Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

HÂLÂ mı Bülent Ecevit kasketi?

Hâlâ mı “kravat takmamakla halka daha yakın olunacağı” düşüncesi?

Hâlâ mı kılık kıyafetle mesaj?

Hâlâ mı hangi yılda olduğumuzun hiç önem taşımadığı söylemler?

Bu millet sahiden 70’lerde donup kaldı mı?

Kılıçdaroğlu baktı ve bunu mu gördü?

Türkiye hâlâ büyük bir “kasaba” mı?

Sol partilerin işçi, köylü sınıfını temsil etmesi gerilerde kalmadı mı?

CHP’nin tabanını daha çok Başbakan’ın deyimiyle “elitler” oluşturmuyor mu?

E, bu kasket, kravatsızlık falan ne alaka?

Louis Vuitton’un vitrinine heybe koymak gibi!

Ha, öteki tabanı ayartmak için...

İnşallah bu kadar kolaydır.

“Çocuklar aç yatmayacak.”

21. yüzyılda, üstelik bir Afrika ülkesi olmayan Türkiye’de bir siyasetçinin bu vaatle alkışlanıyor olması Kılıçdaroğlu‘ nun ayıbı değil elbet.

Gelmiş geçmiş bütün iktidarlar, bütün siyasetçiler suçlu.

Onun için hepsine birden seslenmek lazım şimdi...

Hâlâ mı açlık?

Utanın!

Bunları söylemenin zamanı değil, biliyorum.

“Beyaz atlı prens” gelmiş... “Prenses”in yıllardır beklediği buydu. Uçuyor mutluluktan “prenses”.

Şimdi “prensin burnu kemerli” desem... Yahut “bacakları biraz yamuk gibi”... Dinler mi beni?

Mutluluklarını çekemediğimi düşünür.

Hatta “prens”in düşmanı olduğu mu.

Ama ben yine de gördüğümü söylerim, dayanamam. Ve derim ki “prenses”e... “Her eleştireni düşman belleme!”

Sahiden de “prenses” gibi çok uzun zamandır beklermişiz bu günü...

Bilmeyen biri gazetelere televizyonlara bakıp bir “devrim” yaşandığını düşünebilir.

Bir siyasi parti için bundan normal ne var oysa...

Bu coşku bütün partilerin kendi içinde birer “diktatörlük” olduğunun resmidir. Bu durumda bir diktatörlük yıkılmış oluyor haliyle, az buz iş değil.

Kimilerinin dediği gibi “yeni bir dönem” başlıyor olabilir.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ