan kaçınırken askeri varlığını farklı alanlara yayarak riskleri dağıtmaya çalıştığı belirtiliyor. ABD savunma raporlarında da benzer şekilde, ABD’nin kuvvetlerini tek bir noktada yoğunlaştırmak yerine daha esnek bir konuşlanma modeli benimsediği vurgulanıyor. Bu yaklaşım, sahadaki belirsizliklerin arttığı bir dönemde ihtiyatlı bir strateji olarak yorumlanıyor.

        REKLAM

        Ford’un görev süreci yalnızca Orta Doğu ile sınırlı kalmadı. Gemi, Karayipler’de uyuşturucu kaçakçılığına karşı yürütülen operasyonlara katıldı; şüpheli deniz araçlarına müdahale etti ve yaptırım kapsamındaki bazı sevkiyatları engelledi. ABD kaynaklarında, Venezuela’nın eski lideri Nicolás Maduro ile ilgili operasyonlara da dolaylı destek verildiği öne sürülüyor. Ancak bu faaliyetler, ABD’nin küresel deniz gücünü sınırsız bir kontrol mekanizması olarak kullandığı anlamına gelmiyor; aksine farklı bölgelerde eş zamanlı baskı kurmaya çalışan bir modelin parçası olarak değerlendiriliyor.

        Bununla birlikte Ford’un görev süresi boyunca çeşitli teknik ve lojistik sorunlarla gündeme gelmesi, bu tür platformların sahadaki gerçek performansına dair tartışmaları da beraberinde getirdi. ABD ordusunun açıklamalarına göre 12 Mart’ta gemide çıkan yangında iki denizci yaralanırken, yaklaşık 100 yatak zarar gördü. Amerikan medyasında yer alan haberlerde ise özellikle uzun süreli görev sırasında altyapı sistemlerinde aksaklıklar yaşandığı, kanalizasyon ve atık sistemlerindeki arızaların mürettebatı zorladığı ifade edildi. Bu durum, yüksek maliyetli askeri sistemlerin her zaman sorunsuz işlemediğini bir kez daha ortaya koydu.

        Savunma uzmanları, bu tür aksaklıkların yeni nesil askeri platformlarda zaman zaman görülebileceğini belirtirken, bazı analizlerde bu sorunların ABD Donanması’nın modernizasyon sürecindeki yapısal zorluklara işaret edebileceği ifade ediliyor. Özellikle İngiliz ve Amerikan savunma çevrelerinde, Ford sınıfı gemilerin bakım ve işletme maliyetlerinin sürdürülebilirliği üzerine tartışmaların arttığı dikkat çekiyor. Arap basınında ise bu durum, ABD’nin sahadaki gücünün teknik kapasite kadar lojistik dayanıklılığa da bağlı olduğu şeklinde yorumlanıyor.

        Öte yandan ABD’nin bölgede aynı anda birden fazla uçak gemisi bulundurması, İran ile yaşanan gerilimin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Ancak uzmanlara göre bu durum, doğrudan bir çatışma hazırlığından çok “kontrollü gerilim” politikasının parçası. Washington’un askeri varlığını korurken diplomatik kanalları da açık tutmaya çalıştığı, sahadaki hareketliliğin bu denge arayışının sonucu olduğu ifade ediliyor.

        USS Gerald R. Ford’un Orta Doğu’dan ayrılması tek başına belirleyici bir kırılma yaratmıyor. Bu gelişme, daha geniş bir askeri ve siyasi stratejinin parçası olarak görülüyor. ABD’nin bölgedeki varlığı sürerken, teknik sorunlar, maliyet tartışmaları ve jeopolitik belirsizlikler, “kusursuz güç” algısının sahadaki gerçeklikle her zaman örtüşmediğini ortaya koyuyor.

        *Fotoğraf: AA, temsilidir

        ÖNERİLEN VİDEO

        Habertürk Manşet - 30 Nisan 2026 (Çağla Tuğaltay'ın Katili Kim?)

        Tokat'ta kentsel dönüşüm: Depreme karşı kentte hangi çalışmalar yapılıyor? Riskli binalar ne durumda? Tokat depreme hazır mı? Uzlaşı sağlanan binaların yıkımı devam ediyor mu? Çağla Tuğaltay'ın katili tanıdık mı? Cinayet evinde delil nasıl toplandı? Tırnağında katilin DNA'sı mı var? Çağla Tuğaltay c...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ