Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Uzi'nin 'derin' mesajı

        Zülfikar Ali AYDIN / HT GAZETE

        Gecekonduda bulunan sırt çantasından çıkan İsrail yapımı Uzi, Türkiye’nin adını uzun zamandır unuttuğu bir silah ve bu nedenle bir hatırlatmayı zorunlu kılıyor. Adını, silahı üreten İsrailli bir subay olan Uziel Gal’dan alan Uzi, boyutlarıyla irice bir tabancayı andırıyor. 32 mermi kapasitesiyle hafif makineli tüfeğin özelliklerine sahip olan Uzi, çete ve mafya savaşlarında ilk tercihlerden biri. Ancak Uzi’ye ününü asıl kazandıran “gayrı nizami harp” operasyonlarında başrolde olması... Bu silahın zaman içinde ortaya çıktığı ülkelerden biri de Türkiye... Yakın tarihte Uzi’nin adının anıldığı tüm olayların adresi, bir hayalet gibi konuşulan “derin devlet”e çıkıyor.

        KUMAR VE UYUŞTURUCU

        Türkiye, Uzi ile 28 Temmuz 1996’da “Kumarhaneler Kralı” olarak anılan Ömer Lütfi Topal’a yapılan suikastla tanıştı. Topal’ı öldüren bir Kalaşnikof mermisiydi ancak olay yerinde bir Uzi şarjörü de bulundu. Uzi şarjörünün kaynağı ve Topal cinayetinin gerçek nedeni bir sır olarak kaldı.

        Bu cinayetten yaklaşık 4 ay sonra 3 Kasım’da ünlü Susurluk kazası oldu. Eski ülkücü ve kanun kaçağı Abdullah Çatlı, Milletvekili Sedat Edip Bucak ve Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ’ın bulunduğu ve yalnızca Bucak’ın sağ çıkabildiği Mercedes marka araçta bulunan silahlardan birinin Uzi olduğu iddia edildi.

        Kaza sonrası ortaya çıkan ilişkiler zinciri, emniyete o yıllarda alınan ve arasında Uzi’lerin de olduğu binlerce silahın kaybolduğunu ortaya koydu. Yargı süreci ve TBMM’nin başlattığı soruşturmalar, Türkiye’nin o dönemde PKK’ya karşı etkili bir “anti terör” mücadelesi yürütmek üzere ilk aşamada 80 kişilik bir tim kurduğunu ve İsraillilerin “Milli Kahraman” dediği Yarbay Gaby Cohen’in Antalya’da bu time Uzi eğitimi verdiğini doğruluyordu. Ancak kayıplara karışan Uzilerle nerede, hangi amaçlarla, ne tür operasyonlar yapıldığı aradan geçen yaklaşık 20 yıldır meçhul.

        Yakın dönemde Uzi’nin adı, 2 Ergenekon davası sanığının 26 Haziran 2008’deki mesajlaşmasında geçti. “Ne lazımsa bana mesajla yaz, ben seni bir kardeşime yönlendiririm” diyen Hakan A.’ya Adem U. şöyle yanıt verdi: “Uzi akrep ya da MP5...” Davadaki birçok noktada olduğu gibi, bu konuşmanın sırrı da çözülemedi.

        SİLAHLAR KİME AİT?

        Uzmanlar, Hasköy’deki gecekonduda ele geçirilen cephanenin kime ait olduğu ve hedefiyle ilgili 3 seçeneği öne çıkarıyor:

        1. Topal cinayetinde iddia edildiği gibi karmaşık ilişkiler ağı içinde mafyatik bir yapı.

        2. PKK veya sol bir terör örgütü.

        3. Derin kaos planları yapan bir örgüt.

        Mafya örgütlenmelerinin epeyce çaptan düştüğü biliniyor. Gecekondudaki silahlar arasındaki Kalaşnikof, sansasyonel eylem peşindeki DHKP-C’yi şüpheliler arasına koyuyor. Ancak, sol terör örgütlerin eylemlerinde Uzi’ye neredeyse hiç rastlanmıyor oluşu, asıl cevabın Uzi’nin yakın tarihteki öyküsünde aranması gerektiğini gösteriyor: Derin kaos planları yapan bir örgüt...

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ