Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

HDP Sözcüsü ve Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Almanya'da katılacağı etkinliğin engellenmesine ilişkin "Siyasetçi, dilediği yerde, dilediği fikrini ifade edebilmelidir. Fikrinden dolayı engellenmemeli, yasaklanmamalı, ötekileştirilmemelidir." dedi.

Baydemir, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Adıyaman ve Şunlıurfa'da yaşanan depremlerde yaralanan, zarara uğrayanlara geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Türkiye coğrafyasının büyük bölümünün birinci ve ikinci deprem kuşağında bulunduğunu ifade eden Baydemir, bügüne kadar gelen iktidarların önlem alma noktasında hareket etmediğini savundu.

Doğa olayı olan depremi önlemenin imkanının bulunmadığını ifade eden Baydemir, "Ancak alınacak tedbirlerle yaşanabilecek doğa olayının ortaya çıkaracağı acı boyutunu asgariye indirme imkanına sahibiz." dedi.

Baydemir, Türkiye'nin iki yıldır büyük bir siyasi deprem yaşadığını da öne sürerek bunun temel nedeninin siyasi iktidarın politik olarak ülkeye kaosu dayatması olduğunu iddia etti.

Politik depremin siyasi fay hatlarından bir tanesinin HDP olduğunu belirten Baydemir, "Doğa olayında olabilecek travmaların kat be kat fazlasının faturası halkımıza çıkarılmıştır. İnsanların ifade özgürlüğü vardır ve bu hakkı yıllardır direnerek elde etmişlerdir. Tutuklanan partililerimiz ifade özgürlüğünün bedelini ödemektedir." diye konuştu.

Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin tarafı olduğunu anımsatan Baydemir, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargılama yetkisinin de tanındığını söyledi.

Baydemir, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargılama yetkisinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargılama yetkisinin tanınması milletin iradesi olan bu parlamentoda karar altına alınmıştır. Dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları sözleşmenin her bir maddesi burada onaylandığı için anayasa maddesi hükmündedir. Maalesef hükümet pek çok açıdan milletin iradesini tanımadığı gibi bu konuda milletvekillerimize yöneltilen saldırının ortadan kaldırılması açısından da milletin iradesini tanımamaktadır. Hükümet sistematik olarak tarafı olduğumuz sözleşmenin maddelerini ihlal etmektedir. Hatta hukuk, özgürlük alanı, kişi güvenliği OHAL kararı ile askıya alınmış durumdadır."

Anayasa Mahkemesine, "yapılan hukuksuzluklarla ilgili başvuruda da bulunulduğunu ancak henüz mahkemeden bu konuda bir kararın çıkmadığını" belirten Baydemir, siyasi iktidarın mahkemenin işleyişini önlediğini öne sürdü.

Adaletin tecelli edinceye kadar sarf ettikleri çabanın devam edeceğinin altını çizen Baydemir, "Siyasi linç kampanyasıyla karşı karşıyayız. Bin 500'ü aşkın il ve ilçe teşkilatının yöneticisi cezaevlerinde. Bu gidişat yol değildir. Buradan çıkışı hep birlikte zorlamamız gerekiyor. Yeni bir arayışın herkes partneri olmak zorundadır. Bu yolun sonunda hiç kimse karlı çıkmayacaktır." diye konuştu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Almanya'daki etkinliğe katılmasının engellenmesi hakkındaki görüşlerinin sorulması üzerine Baydemir, şunları söyledi:

"Siyasetçi, dilediği yerde, dilediği fikrini ifade edebilmelidir. Fikrinden dolayı engellenmemeli, yasaklanmamalı, ötekileştirilmemelidir. Ben şimdi sorarım; bu ülkede fikirlerini özgürce ifade edebilen insanların başına ne geliyor? Sayın Adalet Bakanı da Sayın Cumhurbaşkanı da Sayın Başbakan da Sayın Selahattin Demirtaş da Sayın Kılıçdaroğlu da Sayın Bahçeli de bu ülkenin her karış toprağında veya dünyanın her yerinde sevenleriyle kitlesiyle buluşabilmelidir. Siz kendi ülkenizde bunu halka vermezseniz eleştirileriniz havada kalır. Bunun bir empati kurmaya vesile olmasını diliyorum. Bunu da bir iç siyaset malzemesi olarak kullanacaklardır, referandumun bir malzemesi olarak kullanacaklardır. Bunu yapmayın, bunun hiç kimseye faydası olmayacaktır."