Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Keşfet Görkem Sevindik: hâlâ yaşadığına inanıyorum

        Balkanlar'da yaşayan Türklerin varlıklarını koruma adına verdikleri mücadeleyi ve Yugoslavya'nın dağılma sürecinde bir aşk hikâyesini konu alan 'Geçmişin Kokusu' adlı sinema filminde başrolleri; Görkem Sevindik, Gülsim Ali ve Emir Benderlioğlu paylaştı. Senaristliğini ve yönetmenliğini Serkan Özarslan'ın üstlendiği film, gösterime; "Gelecek, bazen geçmişte saklıdır" mottosuyla girerken izleyicilere; "Geçmişinizde hangi kokuları saklıyorsunuz?" sorusunu sorduracak.

        Çekimleri Kuzey Makedonya'da gerçekleştirilen Ender Yapım - TRT ortak yapım imzalı 'Geçmişin Kokusu'nda 'Salih'i canlandıran Görkem Sevindik ile 'Elena'ya hayat veren Gülsim Ali, Habertürk'e verdikleri röportajda erek filmle gerekse son günlerdeki gündem maddeleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.

        BALKAN COĞRAFYASINDA YAŞANDI

        Konusu, Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp'te geçen 'Geçmişin Kokusu', dönemin Balkan coğrafyasında soydaşlarımızın yaşadığı sıkıntıları bir aşk hikâyesi özelinde işledi. Bu dönemde Türkiye'nin soydaşlarımıza kurumlar aracılığıyla olan yardımları dile getirildi.

        ♦️ Geçmişin Kokusu' adlı sinema filminiz gösterime girdi. Neler hissediyorsunuz?

        Gülsim Ali... Öncelikle filmimize kavuştuğumuz için çok mutluyum. O yüzden içimde ayrıca bir heyecan var.

        Görkem Sevindik... Ben de partnerim Gülsim'e katılıyorum; çok heyecanlıyız, çok güzel bir film oldu. Biz ve tüm ekip bu film için ciddi bir emek sarf ettik. Umarım izleyicilerin beğenisini toplar ve karşılığını alır. Filmimiz tarihi doku Yugoslavya’nın dağılma sürecindeki bir dönemi anlatıyor. Bu süreçte insanların nasıl etkilediğine dair bir mesaj veriyor. Aynı zamanda imkansız aşkı ve siyasi bir değişimin ortasında kalan bir adamın da hikâyesini anlatıyor. Filmin güzel mesajlar verdiğini ve derdini güzel bir şekilde anlattığını düşünüyorum. Biraz da bunları seyirciden dinlemek lâzım. Biz bunları düşünüyoruz ama onlar neler söyleyecek? Filmden çıkan izleyicilerimizin yorumlarını çok merak ediyorum.

        "AYRICA KIYMETLİ BİR İŞ"

        ♦️ 'Geçmişin Kokusu' izleyicilere geçmişle bağlantı kurduracak bir hikâyeye sahip. Senaryoyu okuduğunuz zaman neler hissettiniz ve hikâyenin özellikle hangi kısımları sizi ziyadesiyle etkiledi?

        Görkem Sevindik... Beni en çok etkileyen tarafı filmin gerçekten bir derdi oluşuydu. Yaşanmış bir hikâyeyi anlatıyor oluşuydu. 'Salih' karakterinin bir görev adamı olması ve bir mücadele içinde olması beni etkileyen kısmı oldu. İzleyicilere yaşanmış bir hikâyeyi aktarabilme ve o projede yer alabilme şansı beni ayrıca heyecanlandırdı.

        Gülsim Ali... Ben Bulgaristan'da doğup büyüdüm. Bu yüzden benim için ayrıca değerli ve özendiğim bir proje oldu. Bizim coğrafyada gerçekten çok fazla Türk ve Müslüman var. Onların hikâyesini, onların yaşadıklarını, geçmişte yaşananları bir nebze de olsa buradaki insanlara aktarabilmek beni mutlu etti. Çünkü gerçekten derdi olan bir proje ve gerçek bir hikâye. Bu tek bir kişinin üzerinden anlatılan bir hikâye gibi algılanmasını istemiyorum. Çünkü hocalarımız gerçekten Makedonya; Üsküp'e, oradaki köylere gittikleri zaman topladıkları hikâyeleri birleştirip bu projeyi ortaya çıkarmışlar. O yüzden benim için ayrıca kıymetli bir iş.

        "KENDİMLE BAĞDAŞTIRDIĞIM KONULAR OLDU"

        ♦️ Karakterinize hazırlanırken özel bir çalışma yaptınız mı? Gerçek karakterleri canlandırmak daha mı zordur?

        Görkem Sevindik... Ben her karakterime çalışırken özenle çalışmaya ve iyi bir karakter çıkarmaya özen gösteriyorum. 'Salih' karakteri de görev adamı... 500 yıllık bir evde yaşayan, geleneklerine ve mahalle kültürüne sıkı sıkıya bağlı olan bir karakter. Zaten açıkçası ben de mahalle kültürünü seven ve mahalle kültürüne bağlı olan bir adamım. Karakterle alakalı kendimle çok bağdaştırdığım konular oldu. Verdiği mücadelede kendimden bir şey gördüm. Tabii ki benim verdiğim mücadelelerle onun verdiği mücadeleler çok farklı ama bir benzer taraf gördüğüm için; "İçimdeki o benzer tarafı nasıl 'Salih' ile uyumlayabilirim, nasıl onları harmanlayabilirim?" diye bir çalışma yaptım.

        Gülsim Ali... 'Elena' bir Hristiyan kızı ve 'Salih'e âşık oluyor. Ve bu çocukluktan gelen bir şey... O yüzden aslında hem iki kültürün hem de iki dinin farklılıklarını yaşatan ve gösteren bir proje oldu. Ben biraz o dünyayı anlamaya çalıştım. Benim Bulgar arkadaşlarım var, onların bakış açısını çok merak ederek; "Sizin başınıza böyle bir şey gelse ne yaparsınız?" diye danıştım. Oradan yola çıkarak daha farklı bir şey ve daha masum bir kız ortaya çıkarmak için çabaladım. Şimdiye kadar canlandırmadığım bir karakteri canlandırmaya çalıştım, umarım da öyle olmuştur. Görkem, 'Salih' karakterini o kadar güzel canlandırdı ki… Fragmanda bile o kadar çok mutlu oluyorum ki. Bizim için gerçek karakterleri canlandırmanın daha zor olduğunu düşünmüyorum. Aslında daha keyifli olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçek bir şey, ortada bir gerçeklik var ve sen o gerçekliğin bir parçası oluyorsun. Gerçeklik olunca aksine daha da kolaylaşıyor. Gerçek yaşanmış bir durumdan bahsediyoruz. Ben açıkçası daha keyif alıyorum ve daha kolay olduğunu düşünüyorum.

        "UNUTULMAMASI GEREKİYOR"

        ♦️ Gerçek karakterleri canlandırmanın sorumluluğu daha fazladır, değil mi?

        Görkem Sevindik... Sorumluluğu tabii ki daha fazla. Çünkü gerçeklerin dışına çıkmamak gerekiyor. Vermiş olduğu mücadeleyi doğru bir şekilde aksettirmek gerekiyor ama biz oyuncular da bunu yapmak için çabalıyoruz.

        Gülsim Ali... Benim için biyografik işlerin ayrı bir yeri var. Çünkü gerçekten insanlara bir şey aktarmak ve anlatmanın çok güzel bir şey olduğunu düşünüyorum. Artık özellikle yaşadığımız bu çağda her şeye çok daha kolay ulaşabiliyoruz ve insanlar da artık hep geleceğe ve farklı şeylere çalışmak istiyorlar ama bizim bir tarihimiz bir geçmişimiz var, o geçmişin, nereden geldiğimizin bilinmesi ve unutulmaması gerekiyor.

        "BÖYLE BİR KÜLTÜRLE BÜYÜDÜM"

        ♦️ Mahalle kültürünün özellikle hangi özellikleri senin için çok özel?

        Görkem Sevindik... Mahalle kültürü denilince benim aklıma samimiyet ve paylaşım geliyor. Samimiyeti çok seven bir adamım. Zor günlerinde yanında olma, iyi günlerini beraber paylaşabilme bu kültürü çağrıştırıyor. Adana'da doğdum, böyle bir kültürle büyüdüm. Bu sıcaklığın bu samimiyetin beni besleyen bir tarafı var. Şu an İstanbul'da oturduğum yeri de mahalle kültürü arayarak buldum. Şu an mahalle kültürünü yaşıyorum. Çünkü beni besleyen bir duygu olduğu için o sıcaklığı ve samimiyeti çok seviyorum. Kendi hayatımda da öyle bir adam olduğum için oturduğum yere de bu sebepten dolayı özen gösterdim.

        "ANADOLU'DA YOK OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"

        ♦️ Mahalle kültürünün yok olduğu söyleniyor, sizce de öyle mi?

        Görkem Sevindik... Belli başlı yerlerde öyle. Özellikle Anadolu'da yok olduğunu düşünmüyorum ama biraz daha büyük şehirlerde iş koşuşturmacası, hayat mücadelesi, alınan sorumluluklar, o sorumlulukların yerine getirilmesi derken insanlar birbirlerini biraz unutuyorlar ve o mahalle kültürünü yaşamayı da unutuyorlar. Anadolu'da bu kültürün hâlâ yaşadığına inanıyorum.

        "DOYA DOYA YAŞADIM"

        ♦️ 17 yaşına kadar Bulgaristan’daydın. Bulgaristan'da mahalle kültürü nasıldı?

        Gülsim Ali... Aslında ben de tamamen onu canlandırdım. Birebir sıcaklık, samimiyet, misafirperverlik, birbirine yardım etmek, zor gününde yardıma koşmak... Benim için de bu anlamlara sahip. Doğup büyüdüğüm coğrafyada biz de hep böyle hareket ettik. İstanbul'da Görkem kadar şanslı değilim. Çünkü bizim öyle komşuculuk tarafımız kalmadı. Ben de yakın zamanda Anadolu'daydım; Adana, Gaziantep, Malatya tarafları o kadar samimi ve o kadar güzeldi ki insanlar bizi orada çok mutlu hissettirdiler. O sıcaklığı ve samimiyeti doya doya yaşadım.

        "İZ BIRAKMAK İSTERİZ"

        ♦️ İzleyicilerin salondan çıktıktan sonra özellikle hangi duygular içinde olmalarını umarsınız?

        Görkem Sevindik... Birçok duyguyu yaşayacaklarını düşünüyorum. Gerçek bir aşkı, gerçek bir mücadeleyi görebilirler. Çıktıklarında şunu demelerini isterim; "Vay be! Ne güzel bir film izledik." Aslında bu çok basit ama altı çok dolu bir cümledir. Bu güzelliğin içinde gerçekten doğruları aksettirebilmemiz, o duyguları yansıtabilmemiz yatıyor. "Vay be! Çok güzel bir film izledik" derlerse çok mutlu olurum.

        Gülsim Ali... İz bırakmak… Çünkü 'Elena' gibi 'Salih' gibi iz bırakmış karakterler canlandırıyoruz o yüzden biz de tıpkı onlar gibi insanlarda iz bırakmak isteriz.

        "BUNUN İÇİN HEP ŞÜKREDİYORUM"

        ♦️ Türkiye'ye gelmeden önce mutlaka planlar yapmışsındır, o planların ne kadarı gerçekleşti?

        Gülsim Ali... Ben çok mutluyum ve şanslıyım, bunun için hep şükrediyorum. Daha gerçekleştirmek istediğim çok iş var ama hayal ettiğim şeylerin birçoğunu yaşadım. O yüzden şanslıyım ama bu rastgele bir şans değil; çok çalıştım çok çabaladım, çok aradım çok kendimi geliştirmeye çalıştım. Dil konusunda, oyunculuk konusunda, ekip anlamında kendimi geliştirmeye çalıştım ve hâlâ da çalışıyorum. Şimdi tiyatro oyununa başladım ve ilk tecrübem, o da benim için ayrı bir heyecan. Daha çok ulaşmak ve yapmak istediğim şeyler var ama planladıklarım da gerçekleşti.

        "ARTIK YAŞANTIMA DAHA DİKKAT EDİYORUM"

        ♦️ Görkem, baba olduktan sonra neler değişti? Baba olmadan önceki Görkem Sevindik ile baba olduktan sonraki Görkem Sevindik arasındaki en bariz farklar nelerdir?

        Görkem Sevindik... Bir kere sorumluluk sahibi oldum. Bir birey yetiştiriyorum. Elimden geldiğince ahlaklı, saygılı, sevgili, sevecen bir birey yetiştirme çabası içerisindeyim o yüzden bana ciddi bir sorumluluk yükledi ama bundan çok keyif alıyorum, çok mutluyum. Onunla beraber kendi çocukluğuma da iniyorum. Yaşantıma daha dikkat ediyorum. Sağlığıma çok dikkat ediyorum ki o büyüdüğü zaman onunla beraber güzel vakit geçirebilecek gücü ve sağlığı kendimde bulmak istiyorum.

        "SOSYAL MEDYADA BİRAZ YALAN HAYAT SERGİLENDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

        ♦️ Günümüzde sosyal medyanın ünlülere faydalı mı zararlı mı olduğu konusunda tartışmalar var. Sizce sosyal medyayı çok kullanmak bir oyuncu için avantaj mı yoksa dezavantaj mıdır?

        Gülsim Ali... Bence avantajı da var dezavantajı da var. Ben eskiden daha sık paylaşımda bulunurdum. Çünkü orası benim için normal bir yerdi. Sonrasında orada biraz daha yaptığımız işleri göstermenin, özel hayatı biraz daha gizli bırakmanın daha iyi olacağını fark ettim. O yüzden çoğunlukla işlerimi paylaşıyorum. Bazen sosyal medyadan uzaklaşmak bana çok iyi geliyor. Bu proje için paylaştıklarımdan önce en son bir ay önce fotoğraf paylaşmıştım, ihtiyaç da duymadım. Çünkü çok yoğundum. Yoğunluk çok güzel bir şey, çalışmak, üretmek çok güzel. Artık sosyal medyayı mümkün olduğunca gerektiğinde kullanmaya çalışıyorum.

        Görkem Sevindik... "Bizim hayatımız gizemli kalmalı mı?" O konu hakkında ben çok bir şey söyleyemem ama sosyal medyanın çok da avantajlı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Sosyal medyada biraz yalan bir hayat sergilendiğini düşünüyorum. Sosyal medyada sergilenen yalan hayatlara bazı insanların özendiğini görüyorum ve özenmekten dolayı da mutsuz olduklarını düşünüyorum. Aslında mutsuzluğa sebebiyet veren bir mecra olarak da görüyorum. Orada geçirilen zaman aslında bana zaman kaybı olarak geliyor. Çünkü biz okumayı ve izlemeyi bıraktık. Bir şeylerle uğraşıp öğrenmeyi bıraktık. O kadar ekran bağımlısı, sosyal medya bağımlısı olduk ki telefonu eline aldığında saatlerce bırakmayanlar var. O yüzden ben çok avantajlı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çok avantajlı bir şey olması için de bizim bireyler olarak çok bilinçli kullanmamız gerekiyor. Bilinçli kullanıyorsak, yapmış olduğumuz işin PR'ını ve bazı faydalı görseller de paylaşabiliriz. O konuda faydası olabilir ama onun dışında genel anlamda dezavantaj olduğunu düşünüyorum.

        "DEVLETİMİZ VE MEDYAMIZ ARKAMDA DURDU"

        ♦️ Son iki haftada takipçi sayın artmıştır... Bizim henüz duymadığımız yeni bir gelişme oldu mu?

        Görkem Sevindik... Evet, arttı. Yeni bir gelişme olmadı. Her vicdan sahibi insanın yapması gerektiği gibi insani bir duruş sergilemeye çalıştım ama olay farklı yerlere gitti. Devletimiz ve medyamız bemi çok destekledi, arkamda durdular. Buradan o kurumlara da çok teşekkür ediyorum.

        NE OLMUŞTU?

        Görkem Sevindik, Filistinli mahkumlara yönelik idam yasasına sosyal medyadan tepki gösterdiği için İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir tarafından hedef alınıp tehdit edildi. Sevindik, vicdani bir duruş sergilediğini belirterek boykotlara rağmen geri adım atmayacağını ifade ederek; "Bir baba ve vicdan sahibi insan olarak, o çocukların son sarılışlarını görünce empati yaptım, zulme karşı durdum" dedi.

        ♦️ İkiniz de çok ünlü kişilersiniz. Şöhretle özel hayatı koruma dengesini nasıl kuruyorsunuz?

        Görkem Sevindik... Ben şahsım adına kendimi şöhret olarak görmüyorum. Biz iş yapıyoruz ve yapmış olduğumuz işin getirisi tanınırlık. Bu da çok güzel bir duygu ama bu işin getirisi olduğu için ben bu tanınırlığın altına sığınıp da gizemli bir hayat yaşama taraftarı değilim. Hayatım neyse, ne yapmam gerekiyorsa onu yapıyorum. Ne yaşamam gerekiyorsa onu yaşıyorum. Çocuğumla bir yere gitmem gerekirse gidiyorum. Bir yerde bulunmam gerekirse bulunuyorum.

        Gülsim Ali... Ben de bu konuda çok rahatım. Özel hayatımda süslü ya da yapılı saçlarla gezmeyi seven bir insan değilim. Her zaman doğallıktan yanayım. Görkem'in az önce bahsettiği gibi sosyal medyada herkes çok kusursuz ve çok iyi görünüyor, ben tam tersine mümkün olduğunca doğal dışarı çıkmaya, doğal fotoğraflar paylaşmaya çalışan bir insanım. O yüzden benim de özellikle gizemli yaşadığım bir şey yok. O gün kendimi iyi hissetmiyorumdur, beni kimse öyle görsün istemiyorumdur ya da özel hayatımda bir şey yaşıyorumdur ve üzgünümdür, o zaman şapka ve gözlük çok rahat kurtarıyor ama onun dışında özellikle çaba gösterdiğim herhangi bir şey yok.

        REKLAM
        ÖNERİLEN VİDEO

        Metrobüs duraklarında yaşanan yoğunluk nedeniyle vatandaşlar metrobüsün önünü kesti

         İstanbul Beylikdüzü'nde metrobüs hattında sabah saatlerinde başlayan yoğunluk, duraklarda izdihama ve vatandaşların tepkisine neden oldu. Çileden çıkan vatandaşlar, metrobüsün önünü kesti, o anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. (İHA)

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ