Haftanın Kitapları
Biyografiden öyküye, araştırmadan romana, anıdan şiire bu hafta da pek çok kitap okurla buluştu. İşte yeni çıkan kitaplar arasından sizin için seçtiklerimiz... Keyifli okumalar...
GÜNLÜK YAŞAM FELSEFESİ - ŞİMDİYE ÖVGÜ
(Gündüz Vassaf)
Gündüz Vassaf’ın yeni kitabı “Günlük Yaşam Felsefesi - Şimdiye Övgü” İnkılâp Kitabevi iş birliğiyle Tuhaf etiketiyle yayımlandı. “Cehenneme Övgü” ile başlayan sorgulamanın devamı niteliğindeki bu kitap, odağını gündelik yaşamın kendisine çeviriyor: İnsanı; alışkanlıkları, davranışları ve hayatla kurduğu ilişki üzerine yeniden düşünmeye ve harekete geçmeye çağırıyor. Duru Uslu’nun sorularıyla şekillenen eser; depresyondan aşka, ölümden arkadaşlığa, kapitalizme itaatten etkin ve özgün yaşama uzanan bir sorgulama alanı açıyor. Geçmişin yükü ile geleceğin belirsizliği arasında kaybolan “şimdi”yi yeniden merkeze alıyor. Bu kitap bir cevap kitabı değil. Hazır yanıtlar sunmak yerine, okuru kendi sorularıyla baş başa bırakıyor.
DÖNÜŞ
(Mehtap Ceyran)
Everest Yayınları, yazar Mehtap Ceyran’ın merakla beklenen yeni romanı Dönüş’ü okurlarla buluşturuyor. Çağdaş Türkçe edebiyatın sarsıcı türdeki bu yeni romanı; okura, on yıllık siyasi mahkûmiyetin ardından memleketine, parçalanmış ailesine ve travmalarla dolu yoksul çocukluğuna dönen bir kadının, kişisel ve toplumsal hafızayla giriştiği yakıcı bir baba kız hesaplaşmasını vadediyor. Eser, ünlü düşünür Jacques Derrida'nın metnin girişinde yer alan "Yara sadece geçmiş değil, gelecek karşısındaki dehşetimiz yüzünden de açık kalır" sözünü merkeze alarak içinden geçtiğimiz çağın ruhunu yakalayıyor. Mehtap Ceyran romanı şimdiki zaman ile geçmişin tıpkı rüyalardaki gibi üst üste bindiği, bembeyaz kavaklar, kurbağalar, sürüler halinde kargalar ve simsiyah nehirler gibi metaforlardan beslenerek, çarpıcı, içsel ve şiirsel bir edebi ritimle kaleme alıyor.
ANTROPOSEN
(Erle C. Ellis)
İklim değişikliği, küresel döngülerdeki değişimler, artan kirlilik, fosil yakıtların kullanımı, radyoaktif serpintiler, plastik birikimi, tür istilaları, türlerin kitlesel yok oluşu… İnsan Çağı anlamına gelen Antroposen, insanların Dünya’yı kayaçlarda kalıcı bir kayıt bırakacak kadar köklü bir şekilde değiştirmesi olarak tanımlanıyor. Onca sağlam kanıta karşın, çağımızı resmi olarak Antroposen şeklinde tanımlama önerisi, akademik dünyanın içinde ve dışında yoğun tartışmalara yol açıyor. Zira bu kavramla gelip dayanılan eşik belki de, doğanın anlamı ve insanın doğası hakkında kadim soruların yeni baştan ele alındığı ve kökten değerlendirildiği bir muhasebeyi gerekli kılıyor. Henüz sonlanmamış, devam eden bir tartışma konusu olduğu için, İş Kültür Yayınları'ndan çıkan kitapta, bilimsel bir öneri olarak Antroposen’i anlamak için gerekli temel bilgilerin sunulması ve bu önerinin neden bu kadar büyük bir etki yarattığının açıklanması gibi daha mütevazı bir hedef belirleniyor.
İSTANBUL LİMONATASI
(Yasemin Özek)
"Malzemeler dünyanın her yerindekiyle aynıydı ama adını İstanbul koyduğum bu limonatayı diğerlerinden ayıran en büyük ve tek özelliği her defasında çocukluğumdan, gençliğimden bir İstanbul anısı anlatmamdı. Şişli’nin, Büyükada’nın, Beyoğlu’nun bir köşesinden çıkıvermiş bir hatırayı anlatıyordum. Çocuklarım için bir oyun, benim içinse kırk yıllık anıları temize çekmek, günlüğe iki satır yazmak gibiydi... Yaşamımın ta kendisiydi İstanbul limonatam!” Yasemin Özek, Epsilon Yayınları'ndan çıkan kitapta, incelikli hikâyelerine bir yenisini daha ekliyor ve bir tohumun çıtırtısını duyar gibi kendisini, içini duymaya başlayan Dario’nun öyküsünü anlatıyor bu kez.
KUZEY KAFKASYA HALKLARI
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Kuzey Kafkasya Halkları” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Karadeniz’in kuzeydoğusundaki Taman Yarımadası’ndan, Hazar Denizi’nin batısındaki Apşeron Yarımadası’na kadar uzanan dağ silsilesi Kafkas Dağları olarak adlandırılır. Coğrafi ve siyasi açıdan Kuzey ve Güney olmak üzere iki ana bölgeye ayrılan Kafkasya’nın güneyinde Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan; kuzeyinde ise günümüzde Rusya Federasyonu sınırları içinde yer alan yedi özerk cumhuriyet bulunur. Okan Yeşilot ve Serdar Oğuzhan Çaycıoğlu’nun editörlüğünde alanında uzman araştırmacıların makalelerinden oluşan “Kuzey Kafkasya Halkları”, bölgeyi yalnızca siyasi tarih çerçevesinde ele almakla kalmıyor; coğrafi koşulların toplumsal yapıya etkisinden kültürel ve kimlik inşasına, demografik dinamiklerden ekonomik yapılara, dil ve etnisite ilişkilerinden güncel meselelere kadar uzanan geniş ve disiplinler arası bir bakış sunuyor.
KURTULUŞ KURULUŞ
(Bülent Tanör)
Bülent Tanör, Kurtuluş Kuruluş’ta bizi yakın tarihimize yeniden bakmaya davet ediyor. Birinci Dünya Savaşı ve hemen ertesindeki Kurtuluş Savaşı sürecinde “kurtuluş”un nasıl başarıldığına ve Türkiye Cumhuriyeti inşa edilirken yaşanan “kuruluş” dönemine odaklanan bu kitap, Tanör’ün sözleriyle, ne liderlerin payını göz ardı eden ne de halkın payını azımsayan bir tutum içinde… Gerçek bir devrimin ancak bu iki tarafın bir araya gelmesiyle gerçekleşebileceğini gösteren Tanör, arkasında bıraktığı bu kıymetli analiziyle tarihimizin anlaşılması için bugüne bir ışık düşürüyor. Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyet’in ilk yıllarına, bir liderin iradesi ve halkın emeği Mundi etiketiyle bu kitapta hayat buluyor.