Dursun Karataş sonrası kim lider olacak?
Terör örgütü DHKP-C'nin başına Dursun Karataş'ın sevgilisi mi geçecek? TUTKUN AKBAŞ'IN ÖZEL HABERİ
Terör örgütü DHKP-C'nin başı Dursun Karataş'ın kanserden tedavi gördüğü Hollanda'da öldüğü ortaya çıktıktan sonra gözler örgüt liderliğine kimin geleceğine çevrildi. Dursun Karataş kadar “derin” bir isim olan Aslan Tayfun Özkök’ün adı geçerken, Karataş’ın sevgilisi Zerrin Sarı da en güçlü adaylardan biri. Özkök ile Sarı arasındaki rekabetten bir bölünme de olacağı iddia ediliyor. DHKP-C liderliği için muhtemel isimler şunlar:
ASLAN TAYFUN ÖZKÖK
1955 yılı İstanbul doğumlu. Adem, Ziya, Barbaros, Özcan, Musa kod adları bulunuyor ama daha çok Musa kod adını kullanıyor. Dev-Sol’un ilk silahlı birlik üyesi. Cinayet, soygun gibi çok sayıdaki suçtan aranıyor. Bekaa Vadisi’nde bulunduğu sırada örgütün Ortadoğu sorumluğunu yaptı. Örgüt içi çatışmada Dursun Karataş ile birlikte hareket etti. İstihbarat birimlerine göre, Tayfun Özkök son dönemlerde Karataş adına kararlar veriyor ve örgütte etkin konuma gelmeye başladı.
Sabancı suikastı sanığı ve Afyon Cezaevi’nde öldürülen Mustafa Duyar, yakalanmadan evvel Suriye’ye kaçtığında örgütün Suriye Sorumlusu Aslan Tayfun Özkök'ün yanında kaldığı biliniyor. Duyar, Özkök'ün lüks döşenmiş, sekreterli bir bürosu olduğunu, şoförü ve korumaları bulunduğunu öne sürmüş ve şunları anlatmıştı:
"Giderek örgüt beni kaderimle başbaşa bıraktı. Para konusunda ya da barınma konusunda ilgisizleştim. Bunun üzerine büyük bir nefrete kapıldım. O zaman kullanıldığımı anladım. Bana sahip çıkılmayınca PKK saflarına katılmak istedim. DHKP - C'yle PKK arasında bir prensip anlaşması olduğu için PKK bunu kabul etmedi. Fransa'da DHKP - C'nin lideri Dursun Karataş'la da görüştüm. Karataş'ın Fransa'da kaldığı evin 300 bin marka döşendiğini öğrenince şok geçirdim. Şam'da da Aslan Tayfun Özkök'ün yaşamını görünce iyice etkilendim. Aklıma iki şey geldi. Bu para ya uyuşturucu ticaretinden gelir ya da gizli servislerden. Lüks yaşantıları ve örgüt içindeki kadın - erkek ilişkilerini gördükçe asıl amacın halka hizmet olmadığını anladım. Örgütün benim bu düşüncelerimi hissedip beni takip altına aldıklarını anlayınca teslim olmaya karar verdim. Eminim ki fırsatını bulurlarsa Fehriye ve İsmail de teslim olur, çünkü benim gördüğüm her şeyi onlar da gördü."